Kars’ta mavi umut

Kars’ın Oğuzlu köyünde kooperatif kuran 20 kadın, mavikantarondan tıbbi ve aromatik yağ elde etmeyi amaçlıyor. Kadınlar, köyde hayvancılığa ek bir gelir kaynağı oluşturmayı hedefliyor.

Kullandığımız ilaçların etken maddelerinin önemli bir bölümü, doğadaki bitkilerden elde ediliyor. Farmakolojinin ecza dolabı aslında doğa. Birçok hastalığın merhemi tabiatta saklı. Önemli olan onu keşfedebilmek.

Bazen geleneksel kullanımlar, bu keşiflerde önemli rol oynuyor. Yerel toplulukların çeşitli sağlık sorunlarını gidermek için başvurduğu ananevi uygulamalar, laboratuvar desteği sayesinde ilaca dönüşebiliyor. Tıpkı ilk yerli ilacımız “Lityazol”da olduğu gibi. Dr. Cemil Şener’in böbrek ağrısı çekenler için köyde kaynatılan şevketibostan tanıklığıyla ortaya çıkmıştı o ilaç. Ama devamı gelmedi. Dünyanın en zengin floralarından birine sahip olmamıza karşın, bu endemik çeşitlilik bir türlü medikal zenginliğe dönüşmedi. Ancak son dönemde ciddi bir kıpırdanma var. Tıbbi ve aromatik bitkilere yönelik ilgi, hem tarımsal projelere hem de AR-GE çalışmalarına yansıyor. Bu hafta Kars’ta buna dair sevindirici bir gelişmeye tanıklık ettim. Oğuzlu köyündeki 20 kadın, bölgenin endemik çiçeği mavikantaronla umut veren bir girişime imza atmış. Kurdukları kooperatifle mavikantaronun yağını distile etmeye başlayan kadınlar, elde edecekleri ürünlerle köyde hayvancılığa ek bir gelir kaynağı oluşturmayı hedefliyor.

Mavikantaronun değeri

Kooperatifin Başkanı Sondem Yıldırım, çok kararlı konuşuyor: “5 dönüm alana mavikantaron ektik ama bunu 100 dönüme çıkaracağız. Sadece Türkiye’ye değil tüm dünyaya mavikantaron yağı satacağız. Hedeflerimiz büyük. Kars’a özel 20 çeşit tıbbi aromatik bitki, tarlalarımızda kendiliğinden yetişiyor. Civanperçeminden yarpuza, keten tohumundan koşkoza, nice endemik bitkimiz var. Artık tesisimizde tüm bunların yağlarından ürünler elde edebiliriz. Bu bitkiler daha önce tarlalarda heba oluyordu, şimdi buradaki kadınlar için umuda dönüştü. Aromatik yağ yapımını çevre köylerdeki kadınlara da yaymayı düşünüyoruz.”

Mavikantaron aslında Kars florasında varlığı bilinen ama önemsenmeyen bir bitki. Bu dönemde ovalarda hangi tarlaya girseniz mutlaka karşılaşırsınız. Her nedense değerlendirmek bugüne kadar kimsenin aklına gelmemiş. Oysa Estonya’nın millî çiçeği olacak kadar değerli. Onlarca farmakolojik özelliği var. Yara iyileştirme en bilineni. Cilt lekeleri için de yaygın olarak kullanılıyor. Doğal şans yani bölge için. Zaten Kars, bitki çeşitliliği açısından tam bir vaha. Göz alabildiğince uzanan mera ve ovalarda, hırı gürü, Kars burçağı, koca soğulcan, sarı yemlik, koşkoz, kurt mürdümüğü, kaya dolaması, sendel, yayla çanı, Algül, göle soğanı, gül meryemi ve kaplanboğan gibi endemik çeşitler var. Ve hepsi de farmakolojik etkilerinin araştırılmasına yönelik bakir türler. Belki de bazıları gelecekte ilaç olacak. O yüzden bu tip projeler çok önemli.

Kooperatife destek veren Tarım ve Orman İl Müdürü İbrahim Altıntaş da durumun farkında. Kars’taki tıbbi-aromatik bitki potansiyeline dikkati çeken Altıntaş, mavikantaronla başladıkları süreci geliştireceklerini ve doğadan toplama adına farkındalık yaratacaklarını söylüyor. Kars florasından şu an 100 ton mavikantaron toplanabileceğini aktaran Altıntaş, endemik bitki zenginliğinin kozmetik ve ilaç sanayisinde hammadde olarak kullanılması için ilk adımı mavikantaronla attıklarını anlattı.

Kars’ta mavi umut

500 kadına gelir

Proje, yerli deterjan firması ABC’nin maddi desteğiyle hayata geçti. Oğuzlar köyündeki tesis, ABC’nin kırsal kalkınma projesi “Yerli Yerinde”nin 5’inci durağıydı. Markanın Pazarlama Müdürü Deniz Özyer, Bursa’daki kadın kooperatifinin online satışlara başladığını, Menemen’deki kadın kooperatifinin de Katar’a aynısefa ihraç ettiğini söyledi.