Organ bağışlayın hayat kurtarın

Organ bağışını artırmayı hedeflediklerini belirten Balçova Rotary Kulübü Başkanı Merve Baykan, “Herkesi, Bağışla-Yaşat adlı kampanyamıza katılmaya davet ediyoruz” dedi


Canlı organ bağışında dünya sıralamasında önlerdeyiz, ancak kadavra bağışında gerilerdeyiz. Yapılan bağışla bir can gittiğinde, beş can kurtulabiliyor! Balçova Rotary Kulübü Başkanı Merve Baykan, ‘Bağışla-Yaşat’ kampanyasıyla organ bağışını hedef rakamlara getirmek istiyor. Bağış ve nakildeki iki değerli isim olan Dr. Ata Bozoklar ve Prof. Dr. Yaman Tokat’la yola çıkan Baykan, projesini Sevinç Pastanesi Sohbet-leri’nde anlattı. Basın toplantısında Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer de tüm organlarını bağışlayarak herkesi desteğe davet etti. Organlarınızı bağışlayın, hayatlar kurtarın!

Organ bağışlayın hayat kurtarın


Balçova Rotary Başkanlığı’nda başarılı işlere imza atıyorsunuz; sevilen ve sayılan birisiniz. Bize biraz kendinizden söz edebilir misiniz?

Teşekkürler. Çok çalışınca, farklı disiplinleri mesleki tecrübeleriniz, cesaret ve cüretinizle birleştirince ve bunu da çevrenizle çerçeveleyince güzel işler ortaya çıkıyor. Çok disiplinli, kuralları ve kontrolü seven biriyim. Birden fazla işi yönetiyorsanız bu unsurlar olmazsa olmuyor zaten. Yapılmayanı yapmayı, yürünmemiş yoldan yürümeyi, denenmemişi denemeyi ve zorluğu seviyorum. Kick Box ve antrenör eşliğinde kuvvet antrenmanı yapıyor, doğu tıbbıyla ilgileniyorum. Yağmur isminde, 12 yaşında 4 ayaklı bir kızım var.

İstanbul Özel Moda Lisesi’nin ardından İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde okudum. Show TV’de başladığım iş hayatımı Grand Hyatt İstanbul’da sürdürürken yurtdışından aldığım bir teklifle, büyük bir zincirin otellerinin açılışında Bangkok, Bali, Astana, Şarm el Şeyh’te ana gelir departmanı olan ziyafet&satış direktörlüğü yaptım. Sabancı Holding’deki görevimin ardından, halen reklam, halkla ilişkiler ve organizasyon yönetimi yapan şirketimizin operasyon yöneticisiyim.

New York ve İstanbul ana merkezli Turkish WIN’de (Turkish Women International) neredeyse kurulduğu günden beri üye ve İzmir Kurucu Lideri’yim. Merkezi Paris olan PWN Profesyonel İş Kadınları Derneği’nin (Proffessional Women Network) geçmiş dönem STK’larla iş birliği çalışma grubu lideri, merkezi Almanya olan European Women Management Development’in (EWMD) İstanbul şubesinde kadın Türkiye kurucu üyesiyim.

‘Öncü ve yöneticiyiz’

Hem İzmir hem de Türkiye adına organ bağışıyla ilgili anlamlı bir proje başlattınız. Nasıl başladı?

Proje, 3-9 Kasım Organ Bağışında Farkındalık Haftası için 1 haftalık yoğun bir program olarak düşünüldü ama şimdi 3-5 ve 10 yıllık planlarını yapıyoruz. Başlamadan önce bağış ve nakildeki 2 yıldız isimle, Dr. Ata Bozoklar ve Prof. Dr. Yaman Tokat’la yaptığımız görüşmede bağışların yeterli olmadığı ve eğer sürdürülebilir bir proje olmazsa bir sonuca varamayacağımızı, sadece etkinlik düzeyinde kalacağını söylediler. Yurtdışındaki yüksek bağış oranlarının doktorların kurmuş olduğu sistemin STK’larla yürüdüğünü öğrenince uzun soluklu bir kampanyayı başlatmış olduk. İlerlerken büyüdü, gelişti ve halen de büyümekte.

Geçen günlerde basın toplantınız oldu. Çok iyi bir ekip olmuşsunuz... Proje, bugün hangi aşamaya geldi, ne gibi zorluk veya desteklerle karşılaştınız?

