Otomotivin inatçı keçisi Bricklin!

8 Ağustos 2021

Teşbihte hata olmaz! ABD’li iş insanı Malcolm Bricklin için, otomotiv dünyasının ‘inatçı keçisi’ desek yeridir. Zira 19 yaşından itibaren otomotiv sektöründe 30 kadar şirket kuran, kendi adına otomobil bile üreten Bricklin, bugün 80’li yaşlarda ve şimdilerde yeni bir marka için uğraşıyor...

Bricklin 3EV 

Yılmayan, her koşulda mutlaka bir çıkış yolu bulan, inandığı doğrultuda kimi zaman “kahramanca” ilerleyen kişilere hayranlık duyarım her zaman. Hikâyeleri, yaşadıkları, deneyimleri “hayranlık duyulacak”, “başucunda saklanacak” birer eser gibidir benim gözümde... “Hayata karşı duruşları”, kazandıkları büyüklü küçüklü zaferlerden daha önemlidir...

Bana göre Malcolm N. Bricklin de bu insanlardan biri. Her ne kadar “sürdürülebilir” başarılara imza atamamış olsa da, her defasında yeniden başlamak için hamle yapmış bir iş adamı ve girişimci Bricklin. Şu sıralar 80’lerini yaşıyor olsa da, yine en iyi bildiğini düşündüğü alanda, yepyeni bir girişim için heyecan duyan maceracı... Bunu sadece ben söylemiyorum üstelik. Kimilerine göre “beyni makineli tüfek gibi işleyen bir adam”, kimilerine göreyse “üzerine parmağınızı bastırıp çektiğinizde tekrar eski halini alan oyuncaklar” gibi biri... Hiç ümitsizliğe kapılmadan, başarısız olsa da, benzer şeyleri “hiç yaşanmamışçasına” tekrar denemekten korkmayan bir karakter...

Aile şirketinde başladı

“Bunca girizgâh yetmedi mi?” diyorsanız, bitti zaten, konuya giriyoruz şimdi!

1939 yılında doğan Amerikalı Malcolm Bricklin, henüz 19 yaşındayken babasının Orlando ve Florida’daki hırdavatçı dükkanlarını, “Handyman America” adıyla bayilik veren bir şirket haline dönüştürmüş. Ancak 1960’ta şirket iflas etmeden kısa bir süre önce tüm hisselerini satıp, kendi yolunda yürümeye ve otomotiv işine girmeye karar vermiş.

Yazının devamı...

Fiorino da RAM oldu

2 Ağustos 2021

Tofaş’ın Bursa’da ürettiği üçüncü araç da, Amerika kıtasında satılmaya başlandı. Nitekim Doblo’nun ardından Fiorino da RAM markasıyla Şili’de yollara çıktı

Tofaş tarafından üretilen bir başarılı minik ticari Fiorino da, ağabeyinin yolundan giderek, RAM markasıyla Amerika kıtasına adımını attı. Şimdilik Güney Amerika ülkesi Şili’de satışına başlanan Fiorino’nun adı, burada “RAM V700 City” olarak lanse edildi.

Bursa’da üretilen araçlar, ucundan kıyısından bir bir Amerika kıtasına giriş yapıyor. Nitekim bu konuda öncü olan Doblo, Fiat tarafından satın alınan Amerikan RAM markasını alarak, “ProMaster City” olarak ABD ve Kanada’da satılmaya başlanmış, oldukça beğeni kazanmıştı. Onu, büyük ölçüde Türkiye’de geliştirilen ve üretilen Egea izlemişti. Meksika’ya ihraç edilmeye başlanan Egea, burada “Dodge Neon” adıyla satılmaya başlandı.

Sadece van

Amerika kıtasına ayak basan son Bursalı ise, Türkiye’de olduğu kadar Avrupa’da da büyük başarı yakalayan Fiorino oldu. Fiat Fiorino, bu kez Amerika kıtasına Güney Amerika ülkesi Şili’den giriş yaptı. Bunu Porto Riko da izledi. Bununla birlikte Peru ve Arjantin’in de listede olduğu belirtiliyor.    

Sadece kapalı van versiyonuyla satılmaya başlanan RAM V700 City’de 1.4 lt (73 HP) benzinli ve 1.3 litre Multijet (75 HP) dizel motor seçenekleri bulunuyor. İhracat adetlerinin şimdilik çok yüksek olmadığı belirtilse de, Bursalı üçlünün Amerika kıtasını bir şekilde fethetmeyi başardığını söylemek gerek.

