Yumurtada organik aldatmaca

Organik yumurtada kuşku uyandıran gelişmeler yaşanıyor; fason üretim yüzünden yumurtanın kodlarını izlemek güçleşiyor ve bundan hem tüketici hem de gerçek organik yumurta üreticisi hiç memnun değil.

Organik gıda tüketiminde ilk sırada yumurta var. Bu durum bazı fırsatçıların iştahını kabartmış olmalı. Çünkü son dönemde organik yumurtadan kötü kokular geliyor. Pazarda açıkta ‘organik’ diye satılan yumurtalardan söz etmiyorum. Onların zaten organik olması mümkün değil. Ancak organik sertifikalı bazı yumurtaların durumu da muamma. Nasıl mı? Anlatayım.


Yumurtada organik aldatmaca


Biraz baştan alalım. Yumurta yetiştiricilik metoduna göre 4’e ayrılıyor. Organik, gezen, kümes, kafes yumurtası. Organik yumurta diğerlerinden 2-3 kat pahalı. Neden? Çünkü antibiyotik ve pestisit kalıntısı içermiyor, GDO riski yok. Alacağımız yumurta organikse kabuğundaki kodun  “0 ”  ile başlaması gerekiyor. Ayrıca ürünün paketinde kontrol etmemiz gereken 3 temel unsur var: Organik tarım logosu, sertifika kuruluşunun logosu ve TR-OT ile başlayan sertifika numarası. Eğer ürün organikse bunlar mutlaka olmalı. Buna ek olarak yumurtanın hangi tesiste üretildiği de önemli. Organik tavuk yetiştiriciliği yapılan bir tesisten geliyorsa ne âlâ! Ancak, geldiği tesisi pakette göremiyorsanız işte o noktada kuşku veren bir bilinmezlik başlıyor. Bir de yumurtanın üzerindeki kafes kodu okunur değilse, kuşku daha da artıyor. 

Peki, organikte bu mümkün mü? Evet mümkün. Son günlerde çok sık karşılaşılıyor böylesi yumurtalarla. Bazı markalar, fason üretimle satış yaptığı için, ambalajda sadece paketlemeyi yapan firmanın ismi ve adresi oluyor. Yumurtanın izini sürmek isterseniz yolunuz, sokak arasında bir dükkâna ya da iş merkezlerine çıkıyor. Oysa orada tavuk bile yok. Yumurta oraya ‘dökme’ şeklinde geliyor ve ‘organik logolu’ pakete konulup markete ulaştırılıyor. Ve yüksek olasılıkla aynı tesiste başka markalar altında konvansiyonel yumurta da paketleniyor. O noktadan sonra hangisini yediğimizi artık Allah biliyor!

Organikçiler rahatsız

Anlattığım tablo organik sektöründe de rahatsızlık yaratmış. Organik Ürün Üreticileri ve Sanayicileri Derneği (ORGÜDER) Başkanı Muharrem Doğan, organik yumurtanın dökme olarak yollara düşmesiyle izlenebilirliğinin azaldığını söylüyor. Sektör için en büyük belanın toplu ürün sertifikası olduğunu kaydeden Doğan, çürük elmaları ayıklayabilmek için bizzat denetim yapıp, sonucu bakanlığa bildirmeye hazırlandıklarını anlatıyor: “Gelen ihbarları değerlendiriyoruz. İki  yıl önce bir firmayı tespit ettik. Konvansiyonel yumurta alıp, organik diye paketleyip satıyormuş. Üzerine gittik, kapatıp bırakmak zorunda kaldı. Dernek olarak habersiz gidip, ürünlerden örnekler alıp analiz ettireceğiz. Bunun altyapısını hazırlıyoruz. Çünkü sahtekârlık yapanlardan en büyük zararı organiğe inanıp, varını yoğunu bu işe yatıranlar görüyor. Sertifika kuruluşları da işini düzgün yapmalı. İş sadece sertifika imzalayıp göndermek değil. Bakanlığın kuruluşları iyi denetlemesi gerekiyor. İzlenebilirlik organikte çok önemli. Yumurtanın kabuğundaki kodu, sertifika kuruluşuna verdiğinizde, hangi kümesten geldiğini, o kümesteki tavuklara hangi aşıların uygulandığını bile sorgulayabilirsiniz.”

Koyu olmaz

Peki, tat ya da yumurtanın kendisinden organik olup olmadığını anlayamaz mıyız? Doğan’a göre organik yumurtanın sarısı koyu olmaz. Sağlıklı beslenme seminerlerine bazen yumurta rengi kataloğuyla gittiğini anlatan Doğan, “Renk, yeme katılan boya verici kimyasallarla ayarlanıyor. İsterseniz sarısını mor bile yapabilirsiniz. Organikte ise genellikle açık sarı renktedir. Hiçbir zaman koyu turuncu olmaz”  diyor. Özetle en akılcı olanı kahvaltıyı, üreticisi ve kodu belli, sertifikası güvenilir yumurtayla yapmak.