Çekirdekten siperlik yoğurttan dezenfektan

25 Haziran 2020

Teknoparklardaki Ar-Ge çalışmaları yeni normal yaşama göre de şekillenmeye başladı. Bu kapsamda ilginç icatlara da imza atılıyor. Zeytin çekirdeğinden siperlik, yoğurt asidinden dezenfektan bunlar arasında.

Yıldız Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. Mesut Güner, yeni normal döneme göre çalışma-larını düzen-lediklerini belirterek, bünyelerinde yer alan pek çok şirketin normalleşme sürecinde de bu mücadeleye yönelik ürün ve hizmet geliştirdiğini söyledi. Yıldız Teknopark, Kovid-19 ile mücadelede önemli bir inovasyon merkezi haline geldi. Bünyesindeki 20 startup koruyucu, önleyici, teşhis ve tedavi edici projeler geliştirdi.
Her alanda icat var

Güner, normalleşme sürecine geçişle beraber koruyucu alanda faklı icatların da bünyelerinden çıktığına işaret ederek, şu bilgileri verdi: “Ferge Mühendislik buğu yapmayan, hareket ve görmeyi engellemeyen ve kolay sterilize edilebilir bir yüz siperliği geliştirdi. Biolive ise ARaymond firması ile ortak zeytin çekirdeğinden çevreci siperlikler üretti. Durak Nano Bio Teknoloji, etken maddesi alkol olmayan tamamen doğal ve etkili bir el dezenfektanı geliştirdi. Bu dezenfektan halk arasında yoğurt asidi olarak da bilinen laktik asit ile karanfil, kekik, okaliptüs, çay ağacı, aleo vera gibi bazı esansiyal bitki yağlarının karışımından oluşuyor. Medron, giyilebilir teknolojiler ve IOT alanında çalışıyor. Şirket iş kazalarını önlemek, verimliliği artırmak adına personel, nesne ve iş makinelerinin takibini geliştirdiği bir akıllı bileklikle yapabiliyor. Ayvos, 6 metreden temassız ateş ölçümü yapan sistem geliştirdi. Teknopark bünyesinde turizm sektöründe otellere koronavirüs mücadelesinde destek olacak ve uzaktan bazı hizmetleri vermelerine olanak sağlayan bir platform oluşturan şirket de var, meyve sebze ihracatında virüs etkisini azaltacak antiviral sprey üreten de var.”

Yazının devamı...

Tekno girişimcinin rolü daha arttı

24 Haziran 2020

Koronavirüsle mücadelede tekno girişimler öne çıkarken, sağlık teknolojilerinin de yükselişi sürüyor. Teknoparklarda farklı alanlarda çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor

Türkiye’nin pek çok yerinde teknoparklar korona virüsle mücadele için çalışıyor. Bunlardan biri İstanbul Teknopark. Savunma sanayi odaklı bir teknopark olsa da bu dönemde sağlık teknolojisine yönelik çalışmalarını artırdı.

Teknopark İstanbul Genel Müdürü Bilal Topçu, kuluçka merkezleri Cube Incubation’da koronavirüsle mücadele için pek çok firmanın çalışma yürüttüğünü söyledi. Ağırlıklı savunma sanayi sektörüne yönelik çalışmaları olduğunu anımsatan Topçu, ancak bünyelerinde yer alan ve sağlık teknolojisi alanlarında çalışmalar yapan şirketlerin de gerek yetkin işgücü gerekse deneyimleriyle bu zor süreçte çalışmalarıyla devlete katkılarını sunmaktan geri durmadıklarını ifade etti.

10 farklı çalışma var

Teknopark İstanbul koordinasyonunda yürütülen İstanbul Sağlık Endüstrisi Kümelenmesi(İSEK), Sağlık Bakanlığı ve ilgili kuruluşlarla işbirliği içinde özellikle yerli tıbbi cihazın üretilmesi, temiz oda uygulamalarının yaygınlaşması, gerekli oksijenin güvenilir olarak sağlanması, solunum destek cihazları ile hastalara ulaştırılması, hastaların izlenmesi, sağlık çalışanlarının korunması ile ilgili ekipmanların geliştirilmesi ve lojistik yönetimi gibi konularda çalışmalar yürütüyor.

Topçu, şu anda teknoparklarında Kovid-19’la mücadele kapsamında 10 farklı çalışmanın yürütüldüğünü aktararak,

“Bunlar arasında probiyotikli el dezenfektanı, taşınabilir mekanik solunum cihazı (mekanik ventilatör), hedefleme teknolojisiyle Kovid-19 ilacını doğrudan akciğere iletecek kit, kitlesel pandemi yönetim uygulaması, nazal aparat ve ekspirasyon kiti, N95 kalitesinde maske üretimi için nano yapıda biyomalzeme üretimi gibi projeler yürütülüyor” bilgisini verdi.

