Dua Lipa konserinin ardından

En son mart ayında bir konsere gittim. Birinci dalga, ikinci dalga derken, konser artık hafızalarda uzak bir anı. İnsanlar eve kapandığından, yaygın konser deneyimiyse online konserler.

Onlin konser salgınla birlikte hayatımıza giren bir yenilik değil. Festivallerden Arena konserlerine canlı yayınlar daha önce de defalarca yapıldı. Ama sanırım online performanslar artık yeni bir döneme doğru gitmeye başladı.

Cuma gecesi Royal Albert Hall’dan yapılan Dua Lipa konseri yayını bunun güzel bir örneğiydi.

Dua Lipa’nın canlı performansı bir konserin canlı yayınlanması şeklinde gelişmedi. Tam da yeni nesil canlı konser yayını ruhuna uygun bir şekilde danslar, koreografiler, farklı sahne dekor ve odalarda farklı hikâyeler anlatan, özel konuklarla renklenen bambaşka bir stüdyo deneyimiydi.

Dua Lipa bu konser için “Studio 2054” adında bir konsept hazırlamıştı. 70’lerin ve 80’lerin eğlence ruhunu en iyi yansıtmış mekânlardan New York’taki Stüdyo 54’e referansla hazırlanan bu çerçeve aslında Dua Lipa’nın 27 Mart’ta yayınlanan “Future Nostalgia” adlı albümünde ele aldığı “disco” kültürünün bir devamı niteliğinde. Konser de bu albümden şarkılarla başladı. Stüdyoda hazırlanmış beş altı farklı mekân/sahnede devam etti.

Elton John, Miley Cyrus, Bad Bunny, J Balvin farklı anlarda ekrandan şova girdiler. Kylie Minogue kanlı canlı sahnedeydi ve Dua Lipa’nın disko konseptine uyumu yüzde yüzdü. Konserde şarkı araları yoktu. Bir saatlik performans bir bütün olarak rejisinden orkestrasına ve dansçılarına kadar bir bütün olarak tasarlanmıştı ve sanırım en etkileyici yanı da buydu.

Dua Lipa  konserinin ardından

Biz evdekiler için en güzel yanı tam da Dua Lipa albümü “Future Nostalgia”nın “Nostalgia” kısmını hafiften yaşamamızdı. Evde oturmak, televizyonda konser seyretmek, Dua Lipa kaç kıyafet değiştirecek bahisleri... Özellikle 80’ler diskosu gibi neon ışıklı bir bar ve diskodan ibaret dekorda geçen bölümler televizyonda yılbaşı eğlencesi seyrediyormuş havası yarattı. Funky bas/davul, elektro gitar, ışıltılı kıyafetler eskiden TRT’de yayınlanan televizyon
eğlencelerini anımsattı.

FKA Twigs konsere peep show’uyla katıldı. Disko sahnesinde kabindeki DJ The Blessed Madonna’ydı. Bir diğer mizansende Angele ekibe katıldı.

Kylie Minogue’lu bir diğer disko sahnesinde kabinde Buck Betty vardı.

Dua Lipa bu şekilde üç konser daha verecek. Ayrıca başka sanatçılar da sırada. 12-13 Aralık’ta gerçekleşecek Gorillaz sıradaki en büyük merakım. “Song Machine Live” adlı bu şovun Dua Lipa öncesinde izlediğim teaser’ı harikaydı. Bu konserlerde farklı bilet paketleri var. Sadece konser izleyebilirsiniz. Ya da içinde albüm ve sanatçıya dair tişörtler ve bunun gibi koleksiyon objeleri de edinebileceğiniz bir versiyon var. Bir de farklı bir ücret ödeyerek konsere erken bağlanarak kulisten izlemeye başlamak da mümkün. Fiziksel konserlerdeki farklı oturma alanlarına alternatif olarak geliştirilmiş bir ürün geliştirme diyelim.

Açıkçası, bilete verdiğim 10 pound’un -yaklaşık 100 TL- karşılığını fazlasıyla aldım. Salgın sonrasında da bu tip konserler devam ederse, düzenli izlemeye devam edebilirim çünkü canlı yayınlanan diğer konserlerin aksine, burada “Her şeyi kaçırıyorum, insanlar orada bir yerde eğleniyor, ben de ekrandan sadece pasif bir şekilde izliyorum” hissi yok. Canlı konser yayınlarının en sıkıcı yanıbu ve izlediğim konseptte  böyle bir hisse konserin  hiçbir yerinde kapılmadım.

Tamamen canlı deneyim esas alınmış, akıp giden bir koreografi. Dua Lipa bir konser vermedi, bir saatlik müzikli bir performans sergiledi. Her saniyesi dikkatle hesaplanmış, hazırlanmış bir saatti bu.

Biraz daha teknik bilgi vermem gerekirse, bu konserleri LiveNow adlı yeni bir platform düzenliyor. Ağustos 2020’de lansmanı yapılan stream servisi, İngiliz Aser Ventures adlı medya şirketine ait. Şirket D2C (Direct to consumer) modeliyle çalışan bir platform. Spor, fitness, müzik, tiyatro ve sahne sanatları (entertainment başlığı altında toplanmış) etkinliklerini canlı izlemek mümkün. Sanırım, bu geleceğin canlı müzik endüstrisinde temel model olacak. Bu tip platformlara daha emekleme aşamasında gözüyle bakabiliriz. Bu model çok gelişip farklı alanlara gidecektir. Klişe anlatımla: Gelecek burada arkadaşlar.

Netice mi? Tavsiye ederim. Fırsatınız, imkânınız olursa mutlaka izleyin. En azından fiziksel konserler geri dönene kadar...