Hukukçu şapkamla

Gezi davası sanıklarının tümüne beraat, davanın tek tutuklu sanığı Osman Kavala’ya tahliye kararı.

AİHM’nin de çağrısı böylece -nihayet- yerine gelmiş oluyor.

Mahkemelerin AYM ve AİHM kararlarını yerine getirmeye zaman zaman direnişleri adalet sistemimiz adına düşündürücü oluyor.

Bu bakımdan da beraat ve tahliye kararı yargı erki için olumlu katkıdır.

Ayrıca...

Müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet cezası istenen gizli sanıkların beraat etmiş olmaları bir yandan “düşündürücü”, öte yandan “Hâkimler var” söylemini hatırlatmakta.

....................

Adalet Bakanı ve HSK Başkanı Abdulhamit Gül Afyonkarahisar’da Yargıtay Başsavcılığı’nın yıl sonu değerlendirme toplantısına katılmış ve şöyle demiş:

Adalet bir sayı, skor işi değildir. 

Adalet istatistiğe, skora oynama yeri, mecrası ve platformu değildir. Kaç dava açtığımız, kaç dosyayı karara çıkarttığımızdan daha önemlisi, adaleti ne ölçüde gerçekleştirdiğimizdir.’

Bakan Gül sözlerini biraz daha açmıştı:

‘Savcı, önce kendisi ikna oluyorsa, bulduğu delil ve bulguyla o vatandaş hakkında dava açsın, vatandaşın da şüpheli olarak, sanık olarak mahkeme karşısına çıkmasını sağlasın. Savcı “Ben dava açayım, mahkeme karar versin”, mahkeme “Ben karar vereyim, verdiğim karar yanlışsa istinaf bozsun”, istinaf “Ben karar vereyim, yanlışsa Yargıtay bozsun” diyerek vatandaşın ceza, adalet duygusunu incitmek kimsenin  hakkı değildir.

...................

Buna “uzun tutukluluk hallerini” de ekleyin. 

Şüphelinin, tutuklu olarak neyle suçlandığını bilmeden aylarca hapishanede beklediğini...

Avukatların bile savunma hazırlayabilmek için bazı dosyalara erişemediğini...

Bu son örnekte böyle durumlar da söz konusu.

Kavala iki yıl tutuklu kaldı.Yaşamından giden iki kocaman yılın geri gelmesi hiçbir şekilde mümkün değil.

Gerçi...

Savcının “beraat kararını istinaf mahkemesine götürmesinin, ardından Yargıtay yolunun da açık olduğu” yargı sürecinin devamı niteliğindedir.

Ancak...

Yargı sürse bile “tutuksuz” devam edecek gibi görünüyor. (“Gibi görünüyor” diye yazdım, hiç temenni etmem ama belli olmaz.)

...................

Sağlam ve güven veren adalet toplumsal sözleşmenin “temelidir.”

Kanun önünde eşitlik, doğal hâkim, hâkim güvencesi, kuvvetler ayrılığı ilkesi gereği bağımsız ve tarafsız yargı demokrasinin bel kemiğidir. Ayrıca...

Ekonominin de “olmazsa olmazıdır.”

İç ve özellikle yabancı sermayenin bir ülkede yatırım yapması o ülkenin adalet sistemine duyulan güvenle doğru orantılıdır.

Türkiye’ye yabancı sermaye girişlerinde en büyük ivme Avrupa Birliği’ne tam üyelik görüşmelerinin başlamasıyla yakalanmıştı.


Türkiye’nin bütün kurumları AB normlarına göre yeniden yapılanırken, yabancı sermaye için artı güven unsuru oluşturmuştu.

...................

Not: İlerleyen saatlerde Osman Kavala hakkında bu kez de tck’nın 309. maddesi uyarınca “anayasayal düzeni bozmaya teşebbüs” iddiasıyla gözaltı kararı verildi. Kavala’nın tahliyesi gerçekleşmedi.