Yazının devamı...

Koronaya karşı icat seferberliği

23 Haziran 2020

Salgın süreci bir kez daha teknoloji ve Ar-Ge’nin önemini ortaya koydu. Kolları sıvayan Türkiye’deki teknoparklar pek çok icada imza attı. Ventilasyon cihazı, tanı kitleri, temassız termal geçiş, sosyal mesafe takip sistemleri bunlar arasında

Koronavirüs salgını dünyada olduğu gibi Türkiye’de de icatları tetikledi. Salgın dönemi beraberinde teknolojik araştırmaların da hızlanmasını getirdi. Teknoparklar adeta seferber oldu. Salgından korunmak ve yeni normal yaşama alışma aşaması için pek çok icat yapıldı. En önemlisi de aşı geliştirme çalışmaları…. Türkiye’de ventilasyon cihazı, tanı kitleri, temassız termal geçiş sistemleri, yüz koruyucu kalkanlar, kağıt para dezenfektan sistemleri, sosyal mesafe takip yazılımları, robotik servis arabası gibi pek çok ürün teknoparklarda yer alan firmalar tarafından geliştirildi.

Önemi anlaşıldı

Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği (TGBD) Başkanı ve Bilkent Cyberpark Genel Müdürü Faruk İnaltekin, teknoloji geliştirme bölgelerinin bugüne kadar yaptıkları toplam satış tutarının 91.9 miyar TL, ihracatın ise 4.8 milyar dolar olduğunu söyledi.

Koronavirüs salgını sonrasında teknoloji geliştirme bölgeleri ve buralardaki firmaların süreçten güçlü çıkabilmek için çok emek sarfettiğini belirten İnaltekin, hem salgının önlenmesi hem de firmaların ekonomik olarak desteklenmesi adına pek çok aksiyon alındığını kaydetti. Ar-Ge personelinin 16 Mart-31 Mayıs tarihleri arasında evden çalışmasına izin verildi. Haziran ayı başında başlayan normalleşme adımları ile personelin yüzde 50 oranında evden çalışmasına olanak sağlandı. İnaltekin, salgın sürecinde teknopark firmalarının çoğunun projelerini devam ettirdiğini ancak tahsilatla ilgili sorunlar yaşadıklarını vurguladı.

 Salgın sürecinde teknoparkların çok ciddi şekilde Covid-19 ile savaş ve ekonomik katkı anlamında birçok ürün ortaya koyduğuna işaret eden İnaltekin, “Hatta bu alandaki çoğu yenilik teknoparklarda ortaya çıktı. Teknoparklar yanında üniversitelerdeki araştırma merkezlerinde ürünler geliştirildi.

Teknolojiye yapılan yatırımın kritik olduğunu bir kez daha gördük. Teknoparklar şu anda birçok alanda bu virüsle savaşıyor. Ventilasyon cihazı, tanı kitleri, temassız termal geçiş sistemleri, sosyal mesafe takip yazılımları, robotik servis arabası gibi pek çok ürün teknoparklarda yer alan firmalar tarafından geliştirildi” dedi. Koronavirüs salgını nedeniyle en çok ihtiyaç duyulan medikal ürünlerin hemen hemen hepsinin teknoparklarda üretilebildiğini ifade den Faruk İnaltekin, bunların teknolojiye yatırımın ne kadar önemli olduğunu gösterdiğini kaydetti. İnaltekin’e göre, pandemi sürecinde evde kalan insanları destekleyecek çözümler ve medikal alanında destekleyici yeni çözümler bu dönemde öne çıkıyor.

Pandemide teknoparkların kendini ispatladığını belirten İnaltekin, bu konuda “Teknolojiye ve teknoparklara yapılan yatırımların boşa gitmediğini, buraların vergi cenneti değil bu teşviklerle teknolojinin geliştirildiği ve en zor zamanlarda millete yardım eden yapılar olduğunu gördük” dedi.

Yazının devamı...

Tablete dönüş var

21 Haziran 2020

Koronavirüs salgını döneminde tabletin yıldızı parladı. Evden çalışma ve eğitim tablete ilgiyi artırdı. Yılın ilk çeyreğinde 250 bin adet tablet satılırken geçen yıla göre pazar yüzde 30 oranında büyüdü

Pandemi sürecinde evde kalış süresinin artması tabletleri eski günlerine döndürdü. Evde çalışma, eğitim ve eğlence ihtiyacı için tercih edilen tabletlere talep patlaması yaşanıyor. GFK verilerine göre, Türkiye’de bu yılın ilk çeyreğinde 250 bin adet tablet satışı yapılırken, bir önceki yıla göre pazar yüzde 30 oranında büyüdü.

