Ana üreticilere ve satış sonrasına parça üretimi yapan yerli tedarik sanayi, son dönemde artan ithalat karşısında zorlanıyor. TAYSAD, rekabette korunmak adına yerli tedarikçi kullanımının teşvik edilmesi gerektiğini belirtti.
Türkiye’de otomobil ve ticari araç üretiminin ana unsurlarından biri olan tedarik sanayi yani yan sanayi üreticileri, son iki yılda yaşadıkları zorlukları belirlemek üzere bir anket çalışması gerçekleştirdi. Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği’nin (TAYSAD) öncülüğünde yapılan “Rekabetçilik Anketi” sonuçlarına göre, otomotive parça üreten yerli şirketler, son iki yılda özellikle yüksek iş gücü maliyetleri, döviz kurlarındaki baskılama ve faiz yükü/krediye erişim zorluklarının yanı sıra Çinli üreticilerin rekabette öne geçmesi gibi sorunlarla boğuşuyor.
Orta ve uzun vadeli yapısal tehditlerin gündemde olduğuna değinen TAYSAD Başkanı Yakup Birinci, bunların başında Çin’den yapılan ithalattaki hızlı artışa dikkat çekti.
Türkiye’de de kimi sürücüler tarafından bilinçsiz kullanılan “destekli sürüş sistemleri” konusunda Çin’de çalışma başlatıldı. Çin yönetimi, “otonom olmayan bu sistemler” için üreticilere ültimatom verdi, kurallar ve ehliyet sınavlarının değiştirileceğini bildirdi.
Çin’in başkenti Pekin’de, Mart ayında meydana gelen ve ölümle sonuçlanan kazada, aracın, “destekli sürüş modunda” olduğunun ortaya çıkmasından bu yana ülkede ciddi incelemeler ve araştırmalar yürütülüyor. Nitekim Çin Kamu Güvenliği Bakanlığı, araçlarda giderek daha çok sayıda “destekli sürüş sistemleri” kullanılmaya başlandığını hatırlatarak, kamu güvenliğini sağlamak amacıyla karayolu trafik düzenlemelerini sıkılaştıracağını ve yasal sorumluluklar belirleneceğini açıkladı.
“Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleri” (ADAS) olarak da adlandırılan, destekli sürüş sistemleri, otomobillerde sürücülere yardımcı olmak ve
Elektrikli araçlara olan talebin zayıflığı ve ABD Başkanı Donald Trump’ın gümrük tarifeleri derken, otomotiv üreticilerinde ciddi sıkıntı başladı. Ürün planlamacıları fazla mesai yaparken, markalar elektrikli yeni model lansmanlarını öteliyor...
Elektrikli talebindeki zayıflama ve yeni enerjili araçlara hükümetlerin verdiği desteğin azalması ya da kesilmesi, otomobil üreticilerinin birkaç yıl önce akü fabrikaları ve yeniden yapılandırılmış montaj tesislerine yaptıkları yatırımları baltalarken, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni gümrük tarifeleri, üreticilerin öngörü yapmalarını zorlaştırdı.
Otomotiv ürün planlamacıları, yaygın ekonomik belirsizlikler ve düzenlemeler nedeniyle çalkalanan bir ortamda milyarlarca dolarlık bahisler yaparken, risklerle mücadele etmek zorunda kalıyor. Otomobil üreticileri, hangi ürünleri piyasaya sürmeleri, ne zaman ve nerede üretmeleri gerektiğini yeniden düşünürken, özellikle yeni elektrikli modellerin piyasaya çıkış tarihlerinde ötelemeler yaşanmasına
Bu yılın ilk yarısında iç pazarda payı yüzde 29’a gerileyen yerli üreticiler, aynı dönemde gerçekleştirdikleri 530 binden fazla ihracatla teselli buldu. Başkanı Eroldu’ye göre rakamlar geçen yıla oranla iyi ama daha iyi olması gerekirdi...
Türk otomotiv endüstrisinde yatırımlar sürerken, yerli modellerin iç pazardaki ağırlığının giderek azalması, sektörü de düşündürüyor. Yeni model ve kapasite artırımı yatırımlarına rağmen üretim, geçen yılla hemen hemen aynı düzeyde gerçekleşse de, bu, iç pazara pek yansımadı. İhracat ise, bir miktar artışa rağmen, örneğin, 2017 yılının gerisinde kalmayı sürdürüyor.
Otomotiv Sanayii Derneği () Başkanı Cengiz Eroldu, Türkiye’de ilk 6 ayda 706 bin adet araç üretildiğini, bu rakamların geçen yılla paralellik arz ettiğini belirtirken, “Kapasite kullanımımızda geçen yıla göre bir miktar kötüleşme var... Yeni yatırımlarımız var. Onların etkisiyle Türkiye’deki otomotiv sanayinin de toplam kapasitesi 2 milyondan 2 milyon 200
Satışlarda bir rekora imza atan Türkiye otomotiv sektörü, endüstri tarafında da hareketli ve rekorlu bir haziran ayına imza attı. İhracat, 3.4 milyar dolarla tarihindeki en yüksek haziran performansına ulaştı.
