CHP’de ikilem

Muharrem İnce “ters köşeye yatırdı.”

Ben de “CHP’de tansiyon düştü. Yerel seçimlere kadar kurultay yok” diye yazanlardanım.

Öyle ya...

İnce, “Kurultay toplama işinde olmam. Beni cumhurbaşkanı adayı gösteren Sayın Kılıçdaroğlu’nun karşısına aday çıkmak gibi bir vefasızlık yapmam” demişti.

Kılıçdaroğlu da “Muharrem İnce değerimizdir” söylemiyle ortamı yumuşatmıştı.

Altan Öymen ve Murat Karayalçın gibi CHP’nin eski başkanlarının/abilerin devreye girmeleri suların durulmasına katkıda bulunmuştu.

Ve...

Kemal Kılıçdaroğlu ve eşi, İnce ve eşini yemeğe davet etmişti.

“Eşli” bir yemek “nezaket daveti” niteliğindeydi.

“Radikal” konuların konuşulmayacağı düşünülüyordu.

......................

Ancak...

Yazının başında da belirttiğim gibi, “İnce, herkesi ters köşeye yatırdı.”

Dün sabah TV ekranlarına “Şok... şok... şok” diye akabilecek “sürpriz” bir açıklama yaptı.

“Sayın Kılıçdaroğlu’na, kurultayı toplantıya çağırın.

Genel Başkanlık’tan istifa edin.

Onursal Genel Başkan olun.

Ben de partinin genel başkanı olayım dedim.”

......................

Gerçekten hiç beklenmeyen bir öneri bu.

Kılıçdaroğlu olumlu ya da olumsuz bir cevap vermemiş.

O sırada Kemal Bey’in yüz ifadesini nasıldı?

Merak ediyorum.

Davet sahibi olduğu için tatsızlık çıkarmamıştır.

Sanıyorum o bildiğimiz “gülümseyişi” oturtmuştur yüzüne.

Muharrem İnce’yi parti genel merkezinde kabul etmemiş, otelde yemeğe çağırmış.

Üstelik “eşli...”

Yani...

Verdiği mesaj net:

“Siyaset konuşmayalım, ortamı yumuşatalım. Önümüzde yerel seçim var. Çatlak, patlak kırgınlık olmadan, omuz omuza yerel seçimler için birlikte hareket edelim...”

Ama...

İnce “öngörülemez” siyasetçilerden olduğunu bir kez daha vurguladı.

.......................

Şimdi ne olur?

Kemal Kılıçdaroğlu MYK’yı toplantıya çağırdı.

Büyük olasılıkla “Kurultaya gerek yok, önümüzdeki yerel seçimlere odaklanmalıyız” kararı çıkar.

Bunun üzerine fotoğrafta İnce görünmese de taraftarları kurultay toplamak için 635 delege imzasını bulmaya çalışacaklar.

İnce de kurultayı örgütün istediğini söyleyerek, “Sayın Kılıçdaroğlu’na Onursal Başkanlık teklif ettim ama kabul etmedi” gibi gerekçelerle CHP zirvesine oynayabilir.

Ya 635 imza ?

“Zor...”

Fakat “imkânsız” değil.

Tutun ki imzalar tamamlandı, kurultay toplanacak.

En az 3 ay gerekir.

Kurultay sonrası yetkili kurulların yerine oturması falan da 1 ay.

Yerel seçimlere kalır, sadece 5 ay.

Binlerce belediye başkanı ve belediye meclisi üyeleri adaylarının tespiti için çalışmalar hiç değilse 3 ay alacaktır.

Sadece 2 ayda mı seçim stratejileri, vaat bildirgeleri, stratejileri oluşacak, seçim kampanyası düzenlenecek?

Çok “sıkıştırılmış” bir takvim bu.

.......................

Bir bakış açısından durum şöyle:

“Kurultay yapılmasa bile Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında CHP gene yüzde 25’lerde kalacaktır.

İstanbul, Ankara, Antalya, Bursa gibi büyükşehirler gene kaybedilecektir.

O halde zaten yüzde 25 cepteyken, CHP’deki değişim yapılsın, belki de İnce’nin genel başkanlığıyla oylar yüzde 30’lara yükselebilir.”

Diğer bakış açısına göre, “kendi içinde hesaplaşmalarla, kargaşayla yerel seçimlere gidecek bir CHP dışa dönük çalışmalarda yetersiz kalacak ve oyları daha da düşecek olabilir.”