ABD Başkanı Donald Trump’ın ilave gümrük vergisi kararının ardından otomotiv dünyası karıştı. Çoğu üretici acil eylem planı hazırlamaya koyulurken, bazıları sevkiyatlarını durdurdu. Yüzde 10’luk vergi dilimindeki Türkiye’de ise firmalar şimdilik izlemede...
ABD’nin 185 ülkeye yüzde 10 ile yüzde 50 aralığında ilave gümrük vergisi uygulamaya başlaması, halen dünyanın ana gündemindeki yerini koruyor. Çin, Avrupa Birliği, Kanada, ABD’ye misilleme amacıyla ek vergiler açıklarken, özellikle otomotiv endüstrisinde dünya çapında bir panik havası yaşanıyor. Yüzde 10 diliminde bulunan ve geçen yıl bu ülkeye 1.2 milyar dolarlık ihracat yapan Türk otomotiv sanayinde ise şimdilik bir bekleme söz konusu.
Zor kararlar
Toz duman arasında Volkswagen, Meksika’dan ABD’ye sevkiyatlarını “fiyat belirleme” nedeniyle bir süre yavaşlatma kararı alırken, Jaguar Land Rover 2 Nisan sonrası ihracatının 4’te birini gerçekleştirdiği Amerika’ya araç göndermeyi geçici olarak durdurduğunu
ABD Başkanı Trump’ın ithal otomobil ve parçalarına yönelik yüzde 25’lik gümrük vergisine ek yeni vergiler açıklaması, küresel çapta bir sarsıntı anlamına geliyor. Zira ABD, geçen yıl 474 milyar dolarlık otomotiv ürünü ithal ederken, bunların 220 milyar dolarlık bölümü binek otomobillerdi.
Ama unutmayalım sadece ithaller değil ABD’de üretilen ve satılan yerli markalar da “zam furyasından” nasibini alacak. ABD üretimi düşük fiyatlı Honda Civic, Chevrolet Malibu ve Ford Explorer gibi modellerde artış 2.500 ile 4.500 dolar, orta sınıfta yer alan ABD üretimi Jeep, Ram ve Toyota kamyonetlerde 5 bin ile 8.500, Cadillac Escalade ve BMW X5 gibi üst sınıf SUV modellerinde de 10-12 bin dolarlık zamlar bekleniyor. ABD üretimi elektriklilerde bu artış 15 bin doları bulurken, alt sınıf Avrupalılarda 10 bin dolara, lüks sedan, SUV gibi ithal araçlarda da 20 bin doları bulan artışlar olacak.
Peki ya Türkiye?
OSD Başkanı Cengiz Eroldu’ya göre, Türkiye’ye baz seviyede ilave gümrük vergisi uygulanacak olması,
OSD Başkanı Cengiz Eroldu, mevcut üyelerin toplam üretim kapasitesinin 2.2 milyon adet olduğunu belirtirken, yeni geleceklerle birlikte 3 milyona doğru genişleyeceğini belirtti, satışlarda yerli payının düşüklüğünü hatırlattı.
Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı Cengiz Eroldu, derneğin 13 üyesinin ve 17 üretim tesisiyle, yaklaşık 2.2 milyon adetlik üretim kapasitesine sahip olduğunu, bunun, önümüzdeki yıllarda yeni yatırımlarla birlikte 3 milyon adede yaklaşacağını belirtti.
Derneğin yönetim kurulu toplantısında konuşan Eroldu, “Türkiye’de 50 yılda 33 milyon araç ürettik. 20 milyon adet de araç ihraç ettik. 2024’te bir üyemizin yaptığı kapasite artışıyla toplam kapasite 2 milyondan 2.2 milyon adede çıktı. Türkiye’de kararı alınmış yatırımlar ve kararı alınacak diğer yatırımlar dikkate alınırsa, 2.8 milyon, 3 milyona yaklaşan çok ciddi bir otomotiv ölçeğine kavuşmuş olacağız” dedi. Geçtiğimiz yıl mevcut üreticilerin ciddi miktarlarda yatırımları olduğunu, ayrıca BYD’nin de 1 milyar dolarlık yatırıma
Kendi markasıyla ürettiği araçların yanı sıra Renault’ya yaptığı üretimle geçen yıl 300 milyon euro ciro yapan Karsan, bu gelirin yarısını elektrikli araçlarından elde etti. Bununla birlikte Karsan, Megane için 3 vardiyaya çıktı...
Türkiye’nin köklü otomotiv üreticilerinden Karsan, bir yandan kendi ürettiği toplu taşıma araçlarıyla iddiasını sürdürürken diğer yandan da Renault adına Megane Sedan üretimini 3 vardiya ile devam ettiriyor. Geçtiğimiz yıl toplamda 300 milyon euro’ya yakın ciro elde eden Karsan, bunun yüzde 54’ünü elektrikli araçlarıyla gerçekleştirdi.
Karsan CEO’su Okan Baş, cirosunda artış yaşayan bir üretici olduklarının altını çizerken, bunda yenilikçi ürün gamının da etkisi olduğunu belirtiyor. Okan Baş, “Bir önceki yıl (2023’de) 240 milyon euro olan ciromuzu, 2024’te 300 milyon euro’ya çıkarttık. Elektrikli araçlardan elde ettiğimiz cironun toplam ciro içindeki payı, yüzde 54’ün üzerine çıktı.
