Tekno demokrasi

Polisin görev yaparken görüntüsünü almak yasaklandı...

Bir sürü kirli odağın karanlık tezgâhlar kurduğu Türkiye’de askerin, polisin ülkede nasıl da çetin koşullarda görev yaptığı tartışılmaz gerçektir.

Daha yeni, yüzlerce insanımızın hayatını kaybedebileceği bir kanlı eylem önlendi.

Hatırlayın...

17 günlük kapanma sürecinin başında otobüs terminaline yerleştirilen yüksek etkili patlayıcılar polis tarafından bulundu.

Toplu katliamdan son anda kurtuldu insanlarımız.

Dağlarda, sınır ötesinde çarpışan, zaman zaman şehit haberlerini aldığımız güvenlik güçlerimize de şükran borçluyuz.

...................

Ancak...

Bu tür yasaklar zaman nehrini tersine akıtmak gibidir.

Nasıl ki Anayasa gereği “İdarenin bütün tasarrufları denetime tabidir”, polisler de idarenin sivil mensupları gibi birer devlet memuru olarak denetlenirler.

Hizmetin tabiatı budur.

Özellikle “tekno demokrasiye” evirilmeyi yaşadığımız bu çağda artık “kamera mercekleri, hukukun kanıtlarına dönüşmüş” bulunuyor.

Tekno demokrasi

BÜYÜK BİRADER GÖZLÜYOR

George Orwell’in kült romanı 1984’te bugün dünyamızın eşiğinde olduğu “tekno demokrasinin” ön işaretleri vardı.

“Büyük abi” diye adlandırılan “göz” her yerde yurttaşları gözlüyordu.

Hareketlerini ve sesini kaydediyordu.

..................

İşte bu öngörü Çin’de yapay zekâ desteğinde dehşet verici bir etkinlikle kullanılmakta.

Son zamanlarda 2 bin yeni teknolojinin devreye girdiği Çin’de 200 milyon kamera sürekli gözlemde.

“Sosyal güven” başlığı altında bir puanlama sistemi kuruldu.

Sistem, şahıslara aldıkları puanlara göre “ödül” veya “ceza” veriyor.

Ve teşhir ediyor.

Bireylerin puanları belirlenirken “harcama alışkanlıkları, sosyal medya kullanımı, arkadaş çevresi” ve daha bir dizi özelliğini kapsayan “algoritma” kullanılmakta.

Kırmızı ışıkta geçmek ya da kapalı alanda sigara içmek bile notu düşürüyor.

Yani sokağa çıktığınız andan itibaren sayısız kamerayla gözlemdesiniz ve yapay zekâyla değerlendiriliyorsunuz, puan alıyor, puan kaybediyorsunuz.

Bankadan kredi almak ya da seyahate çıkmak gibi kararlarınızı hayata geçirmek için “iyi puanlarınız” yeterli olmalı.

Tekno demokrasi

BİLİM KURGU DEĞİL

Sakın “gelecek bilim” kitabından sayfalar sanmayın.

Hepsi gerçek.

Özellikle Ortadoğu’daki şeyhlikler, krallıklar şimdiden bu sistem için Çin’le görüşmelere başlamış durumda.

Avrupa ülkeleri de kendi hukuk normlarına göre değişiklikler yaptırarak benzer sistemi hayata geçirmek için Çinli uzman şirketlerle temas halinde. (*)

Sistem aynı anda sayısız kişiyi analiz ediyor.

Hatta...

Psikolojik bulguları da kaydediyor.

“Sakin mi, sinirli mi olduğunu...

Yüzündeki mutluluk oranını...

Üstündeki elbiseyi...

Cinsiyetini...

Saç rengini...

Adını ve soyadını saptıyor.”

.................

Tekno demokrasi

Yapay zekâlı kamera sistemi sadece “yüzünü gördüğü kişileri” değil “arkası dönük ve çok uzakta olan kişileri” de tanımlayabiliyor.

İzahı şöyle...

Herkesin yürüme şekli, kol ve bacak koordinasyonu farklı.

Boyu, saç rengi ve pek çok özelliğiyle elde edilen bilgilerin hepsi bir havuzda toplanıyor.

Daha sonra sadece arkadan görülen bir şahsın kimliği tespit edilmek istendiğinde, hedef kişi, havuzda bulunan örneklerle karşılaştırılıyor.

Eşleştirme yapılıyor.

Güneydoğu Asya ve Ortadoğu ülkelerinin yanı sıra Avrupa ülkelerinin bu “tekno demokrasiye” ilgi duymalarının bir önemli nedeni de “terörle etkin mücadele...”

Tekno demokrasi

DOLAR DEVRE DIŞI

Çin ve Rusya’nın ortak hedeflerinden biri de “küresel ödeme parası olan doları” devre dışı bırakmak.

ABD’nin Rusya ve Çin’le ilişki kuran şirketlere hatta devletlere “Dolar işlemlerini askıya alırım” tehdidinden kurtulabilmek yıllardır bu iki süper büyüğün hedefi...

Yani...

Bunun için de “kripto para” ve benzeri ödeme sistemlerini egemen hale getirmek.

Çin’de “WeChat” ve “Alipay” ile tüm bankacılık işlemleri yapılabiliyor.

Çin’de nakit para neredeyse artık kullanılmıyor.

Ama daha önemlisi Amerika’yı içten vurabilecek gelişmeler var.

Facebook da Whatsapp üzerinden böyle bir sistem kurmaya çalışıyor. Facebook öncelikle para transferi yapmaya olanak vererek ilk adımını atmak üzere.

ABD’nin, “bankaların ve nakit paranın olmayacağı bir küresel ödeme sisteminde dolar silahını elden çıkarmak zorunda kalması” oyunun kurallarını tümüyle değiştirebilir.

...............

Yazının başına dönersek, “tekno demokrasiye akan zaman nehrini tersine çevirmek” mümkün mü?

................

(*) Şanghay Üniversitesi’nde akademisyen -Çin uzmanı Nurettin Akçay’ın Independent’ta Nisan 2020’de yayımlanan bu makalesinden yararlandım. Bazı satırlarını daha önce de yansıtmıştım.