Ufuk turu

Haftaya noktayı birkaç konulu “ufuk turuyla” koyalım. 

Önce bir soru... 

“Demokrasi adına bombaların altında öldüklerini görmektense çocukların diktatörlükte yaşamalarını tercih ederim. Ya siz?” 

Bu soru İtalyan’ın Rai 3 televizyon kanalında Profesör Alessandro Orsini tarafından yöneltildi. 

Ufuk turu

Orsini, LUISS Üniversitesi’nde profesör. 

“Terör sosyolojisi” uzmanı. 

Üniversitenin “terör gözlem evi”ni yıllar boyu yönetti.  

Ukrayna savaşı başladığından bu yana ise televizyon kanallarının “tartışma programları bülbülü...” 

Ufuk turu

Yani... 

Ukrayna konulu her siyasi tartışmaya nane oluyor. 

Bir ekran yıldızına dönüştü. 

“İttifaksızlık ve pasifizim” adına günde birkaç kez ekranlarda “Ukrayna’ya yardım eden ülkeleri savaşı ve katliamları uzatmakla” suçluyor. 

Soruyor: 

“Ne adına? Otokrat Rusya’ya karşı demokrat Ukrayna adına mı?” 

Ve cevabını yazının başında yazdım. 

Tekrarlayayım... 

“Demokrasi adına bombaların altında öldüklerini görmektense çocukların diktatörlükte yaşamasını tercih ederim. Ya siz?” 

............... 

LA7 adlı İtalyan televizyonunda ise şöyle soruyor: 

“Başkan Volodimir Zelenskiy barışa engel mi?” 

Cevabı “Barışa engelse hemen terk edilmelidir” oluyor. Alessandro Orsini’nin ağzı laf yapmakta usta.  

Zelenskiy ve Ukrayna’daki savaş yüzünden “elektrik, akaryakıt ve gaz fiyatlarının artmasından şikâyetçi” bir kısım İtalyan arasında taraftar sayısı ve TV’de reytingi yüksek. 

İtalya’da Orsini’yi taklit eden tartışma papağanlarının sayısı artmakta. 

Avrupa’nın diğer ülkelerinde de Rusya yandaşı yazarlar ve ekran maydanozları çoğalıyor. 

HİTLER’İN KANI 

Orsini için birkaç satır daha. 

Son TV konuşmalarından birinde Hitler için şöyle dedi: 

“Polonya’yı işgal ettiğinde Hitler’in İkinci Dünya Savaşı’nı başlatma niyeti yoktu. 

Ancak Avrupalı güçler NATO’nun 5’inci maddesine benzer hükümler içeren ittifaklar kurmuştu...” 

Yani... 

Profesör Orsini “Savaşı genişleten Hitler değil, Avrupa devletleri oldu. Bu kez de gene Avrupalı devletler ve Amerika savaşı genişletmesi için Putin’i zorluyor” mesajını vermiş olmakta.  

Bu söylemden sonra yükselen tepkiler nedeniyle üniversite Orsini’nin yönettiği “terör gözlem evini kapatma kararı aldı.” 

TİYATROLARDA 

Ama... 

Artık kim tutar Orsini’yi. 

10 Mayıs’ta Roma’daki Teatro Sala Umberto’da halka açık bir konuşma için sahneye çıktı. 

Biletleri yok satmıştı. 

23 Mayıs’ta Livorno’daki konferansı da tıklım tıklımdı. 

Ufuk turu

................ 

Rusya yanlısı tutumlar İtalya’da taraftar buluyor. 

İtalyan gazeteciler de Moskova’ya davet edilmekteler.  

Ayrıca... 

Moskova’dan gelen haberler ve yorumlar İtalyan televizyonlarında geniş yer buluyor. 

Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov da İtalyan Zona Bianca programına çıktı, “Ukrayna Nazizm’ini (!)” kınama şansı buldu. 

Lavrov “Hitler’in Yahudi kanı taşıdığını” bu programda iddia etmişti. 

Rus gazeteciler de Avrupa ve özellikle İtalyan kanallarında boy göstermekte.  

O kadar ki 15 Mayıs’ta LA7’de yayınlanan Non e l’Arena programında Rus gazeteci Dimitri Kulikov “en çok İtalyan televizyonlarında konuk olduklarını” söyledi. 

İtalyan parlamentosunun Güvenlik Komisyonu’nun bu durumda “Rusya’nın İtalyan yayınlarına sızması” konulu bir soruşturma başlattığını da ilave edeyim. 

KİRPİ SEVİŞMESİ 

Dünkü Le Monde’da “İsrail ile Türkiye arasında yakınlaşmanın küçük adımlarla” sürdüğü yorumu yapıldı. 

İki tarafın da “ihtiyatlı” yaklaşımına işaret edildi. 

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun 24-25 Mayıs’ta gerçekleşen İsrail gezisinin analizinde ilginç bir benzetme yapıldı: 

“Yakınlaşmanın iki kirpi sevişiyormuş gibi dikkatli şekilde yürütüleceği!..” 

Bu söylem mart ayında İsrail Cumhurbaşkanı Herzog’un Türkiye’ye ziyaretinden önce Le Monde bir hükümet mensubu tarafından fısıldanmış. 

Le Monde Türkiye’nin Gazze, İsrail’in de Hamas nedeniyle birbirlerine ölçülü ve ihtiyatlı oldukları yorumunu yapıyor. 

Ufuk turu

ANKARA’NIN ZAMANLAMASI 

Türkiye’nin kuzey Suriye’de “30 km derinliğinde güvenlik şeridini tamamlamak üzere harekât açıklaması” için “doğru zamanlama” yorumu yapılmakta. 

Dünkü Le Monde şöyle yazdı: 

Türk nüfusu “sözde misafire” giderek daha fazla tepkili. 

Kuzey Suriye’de güvenli bölgelerde 1 milyon Suriyeli sığınmacı için Türkiye’nin 200 bin ev inşa etme planı açıklandı. 

Daha önceki müdahalelerden farklı olarak bu kez Sayın Erdoğan’ın -Ukrayna’daki savaşta kendini izole edilmiş bulan- Rus mevkidaşı Putin’in onayını almasına gerek yok. 

Suriye’deki Rus birliğinin büyük bir kısmı, yaklaşık 5 bin asker Donbas cephesini güçlendirmek için gönderildi. 

..................... 

Ankara tarafından İsveç ve Finlandiya “terörist Kürt militanlarını barındırmakla suçlanıyor.” 

Onların, NATO üyesi olmaları sürecini Türkiye bu nedenle engelliyor. 

Böyle duyarlı bir zamanda Batılı müttefiklerinden Türkiye, “kuzey Suriye’ye gerçekleştireceği askeri harekâtta muhalefet beklemiyor.” 

........................ 

Ancak gene de bir ihtiyat payına işaret edilmekte. 

“Türkiye’nin de ABD’den istediği F-16 savaş uçakları için kongre onayı gereğine...” .................... 

Sonuç... 

Dünyanın çivisi çıktı, sadece Türkiye değil Rusya, ABD, Avrupa ülkelerinin de yöneticileri iki elleriyle çok sayıda topu havada çevirmek ustalığını gösteren jonklör konumundalar.