Semada sonbahar şöleni

Sonbahar göçleri başladı. Leylekler sıcak iklimlere doğru kanat çırpıyor bugünlerde. Turnalar da yavrularını büyütüp, kışlıklarına doğru yola çıktı.
Ardından küçük kuşlarla birlikte yırtıcı göçü başlayacak.

Önce arı şahinleri gidecek, sonra küçük orman kartalı... Eylül ortasından itibaren ötücü kuşları göreceğiz semada. Çıvgın, ötleğen, ak mukallit, kamışcın, kızılkuyruk geçişleriyle şenlenecek gökyüzü. En son, su kuşları çıkacak sahneye. Kuş gözlemcileri için eşssiz bir dönem yani.

Ornitolog Ergün Bacak da sonbahar göçünün özellikle İstanbul’daki gözlemciler için büyük bir fırsat olduğunu söylüyor: “İstanbul’da tepelere çıkarsanız eylül başında binlerce leyleği bir arada görebilirsiniz. Eylülün sonlarına doğru Anadolu Hisarı veya Toygar Tepe’ye çıktığınızda bir günde 10 bin küçük orman kartalıyla karşılaşmanız mümkün. 10 bin orman kartalı dünya popülasyonunun 10’da 1’i anlamına geliyor. Bu açıdan İstanbul Boğazı aslında leyleklerden ziyade orman kartallarının önemli bir geçiş noktasıdır. Ötücü ve yırtıcılarla birlikte kuşların göç yolculuğu kasım ortalarına kadar sürer.”

Semada sonbahar şöleni


Tabii bir de madalyonun diğer yüzü var! Gökyüzündeki şölenin bazı aktörleri için işler hiç de iyiye gitmiyor. Doğadaki en tehlikeli canlı; insanın bozduğu denge, maalesef bazı türlerin sonunu getirdi bile. ‘Türkiye Üreyen Kuş Atlası’na göre, Anadolu’da artık yaz ördeği ve kadife ördeği yok. Şarkılara konu olan o telli turna da artık uçmuyor, uçamıyor. Çünkü son yaşam alanı, Muş’taki Murat Nehri üzerinde bulunan adalar, binlerce koyunun otlağına dönüştürüldü. Yoğun otlatma baskısı ve üreme alanlarının koruma altına alınamaması nedeniyle telli turnanın soyu tükendi. Yine 2014 yılından bu yana Göksu Deltası’nda hiç rastlanmayan yaz ördeğinin de, bölgede çeltik üretiminin azalmasıyla yaşam alanını kaybettiği sanılıyor. Kadife ördeği ise yaşadığı Nemrut Gölü’ne yapılan yollar ve küresel ısınmanın etkisiyle yok olmuş.

Semada sonbahar şöleni


Nedeni habitat kaybı

Ekolojik sistemde tüm canlıların yaşamı birbiriyle bağlantılı. Ağacın kuşlara, kuşların böceğe, böceğin de ormana ihtiyacı var. İnsanın ise hepsine. Buna rağmen insan, kendi bindiği dalı kesmekten imtina etmiyor. Kim bilir belki de birçoğumuz ekosistemin farkında bile değil. Mesela, kuş gözlemcileri küçük kuşların artık İstanbul’da her geçen yıl daha da azaldığını gözlemliyor. Bunun temel nedeni; habitat kaybı. Zira ne çayır, ne dere ne de ağaç bıraktık kentte. Dolayısıyla kuşlar da yok artık. Haliyle de, baştankaraların temel besini tırtıl, İstanbul’da birçok ilçede ağaçları istila etti. Doğal denge bozulduğunda karşı karşıya olduğumuz durum bu. İlginç bir saptamayı da Ergün Bacak yapıyor.

Semada sonbahar şöleni


Aynı zamanda İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Ormancılık Meslek Yüksek Okulu Avcılık ve Yaban Hayatı Programı Başkanı da olan Bacak, kentlerde kuş popülasyonunun azalmasında kedi sayısının artışının da etkili olduğunu söylüyor.

Kedilerin kuş ve kuşların besleneceği sürüngenleri fazlaca avlaması, küçük kuş sayısını azaltmış. Ayrıca insanların attığı çöpler ve kimyasal atıkların da olumsuz etkisi var. Son bir gözlem de martıların artık denizlerde avlanmadığı yönünde. Maaselef martılar artık, çöplüklerde.