250 bin adet sattı

Huawei Türkiye Tüketici Elektroniği Grubu Ülke Müdürü Seth Wang, Türkiye’de tablet pazarının büyüdüğünü ve ilk çeyrekte 250 bin adetlik satış yapıldığını belirterek, kendilerinin sektördeki payının da yüzde 11’e çıktığını söyledi.

Pandemi döneminde evden çalışmaya yönelen kesimin gelişmiş özelliklere sahip tabletlere ilgi gösterdiğini dile getiren Wang, “Huawei MatePad Pro gibi yüksek performanslı, gelişmiş özelliklere sahip, klavye ve kalemle kullanılabilen tabletler yalnızca medya tüketimi değil, üretkenlik konularında da tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılıyor. Bu dönemde tablete ilgi gösterenler arasında online eğitim veren ve eğitim alan öğrenciler de katıldı” dedi.

Wang, şu anda Türkiye’de satışta olan dört modelleri bulunduğunu, üst segmentte MatePad Pro, orta segmnette ise MatePad T8, MediaPad T5 10 ve MediaPad T3 10 modellerinin yer aldığını aktardı. Wang, 8-10 inç’e kadar değişen boyut, performansta birçok farklı tableti Türkiye’ye getirmeye devam edeceklerini de kaydetti.

Önemi anlaşıldı

Samsung Electronics Türkiye Mobil Ürünlerden Sorumlu Kıdemli Müdürü Sedef Özgür, tablet pazarının uzun süredir adet bazında küçülme gösterdiğini 2019 yılını 670 bin adetle kapattığını ancak pandemi sürecinde öneminin yeniden anlaşıldığını vurguladı. Pazarda ortalama satış fiyatının arttığını, kaliteli, fonksiyonel, fayda sunan ürünlerin sayısında artış yaşandığını aktaran Özgür, şunları söyledi:

Yazının devamı...

Yerli oyun furyası

7 Haziran 2020

Peak’in 1.8 milyar dolarlık rekor fiyata Toy Blast ve Toon Blast’ı satması gözleri yerli oyunlara çevirdi. Bilgisayar, oyun konsolu ve mobil platformlarda yıllardır oynanan onlarca popüler yerli oyun bulunuyor. Adları genelde yabancı seçildiği için oynarken yerli olduklarını anlamayabiliyoruz. Özellikle mobil oyun alanında kurulan Türk oyun firması sayısı da artıyor. En popüler yerli oyunlara göz attık.

Rekor kırıyorlarToy Blast ve Toon Blast: Peak’in rekor fiyata satılan oyunları. Toy Blast, aynı renkteki küpleri eşleştirip patlatılarak oynanan bir bulmaca oyunu. 3.500 versiyonu var. Toon Blast ise yine bir küp patlatma oyunu. Kedi Cooper, Kurt Wally, Ayı Bruno karakterleri var. Pek çok seviyesi bulunan oyun, bulmaca oyunlarına farklı bir bakış getirdi. Dünyanın dört bir yanındaki insanlarla yarışmanız için puan tablosu yer alıyor. Her iki oyunu 300 milyondan fazla insan indirmiş durumda.

Mount&Blade: Armağan ve İpek Yavuz tarafından kurulan Tale Worlds’ün Orta Çağ temalı, aksiyon ve rol yapma video oyunu. 2008 yılında piyasaya sürüldü. 2009’da Warband genişleme paketi duyuruldu. Mount&Blade II: Bannerlord ise devam oyunu olarak geliştirildi ve Mart 2020’de erken erişime açıldı. Oyun 200 yıl öncesini konu alıyor. Dünyanın dört yanından yüzlerce oyuncunun bulunduğu, devasa ve destansı kuşatmalara kadar uzanan çeşitli çok oyunculu oyun modlarında, taktiksel becerinizi ve savaş yeteneğinizi test edebiliyorsunuz.

