G7’de ‘çıplaklık’ muhabbeti

G7 liderlerinin Bavyera Alplerindeki üç günlük toplantılarının ilk günü, ilk dakikaları…

İngiltere Başbakanı Borris Johnson gülerek “ceketlerini çıkarıp çıkarmayacaklarını, hatta daha fazla soyunup soyunmayacakları” sorusunu ortaya atıyor.

Ardından…

Mizahı şöyle sürdürüyor:

“Putin daha sert olduğumuzu anlamalı. Ona biz de göğüslerimizi göstermeliyiz!”

The Guardian gazetesine göre “Putin’in maço imajıyla G7 liderlerinin alayı” böylece Johnson tarafından başlatılıyor.

Kanada Başbakanı Justin Trudeau “üstümüz çıplak ata binelim” önerisinde bulunuyor.

Böylece “Putin’in üstü çıplak, göğsünde altın bir zincir, pilot güneş gözlüğü ile kahverengi bir ata binerken çekilmiş fotoğraflarına” gönderme yapmış oluyor.

2010’da bir başka “üst tarafı çıplak” fotoğrafı da Rus devlet enformasyon kurumu tarafından medyaya servis edilmişti.

“Putin’i, Güney Sibirya’da üst tarafı çıplak av tüfeğiyle gösteren” bir fotoğraf.

Geçtiğimiz 10 yılda “Putin’in üstsüz güneşlendiğini, yunuslarla yüzdüğünü, arkeolojik alanda dalış yaptığını” yansıtan fotoğrafları da medyada yayımlanmıştı.

Trudeau’nun “Üstü çıplak ata binelim” önerisi üzerine kahkahalar birbirini izliyor
ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula van der Leyen de onlara katılıyor.

“Ah evet. Ata binmek en iyisi!..”
(Bayan van der Leyen’in, üstsüz ata binmeyi kendisi için söylemediğini sanıyorum. G.C)

G7’de ‘çıplaklık’ muhabbeti

G7 toplantısında mizah konusu yapılan Putin’in atla birlikte üstü çıplak fotoğrafı.

……………..

G7’den çıka çıka, Rusya’nın altın ihracatına blokaj koymak kararı çıktı…

Onlar Bavyera Alplerinde mizah yapıp kafa bulurken Putin Ukrayna işgalinin en önemli bölümünü tamamlamıştı.

“Sırada Odessa mı var?” sorusu kaygı çengeline asılmıştı.

Ukrayna’da on binlerce insan hayatını kaybetmişti, kaybetmeye devam ediyordu.

Milyonlarca Ukraynalı evini bırakmış, başka ülkelere sığınmacı olmuştu.

Rusya başkent Kiev ve iki büyük şehri füzelerle dövüyordu.

İçinde bin kişinin olduğu bir AVM’yi daha yeni vurmuştu.

Ölüler ve yaralılar vardı.

……………..

G7 liderlerinin İkinci Dünya Savaşı’ndan sonraki bu en büyük insanlık dramı karşısında duyarsız kahkahaları ne acı.

G7’de ‘çıplaklık’ muhabbeti

G7’de ‘çıplaklık’ muhabbeti

Balık avlarken çekilen Putin’in üstü çıplak fotoğrafı.

G7’de ‘çıplaklık’ muhabbeti

Üstü çıplak fotoğraf çektirelim mizahının yapıldığı G7 zirvesi.

ZİRVE ÖNCESİ TOPLANTI

G7’den sonra NATO zirvesi toplanıyor.

Şu satırlar yazılırken Cumhurbaşkanı Erdoğan zirve öncesi NATO’ya yeni aday İsveç ve Finlandiya Başbakanları ile görüşüyordu.

NATO Genel Sekreteri ve perde arkasından ABD, İngiltere ve Fransa Türkiye’nin “İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine koyduğu vetoyu kaldırtma” çabasındalar.

…………

Fransa’nın saygın gazetesi Le Monde’un dünkü haber analizi bu konuya yoğunlaşmıştı.

Yazıdan birkaç satır sunayım:

Bir ay önce basit bir formalite olarak sunulan NATO’nun iki İskandinav ülkesine genişlemesi, tetiklediği krize son vermek için hiç acelesi olmayan Türk lider tarafından kalıcı olarak engelleniyor.

Görüşmeler çıkmaza girdi.

……………

Türkiye, İsveç’ten “kaygılarını giderebilecek somut bir gelişme olmadığı” gerekçesiyle vetosunu sürdürüyor.

……………

İttifakın doğu direği olan Türkiye taleplerinden vazgeçmiyor.