Türkiye’nin otomotiv sektörü, hayli hareketli ve rekorlu bir haziran ayı atlatırken, bunun, ihracat tarafında da sürdüğü bildiriliyor. Nitekim geçen ay otomotiv ihracatının, 3.4 milyar dolarla en yüksek performansına ulaştığı açıklandı.
ÖTV artışı beklentisi, filo alımlarının artması ve kampanyalar gibi etkenlerle otomotiv satışlarının aylık bazda rekor kırdığı açıklanmıştı. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, haziranda toplam pazar 118 bin 013 adede ulaşırken, yılın ilk yarısında da toplam satışlar, önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artışla 607 bin 379 adet olmuştu. Bu rakamlar da, rekor bir yıl olan 2024’ün rakamlarının üzerinde çıkarak, yeni rekorlar gelmesine neden olmuştu.
Söz konusu rekorlar, geçtiğimiz ay ihracat tarafında da yaşandı. Uludağ Otomotiv Endüstrisi
Her ne kadar elektrikli araç satışları eski ivmesinden uzak kalsa da, Batılı üreticiler, menzil kaygılarını giderecek ve Çinli rakipleriyle arayı kapatacak “solid state” bataryalar konusunda gaza bastı. Hedef, 1000 km’ye kadar menzil sunmak.
Avrupa ve ABD’de elektrikli otomobil satışları durgun, hatta aşağı yönlü bir hareket izlerken, Çinli rakipleri karşısında oldukça geride kalan Batılı üreticiler, “katı hal” olarak da bildiğimiz “solid state” bataryalara yöneliyor. Belli başlı üreticiler, bu yolla, tek şarjla 1000 km’ye menzilin yanı sıra daha akıcı tasarımlar ve hafifletilmiş araçlar sunmayı hedefliyor.
BMW ve Mercedes’in yanı sıra bünyesinde pek çok markayı barındıran Stellantis de, gelişmiş özelliklere sahip katı hal bataryalarıyla ilgili çalışmalarını hızlandırdı. Daha yüksek enerji depolama yeteneği, daha yüksek sıcaklıklarda dayanıklı olması, araç menzillerini 1000 km’ye kadar çıkartabilme potansiyeli bulunan katı hal bataryalarının hızlıca kullanıma alınabilmesi amacıyla yol testlerine ağırlık
Türkiye’ye yüzde 10 ÖTV’li gruba giren bir versiyon getirerek adeta kapış kapış giden Tesla, Avrupa’da ise üzülmeye devam ediyor. Tesla, Almanya’da ürettiği makyajlı Model Y’nin satışına başlamasına rağmen, Avrupa pazarında ciddi düşüş yaşamaya devam ediyor. Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği’nin (ACEA) verilerine göre, Tesla’nın ocak-mayıs döneminde kaybı yüzde 45 oldu. Tesla’nın Kurucusu Elon Musk’ın, ABD Başkanı Donald Trump’a yakınlığı, sergilediği tartışmalı davranışların yanı sıra Avrupa ülkelerinde aşırı sağcı siyasetçilere verdiği açık destek, Avrupalıların markadan uzaklaşmasına neden olmuştu.
Türkiye’de ise, özellikle tek motorlu ve yüzde 10 ÖTV dilimine giren bir versiyon getirilmesi, Tesla için uzun kuyruklar oluşmasına, sosyal medyada toplu alımlarla “fırsatçılık” yapıldığına ilişkin tartışmalara neden oldu. ODMD rakamlarına göre 5 ayda Tesla’nın satış rakamı 5 bin 085 adet olarak görülüyor.
Türkiye’de trafikte bulunan elektrikli otomobillerin sayısı, mayıs sonu itibarıyla geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 115 artarak 245 bin 205’e yükseldi, trafikteki her 1000 otomobilden 15’i elektrikli oldu
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlenen bilgiye göre, mayıs sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı otomobil sayısı 16 milyon 667 bin 473 olarak kayıtlara geçti. Karbon salımının diğer yakıt türlerine göre daha az olduğu elektrikli araçlar, artan şarj istasyonlarının da etkisiyle son 10 yılda önemli oranda artış gösterdi. Söz konusu artışta, Türkiye’nin otomobili Togg’un piyasaya girmesi ve kullanıcı tercihlerinin araç seçiminde bu yöne kayması da etkili oldu.
200 bini aştı
2015’te yalnızca 565 olan trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil sayısı, 2025’te 200 bin barajını aştı. Mayıs 2024’te 114 bin 156 olan trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil sayısı, Mayıs 2025 itibarıyla yaklaşık yüzde 115 artarak 245 bin 205’e ulaştı.
Mayıs sonu itibarıyla, elektrikli otomobillerin kayıtlı otomobiller içindeki payı,