Tüm dünya oynuyor Zula: Türk yapımı MMOFPS (Devasa Çok Oyunculu Birinci Şahıs Nişancı) oyunu. InGame Group çatısındaki Madbyte Games tarafından geliştirildi. 100’den fazla ülkede 11 dilde 26 milyon e-spor sever tarafından oynanıyor. Karakterler ve haritaları Türkiye’den seçmesiyle ilgi görüyor. Haritalarda Üsküdar, Trabzon Uzungöl, Safranbolu, Çanakkale, Kız Kulesi gibi tarihi ve turistik yerler bulunuyor. Sürekli yenilenen içeriğin yanı sıra oyunda, ortalama her ay büyük bir güncelleme yapılıyor. PC ve mobilde oynanabiliyor.
Kafa Topu: Kafa Topu, Masomo tarafından geliştirildi. Geçen yıl Tencent’in sahip olduğu Miniclip’e satıldı. Gözde futbol oyunları arasında. Gerçek oyunculara karşı oynuyorsunuz. 2014’te, Kafa Topu oyunu geliştirildi ve büyük başarı yakaladı. Masomo, oyunun ikinci versiyonu olarak Kafa Topu 2’yi çıkardı. Mobil oyunda hayalindeki futbolcuyu oluşturmak için onlarca farklı karakter ve aksesuar seçeneği sunuyor. Kafa Topu 2’de yer alan her karakter farklı özelliklerde.

Yazının devamı...

Bu bayram ekrandayız

23 Mayıs 2020

 

Bayramın kutlu olsun anneciğim… Ellerinden öperim babacığım… Nice bayramlara kızım… Mutlu bayramlar oğlum… Gözlerinden öperim torunum… Klasik bayram kutlamaları bu yıl yüz yüze yapılamasa da telefonla, internetten ya da mobil uygulamalarla sevdiklerimizle aramızdaki mesafeleri aşabiliriz.

Koronavirüs salgını tedbirleri kapsamında arife günü dahil dört gün boyunca bütün Türkiye’de sokağa çıkma kısıtlaması uygulanıyor. Yüz yüze iletişim kuramayacağımız için dijital iletişim kanallarına bu bayram sıkça başvuruyor olacağız. Bu şekilde mesafeler kısalacak. Peki, bayramlaşmak için hangi mobil uygulamalardan yararlanabiliriz? Özellikle 65 yaş üstü büyüklerimiz hangi uygulamaları daha çok kullanabilir? Mobil uygulamalar, akıllı telefon, tablet, bilgisayar ve akıllı saat gibi mobil cihazlarda çalışması için hazırlanmış yazılımlar. Bu uygulamalar kullandığımız cihazın içinde yüklü bulunan uygulama mağazalarından indirilebiliyor. Yapılması gereken bu mağazaların üzerine tıklayarak indirmek istediğiniz mobil uygulamayı bulup, ‘indir’ seçeneğine basarak telefonunuza yüklemeniz. Ülkemizde en yaygın kullanılan anında mesajlaşma uygulamaları WhatsApp, Facebook Messenger, BiP, Skype, Google Hangouts… Bunların hepsi ücretsiz. Bu uygulamalarla hem yazılı, hem sesli hem de görüntülü görüşme yapmak mümkün.

Pandemi döneminde yıldızları parlayan yeni nesil video konferans uygulamaları da var. Zoom, Teams, WebEx bunlar arasında. Bunlar biraz daha online iş ya da eğitim amaçlı kullanılıyor. Ancak Zoom gelişmiş özellikleriyle günlük hayatta da sıkça kullanılan uygulamalardan biri olmayı başardı. Sosyalleşme ve sohbet amaçlı uygulama olan Houseparty’nin de yıldızı parlıyor.

En popüler uygulamalar

WhatsApp: Dünyada ve Türkiye’de açık ara en yaygın kullanılan iletişim uygulaması. Bayramlaşmanın da gözdesi. Kullanmak için ücret ödemeniz gerekmiyor. Telefonun interneti ya da evdeki kablosuz interneti kullanıyor. Yazılı, sesli ve görüntülü görüşme imkanı tanıyor. Uygulama mağazasından indirip kurulumu tamamladıktan sonra yeşil simgesine tıkladığınızda çıkan kutucuğa cep telefonunuzu yazarak kullanmaya başlıyorsunuz. Telefon defterinizdeki WhatsApp kullanan herkesle bu yolla iletişim kurabilirsiniz. Bilgisayarda da internet üzerinden kullanmak mümkün. Uygulama üzerindeki telefon işaretine tıklayınca istediğiniz kişiyle sesli, kamera işaretine tıklayınca görüntülü görüşme yapabilirsiniz. WhatsApp gruplarına üye olabilir, siz de grup kurabilirsiniz. WhatsApp’la bayram boyunca 8 kişiye kadar video konferans şeklinde toplu görüntülü görüşme de yapabilirsiniz. Fotoğraf, video, ses kaydı ve konumunuzu da gönderebilirsiniz.

Facebook Messenger:

Yazının devamı...