Yazının devamı...

Otobüsten sonra otonom minibüs...

26 Temmuz 2021

Karsan, otonom Atak Electric modelinin ardından bu kez de minibüs modeli Jest’i “akıllı” yapacak. Şirketin CEO’su Okan Baş, bundan böyle çıkaracakları her modelin “otonoma uyarlanabilir” olacağını belirtti

Son dönemde birbiri ardına yeni modeller çıkaran ve elektrikli araçlara önem veren Karsan, hem elektrikli hem de otonom yani “sürücüsüz” gidebilen araçlarının sayısını artırmaya, böylelikle bu özelliğe sahip araçlarda iddialı olmaya hazırlanıyor. Bundan böyle Karsan’ın çıkaracağı her model, “otonom sürüşe uyarlanabilir” olacak.

Jest Electric ile başlayan ve Atak Electric ile devam eden elektrikli atağını, geçtiğimiz aylarda tanıtılan “Otonom Atak Electric” ile taçlandıran Karsan, bu kez de Jest’in elektrikli ve otonom versiyonunu planlıyor. Karsan CEO’su Okan Baş, pandemi sürecinde akıllı teknolojilere ve çevreci ürünlere yatırım yaptıklarını vurgulayarak,  “İlk andan bu yana elektrikli araçlar bizim için ara istasyon, otonom araçlarsa ana hedefti. Bundan sonra üreteceğimiz tüm araçlar elektrikli olacağını söylemiştik, artık tüm yeni nesil araçlarımızı otonoma uyumlu olacak şekilde üreteceğiz. Öte yandan, elektrikli araç yatırımları da hız kesmeden sürüyor. Kısa sürede 12 ve 18 metre boyutlarında yüzde 100 elektrikli yeni araçlarımızı yollarla buluşturacağız. Bu araçlarımızı, Avrupa başta olmak üzere dünyanın farklı noktalarına ihraç edeceğiz” değerlendirmesini yaptı.

Elektrikli araç geliştirme ve üretmenin yanı sıra, otomotiv dünyasında elektrikli araçların gelişmesi için yapılan çalışmalara da katkı sağladıklarını belirten Karsan CEO’su Okan Baş, “Son olarak İspanya’da, uzun mesafeli yolculuklarda şarj istasyonu noktalarının belirlenmesi ve güzergah esnasında oluşabilecek ihtiyaçların tespiti gibi çalışmaların yapıldığı özel bir test etkinliğinde Atak Electric ile yer aldık. Elektrikli bir şehir otobüsünün, iyi bir planlamayla uzun yolculuklarda hedefe ulaşılabileceğini gösterdik” dedi.

Hibrit deyip geçme: 937 HP

İngiliz “hiper” otomobil üreticisi Aston Martin’in 2019’da “konsept” olarak paylaştığı, markanın ilk dışarıdan şarj edilebilir (plug-in) hibrit modeli olan Valhalla’nın seri üretim hali tanıtıldı.

Yazının devamı...

Dizelin cazibesi giderek düşüyor

19 Temmuz 2021

Tıpkı dünyada olduğu gibi Türkiye’de de dizel motorlu otomobillerin satışları giderek düşmeye devam ediyor. Dizel motorlu otomobillerin satışı bu yılın ilk yarısında yüzde 21 düşerken, bu otomobillerin toplam satışlardan aldığı pay yüzde 42.6’dan yüzde 22.1’e geriledi

Küresel ısınma ve pandemiye bağlı olarak bireysel araç sahipliğinin artmasıyla birlikte tüm dünyada dizel ve hatta benzinli araçlara yönelik ciddi bir tavır söz konusu. Avrupa Birliği, 2035’ten sonra dizel ve benzinli araçların satışını yasaklamayı tartışırken, özellikle Avrupa’da pek çok ülke, dizelleri şehir merkezlerinden uzaklaştırıyor. Haliyle bu, dizel motorlu araçların üretimi ve satışına da yansıyor. Nitekim yeni nesil pek çok modelde artık dizel seçeneği sunulmazken, dizellerin satışlardan aldığı pay da düşüyor.

Bu eğilim, Türkiye’de de kendini gösteriyor. Nitekim Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) verilerine göre Türkiye’de bu yılın ilk yarısında dizel motorlu otomobil satışları 2020’nin aynı dönemine göre yüzde 21 gerilerken, elektrikli ve hibrit otomobil satışları artmaya devam etti.

