Lideri yutturmak

Pazarlama becerisini yüceltmek için bir Amerikan söylemi şöyledir: “Öküz b.kunu altın diye yutturmak…”

Siyaset için de geçerlidir.

İşte Hollywood’da filmi de yapılan bir örneği.

……………

Ekonomi çöküp milyonlarca insan işsiz kalınca, Yeltsin’e karşı siyasi hareket başladı. Parlamentoda iki cephe oluştu. Yeltsin’e karşı olanlar üst üste önergeler vererek Yeltsin’i görevden almaya çalışıyorlardı.

21 Eylül 1993’te Yeltsin, televizyona çıktı, ulusa seslendi.

Parlamentoyu kapattığını duyurdu. Yeni seçimlere kadar ülkeyi, özel yetkilerle kendisi yönetecekti.

ABD’nin övdüğü örnek demokrat Yeltsin, muhalefete dayanamayıp parlamentoyu kapattığını duyurduğu günün hemen ertesinde Rus parlamentosu toplandı. Yeltsin görevden alındı, yerine yardımcısı atandı.

On binlerce Moskovalı sokaklara döküldü. Meydanlar Yeltsin karşıtı sloganlarla inliyordu. Rus halkı, parlamentosunu savunuyordu.

Ordunun ve güvenlik güçlerinin desteğini alan Yeltsin, 4 Ekim 1993 günü, “Beyaz Saray” adı verilen Rus parlamentosunu topa tutturdu. Tüm dünya televizyonları, Rus parlamentosunun topçu ateşi altında kalışını anında yayınladı.

ÖZELLEŞTİRME YAĞMASI

Yeltsin IMF’ye teslim olmuş, Rusya’nın 1995’te dış borçları çok artmıştı. Hem bu borçları ödemek hem de Rusya’da yeni türemiş iş adamlarının 1996 başkanlık seçimlerinde desteğini alabilmek için, Yeltsin yeni bir özelleştirme yağması başlattı. Rusya’nın en büyük fabrika ve işletmelerinin hisselerini, yeni türemiş Rus bankalarına nakit para karşılığı yok pahasına sattı. Bu hisseleri ele geçiren, kendilerine oligark denilen, hemen hemen tamamı Yahudi kökenli olan Rus iş adamları ulusal medyanın ve bankaların sahibi oldular.

İKİNCİ KEZ ADAY

17 Aralık 1995’te yapılan parlamento seçimlerinde, Yeltsin taraftarları beklenmedik ağır bir yenilgi aldı. Yeltsin’in dolaylı olarak desteklediği “Vatanımız Rusya Partisi” oyların sadece % 12.2’sini alırken, Genadi Zuganov’un liderliğindeki “Rusya Federasyonu Komünist Partisi” oyların % 34.9’unu alarak seçimden birinci parti olarak çıkmıştı. Artık herkes, Haziran 1996’da yapılacak devlet başkanlığı seçimini Komünistlerin lideri Zuganov’un kazanacağına kesin gözüyle bakıyordu.

Yeltsin bir dönem daha başkan olmak istiyordu.

Yeltsin adaylığını açıkladıktan hemen sonra yapılan kamuoyu yoklamalarının ortaya koyduğu görünüm şöyleydi:

Genadi Zuganov: % 50-55

General Lebed: % 30-35

Başkan Yeltsin: % 2-8

Ekonomiyi IMF’ye teslim eden, Rusya’nın yer altı ve yer üstü zenginliklerini özelleştirme adı altında yok pahasına yağmalatan, halkın işsiz ve aşsız kalmasına neden olan Yeltsin’i halk artık istemiyordu. Onun alkol bağımlısı oluşu, ciddi sağlık sorunlarının bulunuşu ve dengesiz davranışları da gözden iyice düşmesinin nedenleri arasındaydı. Yeltsin taraftarları paniğe kapıldı. En çok korkanların başında, özelleştirme yağmasıyla milyarlarca dolar vurgun vuran oligarklar geliyordu.

Yeltsin seçim kampanyasını yürütecek ekibi değiştirdi. Ekibin başına kızı Tatyana ve özelleştirme yağmasının mimarı Çubais’i getirdi.

