ABD’nin ‘U’ dönüş dramı

11 Eylül 2001’de “New York İkiz Kuleleri’nin ve Washington’da Pentagon’un El Kaide tarafından vuruluşunun” bugün 20. yıl dönümü.

Dönemin ABD Başkanı George Bush “teröre karşı küresel savaş başlattığını ilan etmişti.”

Her ulusa “Ya bizimlesiniz ya da teröristlerle birliktesiniz” diye rest çekmişti.

Muhteşem Amerikan savaş makinesi, gezegenin terör coğrafyalarına konuşlandırıldı.

ABD’nin ‘U’ dönüş dramı

Afganistan ve Irak’ı vurdu.

Her iki devlette de yönetimleri düşürdü.

Guantanamo Üssü’nde ve Bağdat’taki Ebu Gureyb Hapishanesi’nde “sorgu, işkence dehşet merkezlerini” kurdu.

Milyonu aşkın insanın öldürüldüğü ve Amerika’ya 8 trilyon dolara patlayan bu en uzun savaşların sonunda ne oldu?

11 Eylül 2021’de Afganistan, ABD tarafından 20 yıl savaştığı terör örgütü Taliban’a teslim edildi.

11 Eylül 2001’in 20. yıl dönümünde Kabil’deki başkanlık sarayında artık Taliban lideri oturmakta.

Kabil’deki Taliban hükümetinde “Amerika’nın kırmızı listesinin başında yazılı olan” bir terörist başı da yer almakta.

ABD’nin 20 yıl önce devirdiği terör örgütü Taliban’a, Afganistan’ı -kaçar gibi- teslim ederek ayrılması gerçek bir yenilgidir.

ABD’nin ‘U’ dönüş dramı

Küresel cihatçı ekosistem

ABD 20 yıl önce savaş açtığı “terör örgütünü” çok daha güçlü hale getirerek Afganistan’a veda etti.

Taliban dünya ülkeleri tarafından “resmen tanınmak ve meşrulaşmanın” artık kapısında.

..........

Le Monde gazetesinde Gilless Kepel “Afganistan’daki Amerikan bozgunu, küresel cihatçı ekosistemdeki ayaklanmanın büyük parçası” diye yazdı.

“3. Hıristiyan milenyumunun” yerine “cihatçı bir bin yılın” ikame edilmekte oluşuna işaret etti.

“Dünya zamanında geçen yüzyılın siyaset miladı olan 11 Eylül 1989 Berlin Duvarı’nın yıkılışını, 11 Eylül 2001 İkiz Kuleler - Pentagon’un vurulması sildi” iddiasında.

Yani...

“İkiz Kuleler ve Pentagon, Berlin Duvarı’nın yerini aldı” diyor.

Kızıl Yıldız’a karartma

Dünya zamanında başka fay kırıkları da düşündürücü...

15 Şubat 1989’da Taliban, Afganistan ve Kabil’den de “Kızıl Ordu tarafından sürülmüştü.”

“Bu yenilgi Sovyetler Birliği İmparatorluğu’nun çöküşündeki başlangıç” olarak yorumlanır.

Acaba...

15 Ağustos 2021’de “Taliban’ın bu kez de ABD’yi Kabil’den göndermesi, Kovboylar İmparatorluğu çöküş startı” mı?

Şeytan ayetleri

Bir karşılaştırma daha.

14 Şubat 1989’da İran dini lideri Ayetullah Humeyni “Şeytan Ayetleri’nin Yazarı Salman Rushdie için idam fetvası” vermişti.

Dünya medyasının ilk sayfalarının manşetleri bu fetvaydı.

Ancak...

Bir gün sonra “Sovyet Kızıl Ordu’sunun Taliban önünde yenilgisi ve Afganistan’dan çekilmesi, Humeyni’nin fetvasını” küresel medyada gölgeledi.

Ayetullah Humeyni tarafından Salman Rushdie için idam kararı iç sayfalara taşındı.

Güven kuşkusu

ABD’nin Kabil’den -kaçarcasına- çekilişi ve bunu müttefiklerine danışmadan tek başına aldığı kararla yapması “güven kuşkuları” yarattı.

