Dijital Autoshow ‘hızlı’ başladı

14 Eylül 2021

LEVENT KÖPRÜLÜ - Pandemi nedeniyle ilk kez tamamen dijital ortamda gerçekleştirilecek “Autoshow 2021 Mobility Fuarı”, bugün başladıo. 26 Eylül’e kadar sürecek fuarda, ziyaretçiler, otomobillerin ve hafif ticari araçların yanı sıra ilk kez tanıtılacak motosiklet ve scooterları “www.odd.org.tr/autoshow2021” internet adresinden ücretsiz olarak inceleyebilecek. 35 markanın 250’yi aşkın modelinin yer alacağı dijitalde Autoshow 7/24 açık kalacak, kaçırılan aktiviteler geriye dönük izlenebilecek, sadece laptop veya bilgisayarda değil mobil cihazlardan da erişim imkanı bulunacak. Telefon, tablet gibi tüm cihazlarda da uygulama indirmeden dijital fuar gezilebilecek.

Hibritlerini ve mobilite çözümlerini sergiliyor

Toyota, Autoshow 2021 Mobility Fuarı’nda “Herkes için bir Toyota Hybrid var” temasıyla yerini alırken, dikkat çeken mobilite çözümlerini de sergiliyor. Fuarda hibrit teknolojili Yaris, Corolla HB, C-HR, Corolla Sedan, RAV4 ve Camry modellerinin yanı sıra “GR Yaris”i de tanıtıyor. Toyota, hafif ticari araçlarının yanı sıra otonom elektrikli araçlardan insansı robotlara kadar birçok prototip mobilite ürününe de yer veriyor.

KONA EV’yi satışa sundu

Hyundai Assan, tamamen elektrikli B-SUV sınıfındaki KONA EV’yi Türkiye’de satışa sundu. Autoshow Fuarı’nda da sergilenen

KONA EV, full şarjla menzili ise 484 km olarak veriliyor. KONA EV müşterilerine ilk 5 bakım, Wallbox şarj ünitesi ve ayrıca 250 dk şarj da hediye ediliyor. KONA EV (100 KW) 487 bin TL, KONA EV (150 kW) ise 734 bin TL’ye satılıyor.

Yazının devamı...

Elektrikli dünyaya ilk itirazlar geldi!

13 Eylül 2021

Avrupa Birliği’nin, içten yanmalı motorlu araçların satışı ve kullanımına yönelik eylemleri, AB üyesi ülkelerden itirazlar yükselmesine neden oldu. İtalya ve Çekya, bu konuda başı çekti

Avrupa Birliği’nin (AB) küresel ısınmayla mücadele kapsamında içten yanmalı motorlara sahip araçlara yönelik kısıtlama kararlarına, AB içinden itirazlar gelmeye başladı. Nitekim Çekya, AB kararına karşı mücadele edeceğini açıklarken, süper otomobil üreticilerini topraklarında barındıran İtalya da, bu tip araçlar için bir “istisna” istiyor.

AB’nin açıkladığı “2035 kararı”na göre, 2030 yılına kadar üreticilerin emisyonları yüzde 55 oranında azaltması istenecek, 2035 itibariyle de kıtada tüm içten yanmalı motorlara veda edilecek. Hibrit ve LPG’li modeller de bu kapsama girerken, komisyon, 2035 itibariyle sadece elektrikli ve hidrojenli araçların satışına izin verecek.

‘Sektörü savunacağız’

Ancak özellikle Volkswagen Grubu bünyesindeki Skoda’ya ve Koreli üreticilere ev sahipliği yapan Çekya, bu karara karşı direneceğini bildirdi. Zira en büyük üreticilerden Skoda, ülkede tam elektrikli tek model, “Enyaq”ı üretiyor.

Çekya Başbakanı Andrej Babis, yaptığı açıklamada ülkesindeki otomotiv endüstrisini savunacaklarını, bunun için de Avrupa Birliği’nin benzin ve dizel motorlu araçların yasaklanmasına yönelik kararına karşı çıkacaklarını belirtti. Babis, “Fosil yakıtlı otomobillerin satışına yasak getirilmesini onaylamıyoruz. Bu mümkün değil!” ifadelerini kullandı.

Ülkede Skoda’nın iki fabrikasının yanı sıra Toyota ve Hyundai/Kia’nın da üretim tesisleri bulunuyor.

İtalya’nın istisnası

Yazının devamı...