Ardı ardına darbeler yiyen Avrupa otomotiv endüstrisi için yeni bir plan hazırlandı. Avrupa Komisyonu’nun açıkladığı eylem planı, batarya üretiminden otonom araçlara kadar pek çok unsuru içeriyor ve rekabetçilik adına ciddi destekler getiriyor.
Avrupa’da satılan Çinli markaların oluşturduğu rekabet ve Çin pazarında satışların düşmesinin yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump’ın getirmeye çalıştığı ek vergilerle ciddi baskı altında olan Avrupalı üreticiler, uzun süredir huzursuzluk yaşıyordu. Zira Avrupa’da da bu yıl yürürlüğe girmesi planlanan çok sıkı emisyon gereklilikleri, onlara milyarlarca Euro’luk cezalar anlamına geliyordu.
Tüm bunların farkında olan ve üreticilerden gelen eleştirilere kulak veren Avrupa Komisyonu, geçtiğimiz hafta içinde Avrupalı üreticilere nefes aldırmayı amaçlayan bir “eylem planı” açıkladı. “Demoklesin kılıcı” gibi Avrupalı üreticilerin başında sallanan 2025 yılı emisyon kurallarının yürürlüğe konulmasını 3 yıl erteleyen Avrupa
Hyundai Motor Türkiye 2026’nın ikinci yarısından itibaren İzmit’teki fabrikasında elektrikli bir modelin üretimine başlayacak. Detaylar açıklanmamakla birlikte, söz konusu araç için hazırlıklar şimdiden başladı...
Koreli üreticinin denizaşırı ülkelerdeki ilk fabrikası olan ve kısa süre önce adını değiştiren Hyundai Motor Türkiye, tam elektrikli bir modelin üretimi için kolları sıvadı. Araç, 2026’nın ikinci yarısından itibaren üretilmeye başlanacak.
245 bin kapasiteli olan Hyundai Motor Türkiye’nin İzmit’te bulunan tesisinden uzunca bir süredir yeni model haberi gelmiyordu. Mevcut haliyle “i10”, “i20” ve “Bayon” modellerinin üretimini gerçekleştiren Hyundai Motor Türkiye, bu kez tam elektrikli bir modelin üretimi için düğmeye bastı. Türkiye pazarında ve Avrupa’da elektrikli araçlar konusunda daha iddialı olmayı hedefleyen Hyundai, bu çerçevede İzmit’te ürettiği yeni elektriklisini 40 ülkeye de ihraç edecek.
‘Made in
Bu yıl küresel otomotiv pazarında “cılız” bir büyüme beklenirken, büyümeye en az katkı Avrupa’dan gelecek. Bunda Avrupa’da yürürlüğe girecek katı emisyon kısıtlamaları ve üreticilerin inovatif dönüşümde geri kalmaları rol oynuyor...
Otomotiv sektörü 2023’te yüzde 10, geçtiğimiz yıl da talepteki düşüş nedeniyle sadece yüzde 1.7 büyüme gerçekleştirirken, bu yıla ilişkin yüzde 2’lik büyüme öngörülerine sahip. Bu büyümenin önemli kısmı Çin ve ABD’den gelirken, Avrupa’nın düşük bir katkı sağlaması bekleniyor. Ticari alacak sigortası konusundaki önemli şirketlerden Allianz Trade’in, 2025’te otomotiv sektörünün durumuna ilişkin değerlendirmesinde, Avrupa otomotiv endüstrisinin 3 yapısal engelle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Bu engellerden ilkinin, otomobil üreticilerinin elektrikli araçlara yönelik inovatif dönüşüm hamlesini kaçırmaları olduğu belirtilirken, Avrupalı üreticilerin,
Otomotiv ihracatı, yaklaşık 3 milyar dolarla, yeni yıla aylık bazda rekor kırarak başladı. Üretim ise, ticari araçlar ağırlıklı olmak üzere bir miktar düşüş yaşadı.
Geçtiğimiz yılı rekorla kapatan otomotiv sektörü, yeni yılın ilk ayında da 3 milyar dolara ulaşan dış satımla bugüne kadarki en yüksek Ocak ayı ihracat rakamına ulaştı ve 2025’e hızlı bir giriş yaptı. Buna karşılık üretim, ticari araç pazarındaki daralmanın da etkisiyle düşüş yaşadı.
Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) verilerine göre, son 19 yılda 18 kez ihracat şampiyonu olmayı başaran otomotiv sektörü, 2025’in ilk ayında, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 8 artış yaşadı ve 2 milyar 999 milyon 898 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Yıla iyi bir başlangıç yapan otomotiv sanayi, bu performansla, bugüne kadarki en yüksek Ocak ayı ihracat rakamına ulaştı. Ocak’ta ihracat yapan sektörler arasında birinciliği yeniden ele geçiren sektör, Türkiye ihracatından da yüzde 14,2 pay elde etti.
Otomobil sırtladı
Oto