Sakarya... Hayata dönüş

Dün Sakarya Meydan Muharebesi’nin 100. yıl dönümüydü.

Osmanlı ordusunun ve milletinin üç kıtadan geri çekilişi -sonuçsuz kalan- 2. Viyana Kuşatması’yla başlamıştı (1683).

238 yıl süren bu acılarla dolu geri çekiliş 1921 Sakarya Savaşı’yla durdurulmuştur.

Türk ordularının yeniden ilerlemeye başladığı, savaşlar kazandığı süreç Sakarya Savaşı’yla başlamıştır.

Şair şöyle yazmış:

“Rabb’im isterse, sular büklüm büklüm burulur.

Sırtına Sakarya’nın Türk tarihi vurulur...”

Gerçekten Sakarya Savaşı’nda Türklerle Batı arasında 1071 Malazgirt Savaşı’ndan beri devam eden hesaplaşmanın yüzlerce yıllık ağırlığı vardı.

Avrupa’nın yüzlerce yıllık kinini yansıtan Yunan ordusu, Mustafa Kemal’in şahsında başta Fatih Sultan Mehmet olmak üzere Murat Hüdavendigar’a, Yıldırım Beyazıt’a, Kanuni’ye de saldırıyor gibiydi.

Ordunun geri çekilişi

Evet...

Osmanlı ordularının Rumeli’deki savaşı 2. Viyana Kuşatması’yla başlamıştı.

Rumeli’deki 5 milyon Türk’ün geri çekilişi de Budin’in (Budapeşte) düşmesiyle...

5 milyon Türk yollara düşerken Rumeli’deki 4.5 milyon Türk ve Müslüman da katledilmişti.

Sırpçadan bir söylem:

“Adriyatik’ten İran’a kadar tek bir Türk bacağı kalmayacak.”

VE SAKARYA

1921 Sakarya Meydan Savaşı’nın tarihimizdeki büyük önemini vurgulamak için birkaç satır daha:

23 Haziran 1919’da İngiltere, Fransa,

İtalya, Amerika, Yunanistan, Japonya ve Sırbistan şu ortak bildiriyi yayımlamışlardı:

“Türk milleti, yabancı soyları yönetme yetkisinden yoksundur.

Tarih boyunca hangi ülke Türklerin eline geçtiyse o ülke maddi ve kültürel geriliğe gömülmüş, hangi ülke Türklerin elinden kurtulduysa o ülke maddi ve kültürel bakımdan yükselmiştir.

Tarihi boyunca Türkler, ellerine geçirdikleri ülkeleri değiştirmemiş, yıkmıştır.

Çünkü Türklerde geliştirme yetisi yoktur, yalnız yıkmayı bilirler.

Türkler bozuk ahlaklı, entrikacı bir ulustur.

Bu gerekçeyle topraklarını parçalayacak ve Türkleri biz yöneteceğiz.”

.........

Mustafa Kemal Paşa komutasındaki Türk ordusu Sakarya Meydan Muharebesi ile işte bu haçlı zihniyetini de yenmiştir.

22 gün 22 gece

Sakarya Meydan Savaşı dünya tarihinin en uzun meydan savaşıdır.

22 gün 22 gece sürmüştür.

Bu savaş sonrası TBMM Atatürk’e “Mareşal” ve “Gazi” unvanlarını vermişti.

Atatürk henüz 40 yaşındaydı.

“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” söylemini Sakarya Savaşı sürecinde dünya harp literatürüne kazandırmıştır.

Söylemin devamında “Her karış toprak kanla ıslatılmadıkça düşmana bırakılamaz” kelimeleri vardır.

............

Sakarya Savaşı kazanılmasaydı 30 Ağustos 1922 zaferi de olmazdı.