Yüz yüze sevince ‘çipsizlik gölgesi’

7 Eylül 2021

İki yıl aradan sonra Avrupa’da düzenlenen ilk fiziki otomobil etkinliği olan IAA Mobility 2021 dün kapılarını açtı. 100’den fazla dünya lansmanının yer aldığı fuar, çip krizinin gölgesindeydi. Fuarda çevreci çözümler ağırlıkta...

Avrupa’da pandeminin ilk yüz yüze otomotiv etkinliği olarak tarihe geçecek IAA Mobilty 2021, Almanya’nın Münih kentinde kapılarını açtı. Sadece otomobil değil, ticari araç, bisiklet üreten firmaların bulunduğu 1000 kadar şirket, etkinliğe gelmiş. Pandemi sonrası artan bireysel mobilite ihtiyaçlarına karşı çevreci çözümlerin ağırlıkta olacağı etkinlik, 12 Eylül’e kadar devam edecek.

Üretimler kısıldı

Pandemi nedeniyle artan talebi karşılamaya çalışırken küresel ısınma baskısıyla elektrikli araçlara geçiş için gaza basmaya çabalayan otomotiv üreticileri, bir süredir çip kriziyle boğuşuyor. Çip tedariğinin yetersizliği nedeniyle üretimlerini kısan firmalar, fuara getirdikleri yenilikleri yeterli sayıda satamama riskiyle karşı karşıya.

Yürüyen minik oturma odası

Geçtiğimiz yıl sadece bir çizimden ibaret olan MINI Urbanaut konsepti, Münih’e hayat bulmuş olarak gelmiş. Yüzde 100 elektrikli bu model, katlanıp ön göğüste ortadan yok olabilen direksiyonu ve iç mekan düzenlemesi sayesinde bir oturma odasına dönüşebiliyor. Bol camlı yapısı ve açılabilen ön camı sayesinde kullanıcılarına “evi aratmayan” konfor sunan otomobil, buna karşılık lüks ya da gereksiz donanımlarla doldurulmuş bir araç da değil. MIN, bu araç için “Belki üretebiliriz” diyor.

Yazının devamı...

İki yıl sonra yeniden

6 Eylül 2021

Yeni tip koronavirüs pandemisi sonrası Avrupa’nın ilk yüz yüze otomobil fuarı Almanya’nın Münih kentinde açılıyor. “IAA Mobility 2021 Fuarı”nda 100’den fazla dünya lansmanı yer alacak

Tüm dünyayı sarsan Kovid-19 salgını, tüm dünyada neredeyse her şeyi bir anda durdururken, otomobil fuarları da ardı ardına iptal edilmişti. Tam da kapanmaların başladığı bir döneme denk gelen Cenevre Fuarı iptal edilmiş, daha sonra fuarda yapılacak dünya lansmanları ise “sanal ortama” taşınmıştı.

Salgının üzerinden bir hayli zaman geçmesine rağmen, Avrupa’da yüz yüze yani fiziki ortamda bir otomobil fuarı düzenlenmezken, daha önceleri Paris ile dönüşümlü olarak iki yılda bir yapılan Frankfurt Otomobil Fuarı da Münih’e alınmıştı. İşte “IAA Mobility 2021”, hem Avrupa’nın fiziki ortamda gerçekleşecek ilk büyük otomobil etkinliği olarak yerini alırken hem de Münih ilk kez bu fuara ev sahipliği yapıyor. Bugün basın günüyle kapılarını açan, tüketicileri de 7-12 Eylül tarihleri arasında kabul etmeye hazırlanan fuar, sadece otomobil değil, bir “mobilite” yani “ulaşım” etkinliği olarak dikkat çekiyor. Bu yüzden fuarda ağırlıklı olarak otomobiller yer alırken, alternatif yakıtlı otobüsler ve bisikletler de sevenleriyle buluşacak.

Temiz çözüm atağı

7 Eylül’de resmi açılışını Almanya Şansölyesi Angela Merkel’in yapması beklenen fuarda otomobil, ticari araç ve bisiklet üreticilerinin yanı sıra pek çok branşta 1000’den fazla firma yer alacak. 100’den fazla yeniliğin dünya tanıtımının yapılacağı fuarın, özellikle pandemi döneminde artan ulaşım gereksinimlerine “temiz çözüm” alternatifleri sunması açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekiliyor.

Bu çerçevede IAA Mobility, ilk kez ziyaretçilerine 15 farklı markanın 38 modelinden oluşan 250 adetlik bir test filosu sunacak. Fuar, bu sayede dileyenlere bu tip araçları, Bavyera Eyaleti ile birlikte oluşturulan özel bir yol olan “Mavi Şerit”te test etme imkanı verecek.

