Mehmet Soysal

Mehmet Soysal

mehmet.soysal@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Kırk parçaya bölün-müş...
Bölünmesine de sürekli emek sarf etmiş...
Kamplaşmanın fitilini ateşlemiş...
Kimin neye inandığıyla daha çok ilgili olmuş...
Neyin doğru olduğuna ise daima sırtını dönmüş...
Siyaset üstü kalmayı başaramamış...
Ve hep siyaseti dizayn etme derdine düşmüş...
*
Çifte standart duygusuna yenik düşmüş...
Yaşam tarzına göre insanları sınıflandırmış...
İzm’lerin kaleleri olmuş...
Bir arada yaşamayı unutturmuş...
Ülkenin geçmişindeki düşmanları dost, dostları ise düşman göstermiş...
Kendi halkına yabancılaşmış...
Ve her aykırı isyanların provalarını sahnelemiş...
Her kazanın altına odun taşımış...
Hâlâ da taşıma huyundan vazgeçmemiş...
*
“Tarafsız” sloganı atmış, lakin hiç tarafsız olamamış...
“Objektif” demiş, ama objektifini istediği yöne çevirmiş...
“Her yerde” diye reklamını yapmış ama her yerin dramını taşıyamamış...
“Bu ülke” demiş ama efsaneler üreterek şehircilik yapmış...
“Yandaş” diye hep karşısındakini suçlamış ama yandaşlığını unutamamış...
Kendilerinin yandaşlığını demokratik bulmuş, kendisine yandaş olmayanı aşağılamış!
Tahammül-süzlükle suçlamış herkesi, kimseye tahammül etmemiş...
Halkın aklını aşağılamış, sürekli akıl vermeye çalışmış...
Kutsal değerleri aşağılama alışkanlığından vazgeçmemiş...
Medeniyet denilince aklına sadece çıplaklık gelmiş...
*
Bu ülkenin yüz yıllık medyasından söz ediyoruz...
Büyük bir hastalığın pençesinde kıvranıyor...
Ve hastalığının kronikleştiğinin farkında bile değil.
İç çatışmaları körükleyen bu mutfak artık yıkılmalı.
Fikir ayrılıklarını büyük bir düşmanlığa dönüştürmeyi başaranların, tellal kafaların her iki mahalleden kovulma zamanıdır...
Kimsenin cebindeki hesap defterini açtırmayan, bir arada yaşamayı ve sevdirmeyi öğreten, barıştıran, siyaset üstü kalmayı başarabilen, duygularından arınıp aklıyla hareket edebilen insanların mutfağa ve dümene geçmesi gerek...
Yoksa, savaşların eşiğinde dolaşan dünyanın cadı kazanlarına odun taşımaktan başka bir şey yapılmış olunmaz...
Barışmalıyız, sevmeliyiz, bir arada yaşamalıyız, birbirimizi anlamalıyız...
Ve herkes cebindeki hesap defterine bakmadan karşısındakini anlamaya ve yardımcı olmaya çalışmalı diyoruz...