Gökçer Tahincioğlu

Gökçer Tahincioğlu

yuzlesme@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Koşuşturuyor çocuklar.Sınava, oradan kursa, oradan spora, oradan bir başka kursa, oradan bir başkasına, oradan okula, durmaksızın koşuşturuyor.
Yanlarında bütün vakitlerini çocuklarına ayıran anneler babalar.
Büyük bir kalabalık; sahip olduklarının en önde ama herkesin önünde olması için o delice uğraşanlar.
Birini tanıyabilmek için makul ve mahzun kriterler çocuklar.
Çocuk değil sadece çocuğunu sevenler, çocukların haklarını zerrece önemsemeyenler, gücü çocuğa yetenler.
Çocukları biçimlendirip, yoğurup, yarına başka bir dünya inşa etmek isteyenler.
Sarkaçlı bir saat gibi salınıp duran, yerçekimi bir gün kendisini bir dengede tutarsa büyük bir talihle bir dengede yaşayacak, o ikiyüzlü sevginin küçük mağdurları.
Ve bir yanda hiçbir şansları olmayan akranları.
O delice düzeni uzaktan izleyen, bir başka yaşamı bilmeyen, kocaman bir yaşamı belki sadece iki dakika görmek isteyen, bakıp duran şiddet yüklü o talihsiz kuleden.
* * *
Listeden okuyalım:
- Samsun Terme’de 8 yaşındaki Yeşim Sonaç, yoğun kar yağışı nedeniyle okulların tatil edilmesinin ardından servis minibüsünden inerek evine gitmek isterken düştüğü su kanalında boğularak can verdi.
- Konya Cihanbeyli’de 10 yaşındaki Senem Aydın, öğrenci servisinin çarpması sonucu yaşamını yitirdi.
- İstanbul’da 11 yaşındaki Resul Yaşar, okulundaki yangın merdiveninden düşerek hayatını kaybetti.
- Sakarya’da 13 yaşındaki Ece Cansun, ağabeyi ile evin bodrumundaki bisikleti almak isterken elektrik akımına kapıldı. Sakarya’daki hastanelerden Kocaeli’ye sevk edildi. Orada yer aranırken yaşamını yitirdi.
- Şırnak Cizre’de 35 yaşındaki Tahir Yaramış, ambulansa “erişemediği” için yaralanmasına rağmen müdahale edilemediğinden öldü.
- Diyarbakır Kulp’ta Muhammed Bingöl, Sabahattin Altun, Serhat Sancar, Suat Çankaya, Şahin Kahraman ve Nurmuhamed Bayka yatılı Kuran kursunda elektrik sobasından çıkan yangın sonucu yaşamını yitirdi.
- Trabzon’da Emirhan Nas, psikolojik sorunları olmasına rağmen tutulduğu cezaevinde intihar etti.
- Diyarbakır’da 16 yaşındaki Ramazan Yıldız, 5 Haziran 2015’te HDP’nin Diyarbakır mitingindeki bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetti.
- Ankara’da 9 yaşındaki Veysel Atılgan, Ankara Garı önündeki barış mitingine yönelik canlı bomba saldırısında öldü.
- Denizli Honaz’da 62 yaşındaki Yaşar K.’nın bahçesindeki ağaçlardan meyve alırken görerek ateş açtığı 15 yaşındaki Ali İnci yaşamını yitirdi.
- Kayseri Kocasinan’da 2 yaşındaki Adem A., annesi ve annesinin arkadaşının işkencesi sonucunda hayatını kaybetti.
- 10 yaşındaki O.S., Ankara’da geçirdiği kulak ameliyatı sonrasında annesi tarafından “çok çirkin olduğu” gerekçesiyle öldürüldü.
- Iğdır’da 6 yaşındaki Enes Tosun, “yasak ilişkiye” tanık olduğu gerekçesiyle öldürüldü.
* * *
- Samsun Tekkeköy’de Bahar Bakırcı, 17 yaşında evlendirildi. Bakırcı, eşi tarafından vurularak öldürüldü.
- Diyarbakır Hazro’da Delal Satıç, görücü usulüyle evlendirildi. Kayınpederinden şiddet gördüğü öne sürülen kız, baba evinde ölü bulundu.
- Muş Devlet Hastanesi’ne ağır yaralı getirilen 17 yaşındaki Kader Demir hayatını kaybetti. Bir süre önce evlenen Demir’in 8 yaşındaki bir çocuğun eline verilen silahla öldürüldüğü iddia edildi.
- Niğde Çınarlı’da 17 yaşındaki erkek çocukla resmi nikâh olmadan evlendirilen 13 yaşındaki Hilal Ü. odasında göğsünden vurulmuş halde bulundu.
- İstanbul Esenler’deki eylemde 15 yaşındaki Fırat Elma, başına gelen kurşunla yaşamını yitirdi.
- Şırnak Silopi’de 15 yaşındaki Ferhat Kartal, kurşunla öldürülmüş halde bulundu.
- Şırnak Cizre’de Cemile Çağırga, açılan ateş sonucu öldü. Çağırga’nın cenazesi morga kaldırılamadığından ailesi tarafından 24 saat buzdolabında tutuldu.
- Silopi’de evine top mermisi isabet eden 11 yaşındaki Mehmet Mete yaşamını yitirdi.
- Diyarbakır Silvan’da, PKK’nın yola döşediği bombanın patlaması sonucu ekmek almaya giden Fırat Simpil hayatını kaybetti.
- Mardin Kızıltepe’de yere düşen mühimmatla oynayan 9 yaşındaki Tahsin Uray, patlama sonucu önce kolunu, sonra hastanede yaşamını kaybetti.
* * *
Gündem Çocuk Derneği’nin 2015 yılı raporunda liste uzayıp gidiyor.
Rapora göre, 2015 yılı içerisinde en az 875 çocuk önlenebilir sebeplerden yaşamını yitirdi.
Bir de elbette istismara uğrayanlar, şiddet görenler, devlet korumasına alınanlar, sokakta yaşayanlar var.
Bir de elbette yaşadıklarını hiç anlatamayanlar, sevgisizliklerin içinde boğulanlar.
Bir de elbette yaşadıkları ülkeden bir sabah ne olduğunu anlamadan kaçmak zorunda kalan, sokakta kuru ekmekle karın doyuranlar.
Kâğıt toplayanlar, birinci sınıf kumsallara cesetleri vuranlar, diğer çocukları rahatsız etmemesi için başka sınıflara konulanlar.
Ve bir de elbette, “birinci olsun” diye çocuklukları çalınan şanslı çocuklar.
Dışarıda güzel, hepsinden uzak, “delikanlı bir bahar.”
Öleceğini, canının acıyacağını, karanlık bir korku içinde bedenine anlamadığı biçimde dokunulacağını, daha ismini yeni öğrendiği cinsiyetinin anlamını kavramayan ama o cinsiyet nedeniyle hapsedilmiş, hiç bilmeyen, hiç yaşamamış, hiç yaşamayacak çocuklar.
Yaralananlar, çok korkanlar ve ölenler.
“Çok severiz ama bildiğiniz gibi değil ki”.
Çocuklar ölüyor.
Ama değil mi; olabilir, olabilir böyle şeyler.