Güneri Cıvaoğlu

Güneri Cıvaoğlu

ngunericivaoglu@gmail.com

Tüm Yazıları

Soçi “mutabakatı” gerçekten felaket öncesi “son çıkışta” buluşulan “ortak sağduyuyu” işaretliyor.
Cumhur-başkanı Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Putin görüşmesi nefesler tutularak izlenmiştir.
Ve sonuç bütün dünyada “olumlu” yankılar yapmıştır.
Hatta...
Türkiye-Rusya yakınlaşmasından hiç de mutluluk duyulmayan Amerika’dan bile -neredeyse- “alkış” gelmiştir.

.....................

Rusya ve Suriye güçlerinin 3-4 milyon nüfusun sıkıştığı İdlib’i ele geçirme harekâtının insanlık dramı oluşturacağı görülmüş bulunuyor.
Bunun yerine “siyasi çözüm” girişimi hayata geçirildi.
İdlib’in çevresi TSK ve Rusya silahlı kuvvetlerinin güvenlik noktaları tarafından kontrol edilecek 25 kilometre derinlikte “silahsız/çatışmasız” bölge haline getiriliyor.
Bu bölgeden bütün ağır silahlar, füzeler, silahlı güçler çekilecek.
Türk ve Rus silahlı güçler sürekli devriye gezecek.
Tabii İHA’larla havadan da gözlem yapılacak.

Haberin Devamı

.....................

Putin’in de açıklamada dile getirdiği gibi, “bu plan Türkiye’nin önerisi...”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın diplomasi kazanımı olarak da okunmalı.
Türkiye’nin masada ve alanda “aktif ağırlığının” göstergesidir.
Hem bir “insanlık dramını” önlemek hem de çok sayıda dünya güçlerinin bulunduğu coğrafyada Türkiye’nin prestij kazanımı olarak önemlidir.

......................

Elbette...
Daha alınacak çok mesafe var.
- “Terör örgütü” olarak kabul edilen radikal silahlı gruplarla Türkiye’nin de desteklediği ÖSO gibi silahlı muhalif grupları -ki onlar da bir çatı altında bütünleştiler- birbirinden ayırmak...
- Radikal terörist silahlı grupları İdlib’in dışına çıkarmanın yanı sıra onlara gidebilecekleri bir coğrafya bulabilmek...
Silahları alınarak dağıtılmaları konuşulmakta. Bu da Suriye’nin yanı sıra aralarında Türkiye’nin de olacağı dünya ülkelerine mayınlar saçmak gibi bir tehlikeyi de beraberinde getiriyor.
- İdlib’in kuzeyindeki TSK destekli ÖSO’nun hakim olduğu coğrafya ne olacak?
PKK/PYD bir boşluk oluşması halinde oraya da sarkmak imkânı bulmamalı.
- Bütün bunların 2019’a doğru yapılması, bitirilmesi de çok sıkıştırılmış bir takvime bağlanmış bulunuyor.
Bu kadar yakın bir gelecekte şıpın işi bitirilmesi sakıncalı, ama zamana da fazla yayılırsa üreyebilecek yeni sorunlar daha az sakıncalı mı?

Haberin Devamı

........................

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tüm bunlardan sonra hâlâ çözüm bekleyen en büyük soruna işaret etti.
Fırat’ın doğusundan Irak sınırına kadar güney sınırımız boyunca uzanan ve Suriye’nin 4’te 1’i büyüklüğündeki coğrafya PKK /PYD kontrolünde.
Su ve enerji zengini bu toprakların geleceği ne olacak?
“ABD destekli bir PKK/PYD federe devleti ya da özerk yönetimi 600 km boyunca güney komşumuz mu olacak?”
Cumhurbaşkanı Erdoğan çok duyarlı olduğumuz bu sorunun altını çizmiş bulunuyor.
Fırat’ın batısı Rusya’yla birlikte çözüm yolunda.
Fırat’ın doğusunda ise ABD ile aynı ortak adımlar atılabilecek mi?