Mersin’in yeşil altını: Avokado

Mersin’de avokadoya ilgi yoğun. Şehirde 3 bin dönüm avokado bahçesi var. Üreticilere son dönemde avokado tarımına girişen inşaatçı ve sanayiciler de eklenmiş

Mersin’in yeşil altını: Avokado


Herhalde son yıllarda popülaritesi avokado kadar artan bir başka meyve yoktur. Hem besleyici bileşenleri hem de kötü kolesterolü uzaklaştıran yağ içeriği sayesinde metropollerin gözde meyvesi oldu avokado. Süpermarket raflarından semt pazarlarına uzanan yolculuğu sırasında da fiyatı hemen hiç ucuzlamadı. Uzun süredir pazarda tanesi 8 liradan satılıyor. Tabii haliyle bu durum üretime; yani çiftçiye de yansımış.

Bugün Mersin-Antalya hattında avokado fidesi bulmak neredeyse imkânsız. Art arda yeni avokado bahçeleri kurulduğu için fideler adeta kapış kapış satılıyor. Mersin’deki Erdemli Fidancılık, 2022 yılının nisan ayına kadar yetişecek bütün fidanları şimdiden satmış. Bitkiyi Orta Amerika’dan Türkiye’ye getirmekte kilit rol oynayan Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü ise yoğun talep nedeniyle 1 yıl önceden sıraya giren çiftçilere satış yapıyor.

Bir ağaçtan 5 bin lira

Anlayacağınız, avokado bölge için adeta yeşil altına dönüşmüş. Nasıl olmasın! Bir ağaçtan 5 bin lira gelir elde eden çiftçilerden bahsediliyor. Üstelik üretim, iç pazardaki tüketime yetmediği için talep hep canlı. Meyvenin hasat döneminden itibaren yaklaşık 6 ay boyunca ağaçta taze bir şekilde durabilmesi de cabası. Ayrıca Doğu Akdeniz’in yarı tropik iklimi sayesinde meyve verimi, üreticiyi fazlasıyla tatmin ediyor. Tüm bu tablo Mersin’de avokadoya yönelik yoğun bir ilgiyi de beraberinde getirmiş. Kentte, 100 dönümlük avokado bahçesi kuran üreticilere, son dönemde avokado tarımına girişen inşaatçı ve sanayiciler eklenmiş. Yaklaşık 3 bin dönüm avokado bahçesi var bugün Mersin’de. Avokadoda Alanya ile rekabete girişen kentte, bazı avokado ağaçları 30-40 yıllık. Bu ağaçlar şimdi 300 kiloyu aşkın meyve veriyor.

Guava, mango bahçeleri

Mersin Tarım ve Orman Müdürü Arif Abalı, geçmişte muza yönelik eğilimin şimdi de avokadoda yaşandığını anlatıyor: “Özellikle boş tarım arazilerinin değerlendirilmesi açısından avokadoyu yaygınlaştırma çabamız çok iyi sonuçlar verdi. Avokado, dekar başına yüksek gelir sağlayan, ihracat potansiyeli de olan bir ürün. Türkiye’de de tüketim sürekli artıyor. Şimdilik iç tüketimin ancak yüzde 5’ini üretebiliyoruz. Daha yolumuz uzun. Küresel ısınmanın da etkisiyle bölgede avokado için oldukça uygun bir iklim var. Küresel ısınmaya dayanıklı bitki türleri geliştirme yolunda avokado başta olmak üzere, tropik meyveler şansımız oldu. Avokadonun yanı sıra guava, mango, passiflora bahçeleri de kurulmaya başlandı.”  Anlaşılan Mersin, yıllar önce muzla esmeye başlayan tropik rüzgârı, önümüzdeki yıllarda ciddi bir avantaja çevirecek. Zaten bölgenin çiftçileri, meyvecilikte yılların deneyimine sahip. Kent, meyvecilikte hep rekorlara imza attı. Anamur muzuyla, Silifke de çileğiyle markalaştı. Keçiboynuzu ve yenidünyada da liderliği Mersin sırtlandı geçmişten bu yana. Erdemli ise limonun başkentine dönüştü. Narenciye, erik, sakız kabağı ve şeftali kentin diğer önemli ihraç ürünleri. Hayvancılıkta ise Torosların engebeli yapısından dolayı küçükbaş besiciliği yaygın. İl, 900 bini aşkın keçiyle ülke birincisi. Göçebe yaşam tarzıyla ünlü Yörüklerin hayvancılıkta payı çok büyük. Onların bu işe devam etmesi için de Çukurova Kalkınma Ajansı, Mersin Valiliği ve Mersin Büyükşehir Belediyesi, taşınabilir güneş panelleri ve konteynerler hibe ediyor. Ayrıca belediye, kırsal kalkınmayı desteklemek için, köylülere hayvan ve yem desteği veriyor.