Benzinliler zirvede

Bu yılın ilk yarısında benzinli otomobiller 201 bin 295 adetlik satışla ilk sırada yer alırken, buna karşılık 68 bin 451 adet dizel satıldı. Hibrit otomobil satışı 25 bin 119’a, otogazlı otomobil satışları 14 bin 569 ve elektrikli otomobil satışı da 891 olarak kayıtlara geçti. Geçen yılın Haziran ayı sonu itibarıyla 102 bin 43 benzinli, 86 bin 632 dizel, 9 bin 36 otogazlı, 5 bin 711 hibrit ve 173 elektrikli otomobil satışı yapılmıştı.

Böylece benzinli otomobil satışları Haziran sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 97.3 ve otogazlı otomobil satışları yüzde 61.2 artarken, dizel satışları yüzde 21 geriledi. Hibrit otomobil satışları yüzde 339.8 ve elektrikli otomobil satışları da yüzde 415 artış gösterdi.

Dizel motorlu otomobillerin toplam satışlardan aldığı pay ise yüzde 42.6’dan 22.1’e gerilemiş oldu.

Dizel isteyenler son siparişleri verdi

Yazının devamı...

‘Asfalt ağlatan’ saygın bir çete!..

18 Temmuz 2021

Japonya’da servet ve itibar sahibi iki kişi tarafından kurulan “Naito Karabu” yani ‘Mid Night Club’, 1982-99 yılları arasında ses getirmişti. Katı kuralları ve ‘etik değerleri’ nedeniyle çeteye saygı duyuluyordu. Zira çete, ‘etik değerler’ yüzünden kendini yok etti

Naito Karabu üyeleri, geceleri 70 km’lik otobanda en yüksek hıza çıkmak için yarışıyordu. Hepsi saygın kişilikler, iş insanlarıydı. Aralarında bazıları sonradan başka suçlardan hapse girmiş olsa da... (Youtube)

Yıllar önce,  henüz kirpi saçlı bir erkek çocuğuyken, tek kanal siyah-beyaz televizyonumuzda ne çıkarsa seyredenlerdendim. Ancak bazı programlarda, gözlerimin şaşı ve tüyleriminse diken diken olması pahasına (eski televizyonlara çok yaklaşınca böyle bir şey vardı) ekranın dibine giriveriyordum. Tıpkı 1970’lerin sonunda usta gazeteci Uğur Dündar’ın, yasak olmasına rağmen sokakta yarışanlarla yaptığı ropörtaj gibi. O dönemde resmi ithalat olmamasına rağmen pahalı Amerikan otolarına ve onların modifiyesine nasıl para harcadıklarını, nasıl yarıştıklarını anlatıyorlardı.

 

Aslında ben de hiç yadırgamamıştım anlatılanları ve görüntüleri. Zira İstanbul’un Fenerbahçe semtinde yapılan yarışlara ben de tanık olmuştum yaşıma rağmen. Ayrıca amcam ve onun mahalle arkadaşlarının harçlıklarıyla “mütevazı” yerli otomobillerimizi farklılaştırmaya çalıştıklarını da hatırlıyorum. Bir de rahmetli dedemin, amcamın “Anadol”umuza taktığı susturucusuz egzostu “Bu soba borusu da ne?” diyerek  söktürüp fırlattığını da.

Onların farkı vardı...

Şimdilerde de benzer durum söz konusu. Elbette araç ve model sayısı arttı, modern otomobiller üretiliyor ya da resmi yoldan ithal ediliyor. Ve artık uzunca bir süredir, başta İstanbul trafiği olmak üzere Türkiye’nin birçok kentinde yollar, normal sürücüler açısından adeta kabus gibi... Zira özellikle geceleri, hız kameraları, uyarılar, cezalar ve kimi zaman ölümcül olan kazalar, onları durdurmaya ya da uslandırmaya yetmiyor. Akıllı telefonla kaydedilen videolar paylaşılıyor sosyal medyada!.. Ve bu yarışlar, kullanana “zevk” diğerlerine eziyet veriyor.

Yazının devamı...

‘32 milyar doları geçmek istiyoruz’

12 Temmuz 2021

OSD Başkanı Haydar Yenigün, üretim, kapasite kullanımı ve ihracatta işlerin iyi gittiğini, hedeflerinin ihracatta 32 milyar doları aşmak olduğunu belirtti

Otomotiv pazarı ve ihracatında düzelmeler sürmesine karşın, sektör, bunun yeterli olmadığı düşüncesinde. Nitekim Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Haydar Yenigün, “endüstrinin en iyi yılı olan 2017”yi kendilerine referans aldıklarını, hedeflerinin de bugünkü fiyatlarla o dönemdeki üretim ve ihracat adetlerine ulaşmak olduğunu belirtiyor.