Mustafa Kemal Atatürk’ü, İstiklal Savaşı komutanlarını, Mehmetçik’i, şehitlerimizi, gazilerimizi, İstiklal Savaşı’na büyük katkısı olan kadınlarımızı sevgi, saygı ve yürekten teşekkürle anıyorum.

Sakarya... Hayata dönüş

Taliban’dan insan avı

Afgan askerleri, ABD’nin yaptığı zırhlı araçlar ve askeri kamyonetlerle çölde hız yaparak İran’a ulaştılar.

Ayrıca askeri pilotlar da içinde rütbeli Afganların olduğu uçaklar ve helikopterlerle Özbekistan dağlarını aştılar.

Özbek yetkililere göre, düzinelerce Afgan pilot pazar günü 600 üniformalıyı taşıyan 22 uçak ve 24 helikopterle Özbekistan’a kaçmış.

İran’a ulaşanların sayısı ise bilinmiyor.

Dahası...

Binlerce Afgan güvenlik gücü mensubu sınırları aşarak komşu ülkelere sığındılar.

Atomizasyon

Bunların hepsi New York Times’a göre 10 milyarlarca dolar harcanarak eğitilen, donatılan ulusal güvenlik güçlerinin “atomizasyonuydu.”

Yani...

Atom parçacıkları gibi dağılmış, görünmez olmuşlar.

Bazıları ise Taliban’la pazarlık yaparak teslim olmuş ve evlerine dönmüşler.

Silahlarıyla birlikte Taliban’a katılanlar da var.

Sakarya... Hayata dönüş

Kanlı kontrpuan

Bunların hiçbirinde yer almayan komandolar, istihbaratçılar Taliban avcılarının hedefinde.

Saklanıyorlar, kaçıyorlar.

Taliban’ın avladıkları da az değil.

Taliban “İntikam yok” açıklaması yaptı ama dünyaya sunmaya çalıştıkları “ılımlı” imajakanlı kontrpuanlar sıçratıyorlar.”

.........

Avcı Talibanlar aradıkları kişileri bulamazlarsa “ailelerini tutuklamak ve cezalandırmak” tehdidini dayatıyor.

Ailelere yazılan tehdit mektupları şöyle başlıyor.

“Afganistan İslam Emirliği sizi önemli kişiler olarak görüyor...”

Bu okşayıcı ifadeden sonra ise mektupta “aranan komando ya da istihbaratçının yerini bildirmezlerse cezalandırılacakları” tehdidi yazılı.

Bu mektupların örnekleri Birleşmiş Milletler’de.

Ayrıca New York Times da mektubu ele geçirdi.

Taliban ayrıca “muhbir ağlarını” hızla genişletmekte.

......

“Sivil Afganların” aksine “istihbarat örgütü mensupları” ABD’nin “özel vize programına” dâhil edilmedi.

O nedenle tek seçenekleri kaçmak ya da ailelerine zarar vermemek için teslim olmak.

Sakarya... Hayata dönüş

Av listesi

Avcı Talibanlar “Afganistan İstihbarat Örgütü’nün genel merkezindeki kayıtlarını” taramış, aranacak ajanların ve komandoların “listelerini” çıkarmış.

Afganistan’ın kamu yayın kuruluşu RTA geçen hafta sosyal medyada bir video yayınladı.

Videolarda “avcı Taliban tarafından infaz edilen Afgan istihbaratçıları, komandoları ve yetkililerinin yol kenarına bırakılmış düzinelerce ceset” görülmekte.

RTA artık Taliban’ın elinde.

........

Yolsuzluk, firar, kayıplar ve para koparmak için hayali taburlardan sonra Afgan güçleri sadece 50 bin.

Sonuçta...

18 bin komando ve istihbaratçı aranmakta.

2 bin 500’ünün Taliban’ın hiçbir zaman giremediği “Penşir Vadisi”ne geçtiği sanılıyor.

NOT: Bu yazıda Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın değerli çalışması“Stratejik Göç Mühendisliği” kitabından da yararlandım.