Ve…

NATO Genel Sekreteri Stoltenberg de “Türkiye taleplerinin meşru olduğunu” söyledi.

İsveç ve Finlandiya’nın PKK ve YPG’yi desteklemekten vazgeçmelerini… Stockholm ve Helsinki’nin 2009’da Türkiye’ye koyduğu silah ambargolarının kaldırılmasını… Terörle mücadele mevzuatlarını güçlendireceklerini belirten yazılı bir taahhüt vermelerini… Her iki ülkede bulunan siyasi muhaliflerinin (FETÖ’cüler dâhil. G.C) bu “meşru” istekler olarak sayılıyor.

Türkiye’de seçimler yaklaşmakta.

……………...

İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine Ankara karşı çıkarak, “Kuzey Suriye’deki Kürt YPG savaşçılarına karşı başlatmak istediği                 yeni askeri operasyon için Putin’den yeşil ışık sağlamak girişimi mi?”

(Gazete burada niyet okuma dediğimiz girişimle spekülasyon yapıyor. G.C)

G7’de ‘çıplaklık’ muhabbeti

Eski peşmerge, İsveç milletvekili Amine Kakabaveh parlamento kürsüsünde.

İSVEÇ’TE KÜRT PARLAMENTER

Türkiye’nin İsveç’e yönelttiği eleştirilerden biri de parlamentodaki sekiz Kürt milletvekili.

Ancak bunlardan biri özel önemde.

Adı Amine Kakabaveh…

İsveç parlamentosunda iktidar ve muhalefetin 174’er sandalyesi var.

İktidardaki sosyal demokratlar bu partisiz, bağımsız Kürt kökenli milletvekili Amine Kakabaveh’nin tek bir oyuyla,
göreve devam edebiliyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İsveç’i teröristleri barındırmakla suçlaması” ve “bazılarının parlamentoda olduklarını” söylemesi üzerine gözler iktidarı tek bir oyuyla ayakta tutan Kürt kökenli Amine Kakabaveh’e çevrildi.

28 Haziran tarihli Le Monde, Türkiye’nin Stockholm Büyükelçisi Emre Yunt’un “mümkünse Türkiye’ye iade edilmesini istediği listedekiler arasında Amine Kakabaveh’in olduğunu” da iddia ediyor.

Amine Kakabaveh ise “Ben Türkiye değil, İran Kürt’üyüm” diyor.

Le Monde muhabiri onunla parlamentodaki odasında konuşmuş.

Duvarda kocaman bir Che Guevara portresi asılıymış.

Altında da HDP’nin bayrağı…

Yanında ise 2016’da “yılın İsveçli kadını” seçildiğini yansıtan sertifika.

Masanın üzerinde “Bir kalaşnikoftan daha büyük değil” başlığıyla yazdığı hayat hikâyesini
yansıtan kitap.

İran’ın bir köyünde doğmuş.

Köyüne gelen bir yüksek rütbeli subayın “Ya kızını evlenmek için bana verirsin ya da tecavüz edilir ve öldürülür” dayatmasına direnen babası hapse girmiş.

15 yaşındaki erkek kardeşi de öyle.

Erkek kardeşiyle birlikte Kuzey Irak peşmergelerinin safına katılmış.

“Kimseyi öldürmedim” diyor.

19 yaşında mülteci olarak İsveç’e gelmiş.

Okuma yazma öğrenmiş.

“Uluslararası sosyal eylem” dalında yüksek lisans derecesi almış.

“Solun daha solunda” diye tanımlanıyor.

11 Eylül’de yapılacak seçimde yeniden aday olamayacak.

İsveç medyasında “Türkiye’nin isteklerine evet denirse Kakabaveh tek güvenoyunu çekebilir mi?” tartışmaları yapılmakta.

Not:

Yazıyı gazeteye verdiğimden saatler sonra Madrid’deki dörtlü zirveden anlaşma çıktı.

On maddeden oluşan bu anlaşmanın ışığında İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliğine Türkiye blokajını geri çekti.

Türkiye’nin isteklerinin büyük ölçüde karşılandığı yolunda yorumlar yapılan bu anlaşma için NATO Genel Sekreteri, “Tarihi anlaşma” tanımını yaptı.

Barış ve insanlık değerleri açısından da dünya siyasetine ciddi bir katkıda bulunmasını dilediğimiz bu gelişme Türkiye için hayırlı olsun.

Ama YPG’ye PKK’ya NATO’nun büyük ortaklarının özellikle ABD’nin desteği ne olacak?