Müzik emekçileri yeni yollar arıyor

Yeni salgın yüzünden kaç hafta, kaç ay daha evde kalacağız belli değil. Sosyal hayat durduğunda konserler de duruyor ve bundan etkilenen kırılgan müzik sektörü yeni gelir oluşturma çabası içinde

 

Müzik emekçileri, şu aralar her zamankinden çok daha fazla ve çok daha büyük bir sıkıntının içinde. En hassas, en kırılgan sektör müzik sektörü. Toplumda ne olursa, gündemde ne varsa ilk önce müziğe, müzisyenlere ve sektörde çalışan emekçilere yansıyor. Her gün tabiri caizse hop oturup hop kalkan bir camiadan, binlerce on binlerce çalışandan ve ailelerinden söz ediyorum. Sanatçılar bu sektörün görünen yüzü ama bir de görünmeyen yüzü var. Bir konser iptal olduğunda ışıkçısından, şoförüne, yeme içme lojistik çalışanından, temizlik işçisine kadar çok değişik kademelerde çalışanlar zarar görüyor. Ve bu zararı hiç kimse umursamıyor. Yıllardır bu sektör ne devletten bir destek almıştır ne de finansal kolaylıklar sağlanmıştır kendilerine. Aksine en fazla vergi de müzik sektörüne ödetilir. Buna rağmen gündem kızıştığında herkes işine gücüne devam eder ama konserlerin durması, projelerin ertelenmesi beklenir. Bu saçmalık hiç azalmadı, düzelmedi maalesef.

Domino taşları gibi

Neyse uzatmayayım, bugün, yani salgın dolayısıyla her zamankinden daha da zor durumları müzik emekçilerinin. Çünkü ne kadar süreceği belli olmayan bir eve kapanma devam ediyor. Kaç hafta, kaç ay daha bu durumda kalacağız belli değil. Sosyal hayat durduğunda konserler duruyor ve sistemi oluşturan domino taşları sırayla bir bir yıkılmaya başlıyor.

Bu zor dönemde bütün dünyada müzisyenler ellerinden gelen tek şeyi yapmaya odaklandılar. Online konserler. Herkes evde olduğundan zaten konserler evden gerçekleşiyor, her şey konsepte uygun. Öte yandan seyirciler de mecburen evde olduğundan, sanırım en yoğun katılımlı online konserler şu aralar gerçekleşiyordur.

Peki, bu durum müzisyenler ve müzik emekçilerine nasıl yarayabilir, onların dertlerine biraz olsun nasıl çözüm olabilir? Youtube’un ve benzeri platformların izlenme üzerinden gelir sağlayan modelleri zaten var. Ama bu sistemin yanında başka ne yapılabilir diye düşünenler de bulunuyor. Can Kazaz bunlardan biri. Sanatçı vereceği online konseri Patreon üzerinden gelirlendirerek bu geliri emekçilere dağıtacak. Patreon bağımsız projelerin kullanıcılar tarafından desteklendiği bir platform. Bu fikir şu günlerde sanatçılar için önemli bir gelir modeli olabilir mi doğrusu bilemiyorum. Ama bu güzel ve anlamlı girişimi haber vermek istedim. Adres https://www.patreon.com/cankazaz.

Müzik emekçileri yeni yollar arıyor

Dört yeni rock şarkısı

Pera’nın “Her Gece Öldüm”ü, bu haftanın dikkate değer yeni şarkılarından. Rock, eski günlerindeki popülerliğinden uzak. Popülerlik derken, bu ifadeyi hem dinlenme oranlarını hem de yeni nesil müzisyenlerin bu türe ilgisini anlatmak için kullanıyorum. Pera gibi kaliteli işler çıkaran ekipler her zamankinden daha değerli.

Aynı şekilde Serin’in “Bir Çocuk Sevdim”i de haftanın diğer bir yeni ve “değerli” rock şarkısı.

Emir Can İğrek, türler arası geçişleri kullanan müzikal tarzıyla son dönemin en popüler isimlerinden biri. Geçen hafta üç şarkılık bir mini albüm yayınladı. Bu albümden “Sapa” adlı şarkı hayli yüksek izlenme oranlarıyla dikkat çekici. Dikkat çeken bir diğer yanı, şarkının rock sound’una sahip olması. Önceden arabesk, indie, pop türlerine yakın duran sanatçının bu şarkıda yüzünü rock’a dönmesi yakışmış. Şarkı daha da popüler olmaya aday.

Pinhani “Dünyadan Uzak” isimli şarkısını geçen hafta internete koymuştu. Bu şarkı temiz gitar sound’uyla olduğu kadar bugünün dünyasına fazlaca uygun sözleriyle de dikkat çekici. Bu rock kıtlığında aynı hafta dört güzel rock şarkısı iyi geldi.

8D deneyimi

Şu ara 8D audio parçalara ilgi var. Herkes, “Sevdiğiniz şarkıları bir de böyle dinleyin” deyip duruyor. 8D audio dosyalar, müziği sağ ve sol kulaklarınızda dolaştırarak size şarkının içinde “daha derin” bir deneyim yaratmaya yarıyor; (muş!) Ben açıkçası vokalin herhangi bir amaç ya da estetik kaygı gözetilmeden bir sağa bir sola dönüp durmasından hiç memnun kalmadım. Stereo’cuyum sanırım. Sağdan ve soldan iki kanal halinde ve kafamın içinde dönmeden dinlemeyi seviyorum şarkıları. Özetle. Aman dönmesin, böyle iyi.