Önce davranmak için...

Otomobil ve hafif ticari araç satışındaki şaşırtıcı hareketlilik, ekimde de sürdü ve 94 bin 733’e yükseldi. Ekimde otomobil satışlarının % 90.9, hafif ticari araç satışlarının ise % 102.6 artması, ilginç bir gelişme.

Elbette bunda pek çok etken var. Öncelikle bu rakamlar içinde, halen geçmiş aylardan gelen siparişlerin payı bulunmakta. Nitekim, halen içeride ve dışarıda üreticiler, pandemi tedbirleri nedeniyle tam kapasite üretim yapamıyor. Bu da, pandemi öncesinde biriken ve sokağa çıkma kısıtlamalarının bitmesinden sonra da bunlara eklenen taleplere yanıt vermeye çalışıyor. Zira koronavirüs nedeniyle toplu taşımayı kullanmak istemeyenlerin “bireysel ulaşım”a yönelip, otomobil almak istemesi, talebi körüklüyor. Bu da, araç bulunabilirliğini etkiliyor.

Bana göre ekim ayında Türkiye’de satışların artmasındaki ikinci neden de, tüketicilerin, kur artışları nedeniyle bir an önce ve fiyat artışlarından etkilenmeden otomobil sahibi olma isteği. Nitekim satılan araçların büyük çoğunluğu, halen yüzde 50’lik ÖTV diliminde bulunan otomobiller. ancak döviz kurlarındaki artış, bu seviyedeki araç seçeneğini giderek azalmasına yol açıyor, ki zaten çok az sayıda model mevcut. Bunun yanında özellikle yerli üreticilerin yeni modellerini üretime almaları ve piyasaya sunmaları da, bir miktar satışı artıran etkenler arasında. Zira en çok satan modeller sıralamasında ilk 3 model tamamen yerlilerden...

Sonuç olarak bu eğilimin, büyük bir aksilik olmaması halinde, artarak sürmesi mümkün yıl sonuna kadar. Hatta belki de yeni yılın ilk çeyreği de böyle geçebilir. Ancak dediğim gibi, bir aksilik veya aksilikler zinciri olmaması halinde...