ABD’ye çağrı

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü dün “ABD’ye Menbiç yol haritasında ilerleme” çağrısında bulundu.

“Oyalamayı bırakın artık” mesajıdır bu.

Gerçekten...

Bir süredir TSK Menbiç’e uzanan yol üzerinde ABD ile birlikte devriye turları atıyor.

Ama...

Hala PKK/PYD Menbiç’ten çekilmiş değil.

Zaman zaman “çekildiler” söylentisi çıksa da bunun gerçek olmadığı çok geçmeden anlaşılıyor.

.....................

Oysa...

Artık bu kadar hafta geçtikten sonra “çekilme tamamlanmış” olmalıydı.

Sonrasında da Menbiç’ten sonra uzaklaştırılanlar dönebilecekler.

PKK/PYD işgalinden önceki sosyal doku yeniden oluşacak.

Nüfusun tamamını temsil edecek bir yönetim kurulacak.

Bu aşamalara bir türlü geçilemedi.

TSK’nın ABD ile birlikte Menbiç yolunda denetim amaçlı turları sürdükçe sürüyor.

Bu ilk adım uzadıkça uzuyor.

Ankara’nın kuşkularına göre “uzatılıyor” olabilir.

Bu da Türkiye - ABD ilişkilerinde “güven arttırıcı” bri tablo değil.

.....................

Bu arada başka olumsuz gelişmelerin işaretleri de var.

PKK/PYD’nin Suriye Başkenti Şam’da “temsilcilik” açacağı konuşulmakta.

İç savaş başlamadan önce Suriye’deki Kürtlerin “vatandaşlık kimlikleri” bile yoktu.

Elbette insan haklarına aykırı o durum çok yanlıştı. Onaylanamaz.

Ama o noktadan Kuzey Suriye’deki PKK/PYD kantonlarını “tanımak” anlamına da gelebilecek “Şam’da temsilcilik” mesafesini katetmek düşündürücüdür.

Suriye’nin gelecekteki yapılanmasına dönük projeler için uyarı gibidir.

Yani...

Bir “Suriye Federal Devleti” projesi...

.....................

Bu “ABD’nin çizdiği, bir plan eskizidir.”

Suriye’nin o plana göz kırpması olarak da algılanabilecek “Şam’da temsilcilik” nasıl sağlandı.

Herhalde Amerika dayatması değil.

Ama...

Rusya’nın Esad yönetimine “telkini” sonucu olabilir.

Zaten PKK/PYD’nin Rusya’da da bir temsilcilik bürosu var.

.....................

Buradan ABD Başkanı Trump ile Rusya Başkanı Putin arasındaki son “zirveyi” değerlendirmeye geçebiliriz.

Konuşmalarının bir bölümü de “Suriye sorunuydu.”

Çözüm için ikisi de iyimserlik yansıttılar.

Ve...

“Trump - Putin yakınlaşması Türkiye için olumlu mu” sorusuna dönelim.

Türkiye Cumhrubaşkanı Erdoğan hiç kuşkusuz her iki süper büyük lideriyle de diyalog halinde.

Bu, olumludur.

Öte yandan...

Ya “iki büyük süper güç Suriye sorununda bir çözüm planı, Kuzey Suriye’de PKK/PYD omurgalı bir federe Kürt devleti projesinde görüş birliğine geçerlerse?..”

O zaman süper büyük kartlarından birini diğerine karşı oynamakta Ankara zorlanabilir.