Otomotiv sektöründe bu yılın ilk 6 ayını değerlendiren Yenigün, 2021 yılının beklentilerin üzerinde iyi gittiğini, ancak şu anki rakamlardaki baz etkisini dikkate almak gerektiğini söyledi.

Üretimin geçen yıla göre yüzde 23.3 arttığını, adet ve tutar olarak ihracatın, kapasite kullanım oranlarının yükseldiğini kaydeden Yenigün, “Beni en çok sevindiren de kg başına ihracat değerimiz. Ana sanayinin katkılarıyla şu anda yüzde 6 civarında arttı. Bu durum önümüzdeki 3 ila 4 yıl artarak devam edecek. Çünkü, endüstrinin tamamı yüksek teknolojiye yöneliyor” dedi.

‘2017’den uzağız’

İhracatta geçen yıla oranla artışların sürdüğünü belirten Haydar Yenigün, “Ama 2019’dan uzağız. 2017’den ise oldukça uzağız. Hepimizin derdi bir an önce o yüksek sayılara ulaşmak. İhracata geldiğimizde güzel rakamlar görüyorsunuz ama bunun çok daha güzel olması lazım. Tam yılda 32.7 milyar dolarlık ihracat rakamı hala kafamızda. Ona ulaşmak üzere çalışıyoruz” diye konuştu.

2018’de dolar bazında ihracatın 30 milyar doların üzerinde gerçekleştiğini, üretim ve ihracatta en yüksek adetlerin ise 2017 yılında görüldüğünü anımsatan Yenigün, “Biz 2017 yılındaki adetleri üretip, bugünkü araç değerinden ihracat yapmak istiyoruz. O zaman rakamlar tabii çok çok daha yukarılara çıkacak. Bence bizim hem sektör olarak hem memleket olarak ihtiyacımız da zaten o” dedi.

Yazının devamı...

Hyundai’nin ‘kilit’ modeli satışta...

5 Temmuz 2021

Hyundai’nin kilit öneme sahip modeli Bayon satışa çıktı. Bu yıl için 35 bin adet üretilmesi planlanan aracın 6 bin 500’ü iç pazarda satılaca 

 

Hyundai Assan’ın, İzmit tesislerinde 50 milyon euro ek yatırımla üretmeye başladığı tamamen yeni SUV modeli Bayon, Türkiye’de satışa sunulurken, ihracata oda katkı sağlayacak. Nitekim Hyundai Assan Genel Müdürü Murat Berkel, “Şu ana kadar 13 bin 500 adetlik Bayon üretim rakamına ulaştık. Yıl sonu hedefimiz 35 bin adet. İç pazarda hedefimiz ise 6 bin 500 adet. Kalan 28 bin 500 adedi ihracat olacak” dedi.

Markanın İzmit fabrikasında üretilen 3. modeli olan kompakt B-SUV modeli Bayon’un, Kona ve Tucson gibi SUV pazarında ses getireceğine inandıklarını belirten Berkel, “Farklı segmentlerin en avantajlı özelliklerini bünyesinde toplayan Bayon’un, hem Türk aile yapısına uyumlu olduğunu hem de gençlerin ve kendini genç hissedenlerin beklentilerini karşılayacağını düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

‘Alternatif oldu’

Vergilendirme sistemi nedeniyle kurların artışına paralel olarak artık yüzde 50 diliminde C-SUV model kalmadığını anımsatan Berkel, “400 bin TL ve üstü fiyatlarla karşı karşıyayız. SUV almak ve yüksek bedel vermek istemeyenlere, B-SUV’da alternatif olarak Bayon’u satmaya başladık. Bu nedenle de talep çok yüksek şu an” dedi.

Hyundai Assan Satış Direktörü Jong Weon Choi ise geçen yıl yeni i10 ve i20 projelerini gecikmeden tamamladıklarını, bu yıl da birçok zorlu süreci geride bırakarak Bayon’un seri üretimine tam planladıkları tarihte başladıklarını bildirdi. Choi, “Bu katma değeri yüksek olan otomobilimiz. Hyundai Assan’ın Türkiye’deki geleceği için kilit bir rol oynayacak. Her zaman olduğu gibi Türkiye ekonomisine ve istihdamına önümüzdeki yıllarda da katkı vermeye devam edeceğiz” diye konuştu.

Fiyatı 210 bin TL’den başlıyor

Yazının devamı...