Toyota, Stellantis (Peugeot, Citroen, DS, Opel, Fiat vs.) ve Nissan’ın yer almayacağı fuarda sergilenecek yeniliklere bir göz atalım...

Yazının devamı...

Cezalardan kornalara neler oluyor şu yollarda?

5 Eylül 2021

Hep söylerim... “Otomobil ya da kamyon deyip de geçmeyin!” diye... Tabii “Onun da bir kalbi var” diye sürdürmeyeceğim satırlarımı. Ancak taşıtların dünyasında hayli ilginç hikayeler, bilinmedik alışkanlıklar, uygulamalar var. Kimi ülkede cezalar farklıdır, kimi ülkedeyse navigasyonun sesi beğenilmediği için otomobil değiştirilmeye ya da “geri çağırılmaya” kalkılır. Kimi ülkelerde sürücülerin bir bölümü için aracın en önemli unsuru “korna” iken, kimi ülkelerde başlı başına otomobilin kendisi, “güvenlik” ile eşdeğerdir... İsterseniz gelin, “bu pazar size sayfamla bir dünya turu attırayım” birkaç dakikalığına... Evet, kemerleri bağlayıverelim o halde!

Benzin istasyonundan uzaklaşmamalı!

Dünyanın en çok hayal edilen ve en ulaşılması güç otomobillerinin markasıdır Bugatti. 1000 ile 1.500 beygir arasında değişen güçlerdeki modelleri piyasaya süren Bugatti, otomobillerinin her açıdan sıra dışı olmasına özen göstermiştir. Bu özen, Veyron ve Chiron gibi modellerin “yakıt tüketimleri”ne de yansımış elbette. Nitekim 8 lt hacimli 4 turbo beslemeli W16 motora sahip Veyron EB 16.4 kullanan bir sürücü, şayet aracın son sürati olan 408 km/s ile sürekli yol almak isterse, bu hevesinin sona ermesi 12 ila 20 dakikayı alıyor. Zira 100 litrelik deposunun bitmesi için bu kadar süre yetiyor! Deponun maksimum hızda boşalma süresi ise 1.500 beygirlik Chiron’da 9 dakikacık. Diğer “biten” şeyleri saymıyorum bile...

‘Kornana kuvvet be yiğidim!’

Hindistan, pek çok kişi için dünyanın en mistik yerlerinden biridir. Ancak, “naçizane gitmiş biri olarak” söylemeliyim ki, trafikte en çok korktuğum ülkelerden biridir. Zira sürücüler, kesinlikle karıncaları örnek almışçasına birbirinin dibinden ayrılmayan, boşluk bırakmayan kişilerden oluşuyor. Bununla birlikte bu ülkedeki sürücülerin en değer verdiği konu “korna”dan başkası değil. Ülkede standart otomobil kornaları yetmediğinden, internet siteleri ve aksesuarcılar her otomobil için “güçlendirilmiş” korna satıyor. Audi gibi üreticiler ise “fabrika çıkışlı özel kornalar” ile satılıyor bu ülkede. Zira standart korna bir yılda bozuluyormuş. Peki neden mi korna çok kullanılıyor? Bazı sürücüler, bunun bir güvenlik ve kaza önleme “sistemi” olduğunu öne sürerken, kimileri de “Bilmiyorum, ama ailem de çok kullanırdı” demekle yetiniyor!..

Yazının devamı...

Çipler 2022’yi de rehin alabilir!

30 Ağustos 2021

Otomotiv endüstrisi, tüm dünyada “çip” kaynaklı krizle boğuşmaya devam ediyor. Otomobilin yanı sıra ticari araç fabrikaları da çip nedeniyle üretim duraklamaları yaşarken, sorunun 2022’de de süreceği belirtiliyor

Yeni tip koronavirüsün otomotiv sektörünün başına açtığı bir başka bela olan “çip krizi” bütün hızıyla sürerken, önemli çip üreticileri, bu durumun
2022 yılını da “esir alması”nın beklendiğini söylüyor.

Kovid-19 pandemisi nedeniyle yaşanan üretim duraklamaları, bazı tesislerdeki grev ve yangınlar, evden çalışma döneminde TV, cep telefonu ve tablet gibi elektronik ürünlere talebin artması, tüm dünyada çip krizi yaşanmasına neden olmuştu. Dünyada çip üretimi yapan firmaların azlığı ve yeni nesil araçlarda kullanılan çip sayısının artması da buna etki etmişti. Her ne kadar bazı tesislerde çip arzı artmış gibi görünse de talebin aşırı şekilde artması, sorunun
bir türlü aşılamamasına neden oluyor. Tabii bu parçaların üreticilere teslim sürelerinin uzaması da cabası...