AB ülkelerinde artık “kendi savunma gücünü oluşturmanın zamanı geldi” jetonu düştü.

Zor ama gerekli.

Ukrayna, “Acaba Rusya’ya karşı ABD gerçekten arkamda duracak mı?” sorgulama moduna geçti.

.......

“ABD Ortadoğu’dan da çekilecek mi?”

Bu kuşku da gündemde.

İsrail ile Mısır + Körfez ülkeleri arasında “Hz. İbrahim Anlaşması” bölgede “yeni bir jandarma gücünün oluşması için düğmeye basıldığı” yorumlarını başlattı.

.........

Japonya ve Güney Kore’de de soru işaretleri az da olsa çizilmekte.

........

Ve noktayı koyalım.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nda eski bir Terörle Mücadele Yetkilisi olan Jason M. Blazakis’in, Washington Post’taki yazısından bir cümleyi yansıtıyorum:

“Bir sonraki 11 Eylül’ün içeriden gelebileceği olasılığıyla yüzleşmeliyiz.”

 

KADIN SANATÇININ ÇIĞLIĞI

Afgan film yapımcısı Sahraa Karimi Taliban’ın başkenti ele geçirdiği 15 Ağustos’ta Kabil’den kaçtı.

Ailesini de yanında götürebilmişti.

Venedik Film Festivali yöneticileri onun konuşacağı bir konferans düzenlediler.

Festivale katılan sinema insanları, eleştirmenler, gazeteciler önünde Sahraa Karimi dünyaya çağrı yaptı.

“Sanatçıların olmadığı bir ülke hayal edin! Bize yardım edin! Dünya ulusları tarafından kurtarılabiliriz.”

ABD’nin ‘U’ dönüş dramı

.........

Sahraa Karimi şöyle sesleniyordu:

Taliban sanata

karşıdır, kadınlara karşıdır, yeni nesil Afganlar Taliban rejimi altında yaşayamaz.

Gençlik, modern bir yaşam sürmek, müzik dinlemek, film izlemek, özgürce yaşamak istiyor.

Ülkemizde 20 yılda yapılanlar bir gecede yok olamaz.

Ama şimdiden ne yazık ki her şey olası görünüyor.

ABD’nin ‘U’ dönüş dramı

Sanatçılara yönelik tehdit başladı bile.

Taliban’a karşı hicivli videolar yayınlamış olduğu için Khasha Zwan takma adıyla bilinen komedyen ve mizahçı Kandahar’da öldürüldü.

Oruzgan bölgesinde şair Abdullah Atefi de öldürüldü.

AP Ajansı’na verdiği bir röportaj sonrası müzisyen ve halk şarkıcısı Fawad Andarabi kafasına sıkılan bir kurşunla katledildi.

Böyle başka isimler de sayabilirim.

Bir terör örgütünün koca bir devleti ve iktidarı ele geçirmesi nasıl kabul edilebilir?

İntihar saldırıları yapan, kadınları öldüren bu adamlar, ülkenin başına nasıl      geçebilir?..

Sahraa Karimi Afganistan’da doğdu, İran’da büyüdü.

14 ve 16 yaşlarında bir İran filminde oynadı.

2001’de yurt dışında bir festivale davet edildi, İran’a dönmedi.

Sonradan vatandaşı da olduğu Slovakya’da sinema okudu.

2012’de Afganistan’a dönmeye, orada sinema yapmaya karar verdi.

Afgan Filmleri Enstitüsü’nün başına getirilen ilk kadın oldu.

2019’da 92. Akademi Ödülleri’nde En İyi Uluslararası Uzun Metraj Filmi dalında Afganistan’ı temsil etmesi kabul edilmişti. (Ancak listede yer almadı.)

.........

Afganistan ve benzeri örnekler oradaki çağ dışı koşullarda yaşamaya zorlanan insanlara yardım için dünya medyasında geniş yer almalı.

Bu bizim sorumluluğumuzdur.

Ayrıca...

Türkiye Anayasası’ndaki “Laiklik maddesinin kıymetinin daha iyi ve daha derinden anlaşılması için” görevimizdir.