Projenin 3 yıllık stratejik planı hazır, arada küçük sapmalar olabilir ama ana yol belli. Hedef, şu anda milyon nüfus başına 7.2 olan bağış oranını önce 10, sonra 15’e çıkarmak. Bu oran gelişmiş ülkelerde milyon nüfus başına 18-50 arasında değişmekte, yani bu hayattaki yolculuğunu tamamlayan 2 kişiden biri veda ederken kendilerine bağışlanmış hayatı başka hayatlara bağışlamışlar. İspanya 34,6 ile başı çekiyor. Hiçbir zorlukla karşılaşmadık ve öyle işler yapacağız ki herkes, her kurum, STK bizimle olmak isteyecek. Hiç kimseye hayır demeden birlikte ilerleyeceğiz. Bu bir toplumsal duyarlılık projesi, Merve’nin ya da Balçova Rotary Kulübü’nin değil. Biz öncü ve yöneticiyiz. En büyük destek Rotary, Rotaract ve Interact kulüplerimizden geldi. Büyük bir nezaket, zarafet ve tam iş birliği ile Türkiye’de bağış sistemini başlatan Dr. Ata Bozoklar, ilk STK desteği de nakildeki yıldız isim Prof. Dr. Yaman Tokat’ın başkanı olduğu Karaciğer Nakli Derneği’nden geldi. İlk ve en büyük yerel destek, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer’den geldi. Hatta kendisi ‘Bağışla-Yaşat’ kampanyamızda tüm organlarını bağışladı ve herkesi bağışa davet etti. Bunun için de kendisine buradan teşekkürlerimi iletiyorum.


‘Köprüyü ışıklandıracağız’

Biz basın toplantısından önce 1 ay boyunca hastanelerde nakil olmuş mutlu yüzler ve hocalarımızla çekimler yaptık, yapmaya da devam edip sosyal medya ve basın aracılığıyla paylaşacağız. Okullarda eğitim, yaş gruplarına göre nakil olmuş kişilerle toplumun birlikte hareket edeceği etkinlikler düzenleyeceğiz. Haber programları, saha çalışmaları ama en ses getirecek olan bir derbi maç öncesi kulüplerin taraftarlarına çağrı yapmaları olacak, hatta bunu maçtan önce başka bir rekabet haline getireceğiz ve İstanbul’daki köprüyü, taraftarı en fazla bağış yapan takımın renkleriyle ışıklandıracağız. Bu, Ulaştırma Bakanlığı’nın iznine tabi ve bununla ilgili resmi yazışmayı yeni yıldan önce yapmış olacağız. Bunu, yerel ve ulusal tüm spor kulüpleri ile yapabildiğimiz her branşta yapacağız. Spor kulüpleri, en önemli ve ses getirici destekçimiz olacak. Kısa film ve afiş hazırlattık. bagisla.yasat isimli sosyal medya hesaplarımızı açtık ve tüm yaptığımız çekimler ve görselleri Kasım ayında paylaşmaya başladık. Hazırlattığımız kısa film, İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından metro durakları ve vapurlarda gösterildi. 

‘Halkımıza anlatıyoruz’

Tunç Soyer’in organlarını bağışlaması ve herkesi davet etmesi duyarlı bir hareket... Organ bağışı yapmak isteyenlere ve alıcı adaylarına bilgi verebilir misiniz?

Sağlık kuruluşlarına gidip 2 şahitle form doldurmaları yetiyor, ancak bu imzalar sadece kişinin vasiyeti. Ailenin izni olmadan organlar alınamıyor. Kişilerin aileleriyle sık sık bunu konuşuyor ve normalleştiriyor olması gerekiyor ki, karar anında evet demek daha kolay olsun. Benim annem ve babam, benim net kararımı ve isteğimi tam 23 yıldır çok iyi biliyorlar. Organlarımı bağışlayıp yaşam olmayı tercih ettim.

Bir ara çok duyduğumuz, okuduğumuz, ana haberlere konu olan organ mafyası gerçekten var mı?

Bu konu, en sık sorulanlardan biri. Değil Türkiye’de, dünyada adli tek bir kayıt yok bu konuda. Tüm doktorlarımız, bunun neden mümkün olamayacağını da sosyal medya hesabımızda anlattılar. Bu konuyu halka çok açık bir şekilde anlatıyor olmak, eğitim planlarımız içinde, hatta en başta.


Sağlık sektöründe, belki de din baskısının en yoğun görüldüğü alan organ bağışıdır. Diyanet İşleri’nin bu konuya yaklaşımı nedir?

Diyanet’in bu konuya bakışı son derece açık ve net: Organ bağışının İslam dinine göre hiçbir sakıncası yok. Kendi resmi sitelerinde de bu şekilde yer alıyor. “Her kim bir hayatı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur.” (Maide, 5/32) ayeti de buna ışık tutmaktadır.