Türkiye ve NATO Rönesans’ı

ABD Savunma Bakanı Lloyd J. Austin III’ün dünkü WP’de (Washington Post) yayımlanan demecinden “NATO için önemsediğim” bir söylem.

“Takımlar, yalnızca her oyuncuya güvenildiğinde ve saygı duyulduğunda başarılı olur.

Ve ittifaktaki (NATO) takım arkadaşlarımız her zaman bu saygıyı hissetmediler.”

................

Doğru...

NATO üyesi Türkiye, bir numaralı düşmanı terör örgütü PKK’ya, NATO müttefiki ve lideri ABD’nin yıllardır süren desteği karşısında
ne hissetmiştir?

Takımdaki oyuncu arkadaşına “güven” mi?

Takım arkadaşından kendisine “saygıyı” mı?

ÖMRÜNÜ TAMAMLADI MI?

Ne yazık ki şu son haftalara kadar NATO, her paydaşı için “güven” ve “saygınlık” hissi vermeyen -neredeyse- içi boşalmış bir kof organizasyon gibiydi.

Hatta “ömrünü tamamladığından” bile söz edilmekteydi. (Fransa Cumhurbaşkanı Macron...)

Öyle görünüyor ki Biden’ın Beyaz Saray’a gelmesiyle birlikte NATO efsane kuş Fenix gibi “küllerinden yeniden doğmak” üzere...

ABD’nin yeni Milli Savunma Bakanı Austin III “ABD sorumluluklarını tek başına karşılayamaz.
Bu yüzden NATO’ya inanıyoruz”
diyor.

.................

NATO Savunma Bakanları toplantısında “meslektaşlarıma vereceğim mesajdır” söyleminden şöyle satırlar cımbızladım...

Birlikte danışmalı, birlikte karar vermeli ve birlikte hareket etmeliyiz.

Bir takımın parçası olarak çalıştığımızda “ABD’nin en güçlü olacağına” inanıyorum.

İttifaklarımız ve ortaklıklarımız, rakiplerimizin hiçbirinin karşılayamayacağı stratejik avantajlardır.

Bu yüzden Savunma Bakanı olarak ilk çağrım NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’e oldu.

Birleşik Devletler’in “yeniden liderlik edeceğini, iyi takım arkadaşı olacağımızı” bilmelerini istedim.

Toplu güvenlik, paylaşılan bir sorumluluktur. Güçlü bir ortak kuvvet
inşa etmek esastır.

Aslında, NATO ittifakının bir numaralı işlevi “çatışmayı caydırmaktır.”

Bu “caydırıcılık” başarısız olursa savaşmaya ve kazanmaya hazır olmalıyız.

Ancak... Önce gerekli müzakereleri elbette yapmalıyız.

İttifakın askeri açıdan güçlü kalmasını sağlamak “birbirimize karşı sağlam bağlılığı” gerektirir.

Başkanın liderliği altında, Birleşik Devletler bu taahhüdü vermeye yeniden hazır.

İttifakımızı yeniden canlandırmaya hazırız.

“Liderlik” etmeye hazırız.

..................

Trump Amerika’sı neredeyse NATO’yu boşlamıştı.

AB ve Türkiye de “ABD’ye güvenini” o süreçte kaybetmişti.

Şimdi yeni dönem başlıyor. “NATO Rönesans’ı” diyebiliriz.

Yukarıda sıraladığım söylemlerin her biri Türkiye için çok önemli ve geçerli joker kartları gibidir.

İyi oynanırsa Türkiye’ye kazandırır.

Ama...

Bu da “iki taraflı güven oyunudur.”

Ve...

Türkiye zamanlaması “çok iyi bir güven kartı” oynadı.

O nedenle ayrı bir çerçeve içinde sunuyorum. Başlığı “Hulusi Akar Kartı...”

Türkiye ve NATO Rönesans’ı

ABD Savunma Bakanı Llyod Austin III: “NATO’ya Rönesans...”

HULUSİ AKAR KARTI

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi önemli bir “düşünce kuruluşudur.”

Başında eski İsveç Başbakanı Carl Bildt’ın olduğu bu kuruluş Amerika’daki Counsil of Foreign Relation gibi saygın bir kurum.

Uzun süre Amerika’da gazetecilik yapan Aslı Aydıntaşbaş da bu konseydendir.

Washington’dan duyumlarına göre, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın Rus “S-400 füzesavar sistemi için Girit formülü” müthiş etkili olmuş. (Yunanistan Rusya’dan aldığı S-300’leri Girit’te hangara çekmişti.)

Dışarıya karşı resmen gösterilmese de içeride bu öneri görüşülmekteymiş.

Duyguların akılcılığın önüne geçtiği “Türkiye öfkeliler” grubu “Girit formülünü zamana bırakmak” görüşünde.

Buna karşılık daha güçlü ve egemen olan görüş “Türkiye’nin Batı’dan dışlanmaması, Rusya’yla daha fazla yakınlaştırılmaması” yolunda.

Türkiye ve NATO Rönesans’ı

S-400 füze savunma sistemine Girit modeli...

..................

Aslında -gene duyumlara göre- Biden yönetimi Türkiye’yle özellikle Trump zamanında “liderler düzeyinde yoğun diyaloğa dayalı ilişkileri” yanlış buluyor. Liderden lidere değil kurumsal diyaloğun daha sağlıklı olacağı görüşü ağır basıyor.

Bu nedenle “Türkiye’yle ilişkileri 6 ay rölantiye almak” düşünülmüş.

Ancak...

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın masaya koyduğu “Girit modeli kartı” zamana bırakılacak gibi değil.

Özellikle de NATO çatısı yeniden onarılırken ve bu çatı altında yeniden “karşılıklı güvene ve saygıya dayalı iyi takım arkadaşlığı” hayata geçirilirken
“Girit modeli” görmezden gelinemez.

Türkiye ve NATO Rönesans’ı

S-400’ler için Girit modeli önerisiyle doğru zamanlama.