Bir kelimenin sebep olduğu yeni panik!

David Montefiori, Duke Üniversitesi, Tıp Fakültesi’ne bağlı Aşı Merkezi’nde çalışan bir aşı uzmanı. Merkez olarak üzerinde yoğunlaştıkları konu, HIV (İnsan Bağışıklık Yetmezliği Virüsü) için aşı geliştirmek. SARS ailesi de yabancıları değil; daha bizler SARS-CoV-2 adını bile duymamışken, onlar koronanın RNA’sındaki 29.903 dizinin (codon) her birini ismen tanıyorlardı. “Tanıyorlarmış” demek daha doğru; çünkü bunun böyle olduğunu ben de şimdi öğreniyorum.

Dr. Montefiori, kendisi gibi HIV aşısı üzerinde çalışan ancak mikroskoplarla değil elde edilen verilerle bilgisayar modelleri geliştirerek, virüsleri tanımamızı sağlayan, Los Alamos Ulusal Laboratuvarı’nda çalışan Dr. Bette Korber’e, geçen temmuzda bir mektup yazıyor ve koronanın insan hücresine girmekte kullandığı (resimlerinde kırmızı olarak gösterilen) çıkıntının RNA’sında 614’üncü amino asidin “alarm verici bir hızla glycine ile değiştiğini” bildiriyor. Bu “alarm verici” (“alarming”) kelimesini kaydedin lütfen.

(Bu yazışma geçen temmuzda -biz evlerimize kapanmış ve ekşi mayalı ekmek modelleri hakkında uzmanlık peşinde olduğumuz sırada- yapılıyor.)

ABD’de Kuzey Carolina eyaletindeki Duke Üniversitesi, bu bilgiyi dünyanın her tarafındaki aşı, virüs, bağışıklık uzmanlarıyla da paylaşıyor ve nitekim yeni vakalardaki virüsleri inceleyen ve bilinenden farklı olup olmadığını, yani mutasyona uğrayıp uğramadığını araştıranlardan İngiltere ve Kanada’dan hemen benzer gözlemlerde bulunduklarına dair haberler geliyor. Bu arada, bu uzmanların SARS-CoV-2 virüsünde belirledikleri ilk mutasyon bu değil; bundan önce RNA molekülünün 30 bine yakın dizininden bilmem kaçıncısında filanca ülkede değişim görüldüğüne dair 4 binden fazla rapor gelmiş vaziyette. Dr. Montefiori’nin Dr. Korber’e mesajı, bir mutasyon türünün hızla arttığını bildirmekten ibaret; “Bu mutasyona uğramış tür artıyor ama çok hızlı artıyor!” diyor. Başka bir deyişle, “Tüm dünyadaki SARS-CoV-2 bu türe dönebilir” diyor.

İngiltere’de son iki haftadır Kovid’in hızla artmasına sebep ararken, ilgili uzmanlar, “Acaba bu 614’üncü amino asitteki değişim mi yayılmayı hızlandırdı?” diye düşünürken, tabii Dr. Montefiori’nin Dr. Korber ile yazışması da ortaya çıkıyor ve... Sonrası felaket...

Hangi ajans muhabiri, hangi gazete uzmanı, hangi TV yapımcısı bu rapordaki “alarming” kelimesini gördü ise, tam aradığını bulmuş oluyor. Çünkü günümüz, daha çok satma, daha çok ilgi çekme, daha çok reklam alma günü; koronanın alarm verici hızla değişmesi, adı üstünde alarm vermesi olasılığı yüksek bir şey. Hele raporlardan birinde “Bu mutasyon sebebiyle daha hızlı yayılıyor olabilir” denmiş ise. Bilimsel rapordaki bilimsel kuşkuculuk gereği yazılan “olabilir”, bir anda haber dilinde “olmuştur” halini alır ve İngiltere’ye uçuşlar iptal olur; Fransa İskoçya’dan gelen balık kamyonlarını içeri almaz. Binlerce kişi havaalanlarında karantinaya alınır.

Daha da korkuncu zaten belirli bir dirençle karşılaşan aşılara güven yeniden sarsılır.

Bu arada bu değişimin virüsün hasta etme yeteneğiyle ilgili hiçbir şey bilmediğimize dikkatinizi çekerim. Belki de virüs daha az hasta edici hale geliyor. Buna dikkat ediyor muyuz?

Artık çok geç. Cin, lambadan çıktı bir kere. Koca dünya! Büyük insanlık! Bir yıl önceki başladığımız yere döndük. Şu minicik virüs hiçbir şey göstermediyse ne kadar küçük olduğumuzu bir kere daha gösterdi.