Tatyana ve Çubais hemen işe koyuldu. “Bankerlerden ve medya patronlarından oluşan bir çekirdek kadro” kurdu. Medya patronları sürekli Yeltsin yanlısı propaganda yapacaklar, bankerler de paraları seçim kampanyasına akıtacaktı. Bu hizmetlerine karşılık olarak da Çubais, özelleştirme adı altında Rusya’nın en değerli kurum ve kuruluşların bu kişilere peşkeş çekecekti.

 

DEPAR

Başkanlık seçiminde uygulanan kural şuydu:

İlk oylamada oyların % 50’sinden fazlasını alan aday seçimi kazanıp başkan oluyordu.

Eğer ilk oylamada hiçbir aday oyların % 50’sini alamazsa, bir ay içinde ikinci bir seçim yapılıyor bu kez en çok oy alan aday seçimi kazanıp başkan oluyordu.”

Seçim kampanyası başladı.

Rus medyasının tamamı Yeltsin yanlısı propaganda yapıyor, diğer adaylara televizyonda konuşma fırsatı verilmiyordu.

Tatyana ve ortağı Çubais özelleştirme yağmasından milyarlarca dolar vurmuş olan Yahudi kökenli oligarkların aracılığıyla, ABD’den yardım istediler. Açıkçası, Amerikalıların Rusya’ya gelip başkanlık seçimini kendilerine kazandırmalarını bekliyorlardı!

Amerikan yönetimi, deneyimli üç seçim uzmanını önerdi.

George Gorton, Dick Dresner ve Joe Shumate acele Moskova’ya geldiler ve hemen işe başladılar.

Amerikan ağzıyla söyleyecek olursak, “öküz b.kunu altın diye yutturabilecek” kertede yetenekliydiler. Şimdi de Yeltsin’i Rus halkına, “eşi bulunmaz demokrat bir lider” olarak yutturacaklardı.

Üç Amerikalı uzmanın ilk önerileri şu oldu: Yeltsin’in rakipleri hakkında medya sürekli olarak yalan haberler uyduracak, çamur atacaktı!

“Dürüstlükle seçim kazanılmaz” diyorlardı.

Amerikalı danışmanların ikinci önerileri şöyleydi:

Yeltsin halkın arasına girecek, onlarla kucaklaşıp öpüşecek, gençler için düzenlenecek eğlence programlarına katılacak, onlarla beraber şarkılar söyleyip dans edecek, kısacası, “çok sevecen, çok tonton”
bir kişi rolünü oynayacaktı!

“Rol yapmadan, halkı kandırmadan seçim kazanılamazdı!”

Lideri yutturmak

SEÇİMİN 1. TURU

Üç Amerikalı uzman bir yandan Yeltsin’in nerede, neler konuşacağını, kimlerle buluşacağını belirlerken, bir yandan da medyanın kullanacağı sloganları üretiyordu.

Rus medyası, Yeltsin’in rakipleri hakkında asılsız dedikodular, yalanlar, iftiralar uyduruyor, en aklı başındaların bile kafalarını karıştırıyordu.

Yeltsin’in rakipleri Zuganov ve Lebed bu karalama kampanyası karşısında şaşkın, kendilerini savunacak, seslerini duyuracak değil bir televizyon kanalı, bir gazete dahi bulmakta zorlanıyorlardı.

İşte bu atmosferde, 16 Haziran 1996’da başkanlık seçimleri yapıldı.

Katılım oranı % 70 olmuş ve şu sonuçlar alınmıştı:

Yeltsin (% 35.3), Zuganov (% 32), Lebed (% 14.5).

Seçimin ilk turunda başkan seçilememişti, ancak bu sonuç Yeltsin için gene de büyük başarıydı. Kamuoyundaki desteği % 5 dolaylarındayken, sanki sihirli bir el değmiş ve bu oran % 35’e çıkmıştı! Yeltsin’in kampanya ekibi sevinç içindeydi.

SEÇİMİN 2. TURU

Üç Amerikalı uzman Yeltsin’e acele bir öneri götürdüler: İlk aşamada % 14.5 oy alan General Lebed’e, “Geri çeviremeyeceği kadar parlak bir teklif götürün ve Lebed’in ikinci aşamaya katılmasını önleyin!”

