Payti Bodrum’un sembolü olsun mu?

Payti 3 buçuk yaşında bir ördek. Bodrum’u turlarken her an karşınıza çıkabilir. Yolunuz Barlar Sokağı’na veya ona paralel olan sahile düşerse Payti’yi görememe şansınız çok düşük. Aman sakın yanlış anlamayın zira Payti bir sokak ördeği değil. Down sendromlu, otizmli, zihinsel engelli çocuklara özel eğitim öğretmenliği yapan Ayşe, annesi ve 2 tane kedi kardeşiyle birlikte aynı evde yaşıyorlar. Payti ve annesi ayrılmaz ikili olmuşlar. Ayşe öğretmen nereye Payti oraya; okula, markete, pazara…

Eğer içinizden, “Hadi canım ördek de eğitilir miymiş?” diyorsanız, Ayşe öğretmenin buna cevabı şöyle, “Her şeyin başı sevgi ve gerçek olan bir sevgiyle eğitilmeyecek hiçbir canlı yok.”

***

Payti, Ayşe öğretmene selebral palsili bir öğrencisinin hediyesi. Geldiğinde daha 2-3 günlük minnacık bir ördek yavrusuyken, şimdi birçok hayranı olan ünlü bir genç kız. Üstelik ünü Bodrum’u çoktan aşmış durumda. Ayşe öğretmen Payti’yi yaz-kış hemen hemen her gün deniz kıyısına götürüyor. Payti halinden çok memnun olarak doya doya tadını çıkarıyor denizin. Her gün gittiği kumsalda kedi ve köpek arkadaşları var. Mesafeli bir dostluk yaşıyorlar. Bu sahnelere şahit olanların şaşkınlığını görmenizi isterim. Terapi dokümanteri etkisi yapan sahneler insanlarda alışkanlık yapıyor. Özel olarak gelip bu keyifli sahneleri izleyen bir sürü insan var. Payti’nin bulunmaktan en keyif aldığı bir başka yer ise Bodrum Balık Pazarı. En özel arkadaşlarından biri olan Hamdi abisi, envai çeşit balıkla besliyor onu.

Çok sosyal olmasına rağmen yakın teması pek sevmiyor. Aşırı ilgi gösterip sevmek isterseniz canı sıkılıyor. Görüp ilgilenmezseniz de biraz bozuluyor. Bodrum mandalinası rengindeki vak vak ayakları çok bakımlı. Çünkü annesi onun ayaklarına aloa veralı kremlerle bakım yapıyor.

Payti Bodrum’un sembolü olsun mu

Yemek ayırt ettiği söylenemez. Annesinin kahvesine bile ortak olma peşinde. Ama zararlı hiçbir şeye izin yok! Özel bir menüsü var. Domates, salatalık ve yeşilliklerden oluşan bu menüde bir de haşlanmış yumurta varsa Payti, parti yapıyor. Ayşe öğretmen, Payti’ye sağlıklı ve uzun yaşaması için çok özen gösteriyor. İnsan sevdiklerine gözü gibi bakıyor…

Payti’nin maceralarını “paytikus instagram” hesabından takip edebilirsiniz.

Uğurlu Petros

Ege Denizi’nin ana deniz yollarının kavşağında bulunan Kiklad takımadalarının en ünlü ve en kozmopolit adası olan Mikonos’un sokaklarında gezerken pelikan görürseniz bilin ki o adanın sembolü olan 1. Petros’un yerine gelenlerden biridir. 1. Petros 1985 yılında bir araba çarpması sonucu ölünce, Mikonos Belediyesi adanın sembolünü devam ettirmek amacıyla biri Petros olarak adlandırılan üç pelikanı evlat ediniyor. Hayatının 30 yılı boyunca Mykonos’un sembolik bir figürü olan 1. Petros’un şöyle bir hikayesi var: “1950’lerde küçük bir balıkçı kasabası olan adaya yaralı bir pelikan gelir. Bir balıkçı tarafından kurtarılan ve tedavi edilen bu pelikan tamamen iyileştikten sonra adayı terk etmez. Bütün ada halkı bu pelikanı çok sever ve zamanla da adaya şans getirdiğine ve adanın bu sayede gelişip ünlendiğine inanırlar.”

Gönüllülere ihtiyacımız var!

Bodrum yeteri kadar ünlü ünlü olmasına ama hak ettiğinden çok daha fazlasına ihtiyacı var. Sahip olduğu değerler en büyük şansı fakat bu değerlerin korunup, parlatılmaya ve günden güne artan sorunların çözümlenmesine ihtiyacı var.

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras, “Giderek bozulan ve hoyrat bir şekilde talan edilen doğası, çevresi bu popülaritesini zaman içinde yitirmesine yol açabilir endişesini yaşıyorum. Şu anda belediyecilik açısından baktığınızda öncelikli sorunumuz altyapı. Bütünüyle baktığınızda ise çevre. Atık su arıtma, katı atık bertaraf ve içme suyu tesisleri konusunda çok ciddi eksikliklerimiz var. Bütün bunlar beraberinde çevre kirliliğini de getiriyor. Bodrum’un dünyaya nam salan Mavi Yolculuğu, koyları, tepeleri, kıyıları tehdit altında. Bizim bu soruna bir an önce çözüm üretmek gibi bir sorumluluğumuz var. Niyetimiz Bodrum’da yeni imar alanları, yeni yerler açmak değil. Bodrum’u korumak. Şu haliyle koruyabilirsek, tarihin bize yüklediği sorumluluğu yerine getirebiliriz” diyor ve “Bodrum bir belediye ile korunabilecek bir alan değil. Herkesin içinin cız ettiği bir kent olmak durumunda. Her konuda gönüllülere ihtiyacımız var” diye de ekliyor.

Evet! Bodrum’un Bodrum’u gerçekten seven ve koşulsuzca korumaya çalışacak gönüllülere ihtiyacı var. Kimbilir belki de bu gönüllüler Bodrum’a şans getirir.