Darbe akşamı Maslak 1453...

15 Temmuz akşamüstü...Ağaoğlu’nun “Maslak 1453”ündeyiz. Masada “Buraya kaymakam atanmalı” gibi laflar uçuşuyor. 14 kule, 150’si hariç diğerleri satılmış 4 bin 500 konut ve ayrıca “teras evler”, 461 ofis... 1 buçuk kilometre cadde boyunca 550 dükkan, AVM... (Maslak 1453 adı da buradan geliyor.) Beyoğlu/İstiklal Caddesi’nden daha uzun. Cadde’nin altında 20 kat var. 30 bin öğrencisi ve 10 bin çalışanıyla birlikte 40 bin kişilik ‘Nişantaşı Üniversitesi’ kampüsü de orada. Spor tesisleri, sinemalar... Sadece konutlarda 18 bin kişi yaşayacak. Çarşı ve sinemalara günde 60 bin ziyaretçinin geleceği öngörülmekte. Kısacası Maslak 1453 neredeyse ‘özgün ilçe’... Anadola’da bazı ilçelerde bu nüfus yok!
.........................
Ali Ağaoğlu çalışanlarına, dostlarına verdiği davetle kutlama yapıyor. Ünlü klarnetçi Hüsnü Şenlendirici de saz arkadaşlarıyla geceyi müzikle harmanlayacak. Aynı masadayız.
Darbe akşamı Maslak 1453...Hüsnü Şenlendirici ile laflıyoruz.
Onun patentini aldığı ve dünya literatürüne de girmiş olan klarnet çok tutmuş. Şenlendirici küresel caz gruplarıyla, dünyanın çeşitli ülkelerinde çalan, aranan sanatçı. Neden bizim medyaya yansımaz ki?
İlerleyen saatlerde, Demet Sabancı Çetindoğan’ın İstanbul St. Regis Hotel’indeki Spago Restoran’ın terasında verdiği kokteyle gitmek üzere ayrıldım.
Geçen hafta da yazdığım gibi Demet Hanım dünyadan çağırılı UNESCO başkanı ve temsilcilerine, diplomatlara başında bulunduğu “Mozaik Yolu” projesi sunumu için düzenlemişti bu daveti.
Darbe akşamı Maslak 1453...Oraya vardığımda “darbe kalkışımı” haberleri de gelmeye başlamıştı.
Haberi vermek için Maslak 1453’teki dostları aradım ama onlar da bir şekilde öğrenmişler, dağılmaya başlamışlar.
........................
TOKİ’nin kampanyasının yanı sıra aynı koşullarda büyük inşaat firmalarının “kâr etmemek, hatta zararı bile göze alarak düzenledikleri kampanya” tuttu. Yoğun talep var.
Ancak iyi tarafından bakılırsa eldeki
hazır gayrimenkul stoku olması bir şans. Maket aşamasında değil, bitmiş kullanılmaya hazır yapılar.
Böylece şu en duyarlı süreçte ekonomiye ‘can suyu’ sunulmakta.

İSTANBUL’UN ORTASI ‘ADA’

ŞİŞLİ’deki tarihi “Bomonti Bira Fabrikası” yıllar önce kapanmıştı.
Uzun süredir metruktu.
Sonra... Özel girişimin elleri değdi. İstanbul’un ortasında bir harika “ada” oluştu. Fabrikanın tuğla duvarları içinde eskinin anılarını, tarihi dokusunu koruyan restorasyonla yeme-içme-eğlence koyları ortaya çıkarıldı.
Darbe akşamı Maslak 1453...Restoranlar, disko, sergi alanı, başlı başına bir keyif olan açık hava sineması...
Şezlonglarda elde bardaklar, yaz akşamının tatlı serinliğinde film seyretmek gerçekten güzel. Haftanın ortasında çarşamba akşamı “Bomonti Ada”daydım.
Akın akın gençler ve “kendini genç hissedenler” geliyordu.
Bir kısmı restoranlarda lezzet sörfü yapıyordu.
Masalar doluydu.
Çimlere oturanlar, şezlonglara yerleşenler...
O akşam “Pride” adlı iddialı film gösterilecekti.
Biz de Ali Esat’la birlikte “Kiva” adlı mekândaydık.
Masa da başka dostlar da vardı. Bir de diplomat...
Kiva Anadolu Halk Mutfağı Derneği Başkanı Adnan Şahin’e ait.
Anadolu’nun her yöresinden lezzetler masamızdaydı.
Adnan Bey’in eşi Deniz Şahin mutfağın şefi. Lezzetin hakkını veriyor.
Bomonti Ada’da gene Adnan Şahin’e ait “Delimonti ile Kilimanjaro ve Popülist” adlı mekânlar... Müziğin markası “Babylon...”
Çok sayıda galerileri olan “Alt Sergi Alanı...”
Üç sergi birden gezdim.
Bomonti Ada kentin ortasında bir vaha...