İki gün sonra Lebed’i, “Rusya Federasyonu Güvenlik Konseyi Sekreteri ve Başkanın Ulusal Güvenlik Danışmanı” olarak atadı. Lebed, ağzı kulaklarında, bu yüksek prestijli atamayı hemen kabul etti ve başkanlık seçiminin ikinci turundan çekilmiş olduğunu ilan etti.

Lebed’in çekilmesiyle meydan, Yeltsin ve Zuganov’a kalmıştı.

Üç Amerikalı uzman “Zuganov’u yıpratma” kampanyasına hemen başladı.

Tüm medya hemen her gün ve neredeyse günün tamamında şu sloganları tekrar edip durdu:

“Zuganov’a verilecek oylar Komünistleri tekrar iş başına getirecektir!”

“Zugonov’u seçmek demek, diktatör Stalin’i diriltmek demektir!”

“Zuganov’a verilecek oylar demokrasinin sonu, özgürlüklerin sonu olacaktır!”

“Bir komünist olan Zuganov eğer seçilecek olursa, Rusya’da iç savaş çıkacaktır!”

“Mal sahibi, mülk sahibi, iş sahibi olmak istiyorsanız oyunuzu demokrat Yeltsin’e verin!”

“ABD’nin ve Avrupa’nın saygı duyduğu Başkan Yeltsin’i seçin!”

Bu arada oligarkların oluşturduğu havuzdan milyonlarca dolar, üç Amerikalı uzmanın saptadığı bölgelerde, belirlediği gruplara dağıtılıyordu.

Tam bu sırada IMF de bir güzellik yaptı.

“Rusya’ya 10 milyar dolar kredi verdiğini” duyurdu.

Üç Amerikalı uzman Yeltsin’e bir öneri daha götürdü:

“Neredeyse iki yıla yakın ödenmeyen emekli maaşlarını ve birikmiş işçi ücretlerini hemen ödeyin!”

Ödemeler derhal yapıldı.

Televizyon kanalları, “birikmiş emekli maaşlarını alan yaşlıların ve ücretlerini alan işçilerin Yeltsin’in boynuna sarılarak nasıl ağlaştıklarını, ellerini yüzünü nasıl öptüklerini tekrar
tekrar gösteriyordu.

3 Temmuz 1996 günü başkanlık seçiminin ikinci turu gerçekleştirildi. Yüzde 68.9 katılımın sağlandığı seçimde iki aday şu oyları almıştı:

Yeltsin (% 53.8), Zuganov (% 40.3).

ABD’den özel olarak getirilen üç Amerikalı uzman, medyanın ve özelleştirme vurguncularının desteğiyle, “öküz b.kunu altın diye”
Rus halkına yutturmayı başarmıştı. Boris Yeltsin, ikinci kez Rusya’nın devlet başkanı olarak seçilmişti.

Yeltsin ikinci kez başkan olarak seçildikten sonra, “IMF’den 40 milyar dolar” borç alındı. Ancak bu para devletin kasasına girmedi!

Yeltsin’in kızı Tatyana ve seçimlerde Yeltsin’den yana olan oligarkların Amerika ve Avrupa’daki banka hesaplarına yatırıldı!

FİLM OLDU

Bu gerçek öykü, 2002 yılında Amerika’da çekilen bir filmin senaryosunu oluşturdu. Filmin adı şuydu: “Spinning Boris.”

Türkçeye şöyle çevirebiliriz: “Boris Yeltsin’in Rus Halkına Yutturulması.”

Lideri yutturmak

……………..

İşte bu Yeltsin, “kendisine ve kızına hiçbir yasal işlem yapılmayacağı güvencesini” alarak kendi yerine Yeltsin’i getirdi.

Oligarklar ve medya gene aynı görevde…

Yoldan sapanın bileti kesilmekte.

……………..

Not: Yazının başındaki pazarlama söylemi bir genellemedir, özelde ise yazıdaki Rus liderler Yeltsin ve Putin’in şahısları için kullanmadım. Hiçbir şahıs, hiçbir siyasetçi için de kullanmam.