Farklı çözüm aranıyor

Bu da, pek çok üreticinin başta “üretim durdurma” olmak üzere farklı çözümlere yönelmesini kaçınılmaz hale getiriyor. Toyota’dan Volkswagen Grubu’na kadar pek çok üretici geçtiğimiz haftalarda üretimlerini geçici olarak durduracaklarını açıklamıştı. Hatta Toyota, 14 fabrikasında üretime ara vereceğini açıklamıştı. Son olarak da Fiat, Peugeot, Citroen ve Opel’i bünyesinde bulunduran “Stellantis” bir açıklama yaparak, üç marka için tek çatı altında ticari araç üreten Sevel fabrikasında üretimin duracağını bildirdi. Bu kervana Daimler Grubu da katıldı.

Öte yandan Alman Porsche, araç sıkıntısı ve üretim aksaması yaşanmaması adına bazı araçlarında “kukla” çipler kullandığını açıkladı. Şirketin CEO’su Oliver Blum, “plasebo çipleri” diye de adlandırılan bu çiplerin, daha sonra, servislerde gerçekleriyle değiştireceklerini de kaydetti.

Yazının devamı...

Türkiye’nin ‘Hacı’sı dünyanın otomobiliydi!

29 Ağustos 2021

Fiat’ın Türkiye’de üretim macerasının başlamasına öncülük eden Murat 124, namıdiğer “Hacı Murat”, ülkemizin otomotiv hatıralarında yerini koruyor. 124, dünyada da birçok ülkenin sevgilisi konumundaydı

İtalyan otomotiv devi Fiat, 1960’ların başından itibaren Türkiye’de otomobil üretim yapmak için can atıyordu. Aynı şekilde Fiat traktörleri satan merhum Vehbi Koç da, özellikle Anadol projesinden sonra yeni bir fabrika daha kurmak ve sac karoserili otomobil üretmek arzusundaydı. Hatta bunu, yıllar önce Sanayi Bakanlığı’na Anadol projesiyle birlikte sunmuştu bile.

Ancak iki taraf da istekli olmasına karşın, ortadaki pürüzlerin giderilmesi ve el sıkışılması 1968’e kadar uzadı ve Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (TOFAŞ) kuruldu.

Başlangıçta Fiat, tıpkı Polonya ve İspanya’da olduğu gibi minik “850” modelinin üretilmesini önermişti. Buna karşılık Vehbi Bey, aracın biraz daha büyük olması gerektiğini söylemiş, ucuz fiyatlı olacağı için de bir miktar Anadol’un satışlarını baltalayabileceğini düşünmüştü. Bunun üzerine 1966’da oldukça sansasyonel bir şekilde (paraşütle bir uçaktan atılmıştı) lanse edilen, 1967 yılında da “Avrupa’da Yılın Otomobili” ünvanını kazanan Fiat 124’te karar kılındı. Oscar Montabone tarafından tasarlanan otomobil, kompakt boyutlarına karşın geniş iç mekanıyla dikkat çekiyordu.

‘O zaman denize dökeriz’

Fiat tarafı, o dönemde görüşmeleri yürüten merhum Bernar Nahum’dan, üretilecek araçların satışı konusunda garanti verilmesini ister. Yılmaz Çetiner’in kitabında yazdığına göre Nahum, sonunda bunalarak “Gerekirse Sarayburnu’ndan denize dökeriz” cevabını verir. Yurda dönünce de durumu Rahmi Koç ve Can Kıraç’a anlatır. Her ikisi de, araçların bir şekilde satılabileceğini söyler.

Bununla birlikte bazı kaynaklarda, merhum Vehbi Bey’in, bir büyük ortak arayışında olduğu, bu amaçla henüz Renault ile anlaşmayan Oyak’a Tofaş’ta ortaklık teklif ettiği, ancak bunun kabul edilmediği de yer almakta.

Dönemin Sanayi Bakanı Mehmet Turgut, Bursa milletvekili olduğundan, Renault gibi Koç’un kuracağı fabrikanın da Bursa’da olmasını istiyordu. Adapazarı, Bursa ve Orhangazi’de araziler bakılırken, aranan yer, Bursa’ya 10 km mesafede bulundu. Toprak sahibi köylülerin bir kısmının, fabrikada çalışabilecekleri söylenmişti. Nitekim öyle de olur. Murat 124’ün üretiminde zeytin işçileri de görev alıyor, zeytin zamanı da hasada gidiyorlardı.

Yazının devamı...