Yeni albümler arasında

Melike Şahin, Buray, Olafur Arnalds, Altın Gün, Teoman, Pera, Kesmeşeker ve diğer gelişmeler.

Vokaline Baba Zula’dan da aşina olduğumuz Melike Şahin’in ilk solo albümü “Merhem”, bu hafta Gülbaba etiketiyle yayınlandı. Şahin, 2020’yi solo şarkılarla geçirmişti. Albüm bu şarkılardan bazılarını da içeriyor. Şahin, müziği, besteleri ve vokaliyle müzik dünyamızda yeni bir soluk. Bana sorarsanız tıkanan indie müzik sahnesini de canlandırmaya aday, heyecan verici bir sanatçı. Çok yönlü, yeniliklere ve farklı titreşimlere açık, yeteneğini çok doğru biçimde yönlendirebilen bir isim. Yılın en dikkat çekici albümlerinden biri olarak kayıtlara geçelim.

Yeni albümler arasında

Haftanın pop albümü

Bu haftanın pop albümü Buray’ın “Başka Hikâyeler” adlı 10 şarkılık uzunçaları. Buray, Türk popunun hafifçe alternatif olarak adlandırabileceğim isimlerinden. Çok yönlü bir sanatçı ve besteci. Şarkılarının da her zaman belli bir derinliğe sahip olduğunu düşünüyorum. Gitarlar, dans beat’leri, alaturka esintiler cesurca kullanılmış. Sanırım steril ve tek tip şarkılardan oluşan bir albüm yerine her şarkıda farklı etkilere yer verilmiş. Aynı albüm içinde birbirine zıt gibi duran tarzları deneyen sanatçılar günümüzde sürpriz değil. Sanırım yılın ilk yarısında önümüze gelen en dikkat çekici pop albümü.

Başka bir âlem

Olafur Arnalds’ın “A Sunrise Session” adlı live albümü gündemden uzaklaşıp (böyle bir şey bir yerlerde hâlâ mümkünse) biraz manevi dünyamızın derinliklerine kaçmak için iyi bir fırsat. İzlandalı besteci Arnalds, İstanbul’a muhtelif defalar gelerek seyircisiyle buluşan tanıdığımız isimlerden. Arnalds 2020 tarihli “Some Kind of Peace” adlı albümünün yayınlanmasından kısa süre sonra bu albümden bazı şarkıları yılın en kısa gününde, gün doğumunda canlı çalmıştı. “A Sunrise Session” bu kayıtlardan oluşuyor. Dört şarkılık toplam 15 dakikalık bir EP. Yani 15 dakikanızı ayırıp gözlerinizi kapatıp başka bir âleme gidebileceğiniz bir albüm. Konserlerin durduğu ama tünelin ucunda ışığın görünmeye başladığı ve en kısa günün geride kaldığı bugünlerde ilaç gibi geldi.

Yeni albümler arasında

Kesmeşeker’in 30’uncu yılı

Daft Punk 28 yıl sonra dağılırken Kesmeşeker 30’uncu yılını kutladı geçen hafta. “Kesmeşeker 30”, bu yıl dönümünde çıktı. EP albümde yer alan “Ada” yeni bir şarkı. Albümü dinlerken biraz sesi açarsanız bambaşka bir dünyaya girebilirsiniz. O dünyada zaman farklı akıyor. Olaylar farklı gelişiyor. Gündem dediğimiz ve bütün enerjimizi emen saçmalığa inat Kesmeşeker, Cenk Taner’in sakin vokaliyle hikâyeler anlatmaya devam ediyor. Dün bugün ve yarın… Her şeyin hızla değiştiği bir ülkede bazı şeylerin sağlam durması ne kadar güzel.

Modern Anadolu rock

“Yüce Dağ Başında”, “Ordunun Dereleri” ve “Kara Toprak”, Hollanda-Türkiye ortak projesi Altın Gün’ün bu hafta yayınlanan “Yol” adlı albümünden üç single. Batı pazarlarında daha çok “Turkish Psychedelic” adıyla bilinen Anadolu rock esintili müziklerin yepyeni modern bir versiyonu Altın Gün’ün albümü. Bu defa dans müziği seven kulaklara daha fazla hitap eden beat’ler var. Keyboard’ların daha fazla işin içine girmesiyle Altın Gün’ün soundu, 1970’lerin klasik Anadolu pop/rock grup soundundan daha modern bir yerlere evrilmiş. Bütün dünyada indie müzik dinleyicisinin ilgiyle takip ettiği Altın Gün’ün yeni albümü büyük potansiyele sahip. İşler yolunda giderse bu yıl sonuna doğru pek çok festivalde yer alacaklarına kesin gözüyle bakıyorum.

Yeni albümler arasında

Konser performansı özleyenlere

Teoman,“Tek Başına (Live)” adlı canlı performanslarını içeren bir albüm yayınladı. Konser performanslarını özleyenlere dolu dolu bir “Teoman deneyimi” sunuyor bu albüm.

Pera ile Türkçe rock güzelliği

Pera’nın “Sevda Beladır” adlı albümü haftanın yenileri arasında. Şu ara sanırım “rock grubu” kategorisindeki en popüler grup olma özelliğine sahip Pera. Duygusal/romantik/aşk acılı bestelerle dolu bir çalışma. Açıkçası Türkçe rock artık kaybolan güzelliklerimiz arasında. Pera’nın ve onun gibi yeni nesil ekiplerin varlığı ve müzikleri çok anlamlı.

21 Haziran’ı beklerken

Britanya topyekûn bu tarihe kilitlendi. Geçen hafta Boris Johnson’ın açıkladığı üzere işler yolunda giderse hayatın normale döneceği tarih bu. Şimdiden bahar/yaz rüzgârları esmeye başladı her yerde. Özellikle de müzik âleminde. Geçen marttan bu yana bir yıldır kapalı olan gece kulüpleri, barlar, publar, tamamen duran konserler ve diğer tüm etkinlikler, sinemalar ve tiyatrolar için yeniden başlama tarihi artık belli.

Bir hafta öncesine kadar tünelin ucunda ışık görünmezken şu anda mesela London Grammar, sonbahar turne tarihlerini açıkladı. Pek çok grup, özellikle bu yıl albüm yapanlar, 2021 sonbahar turneleri planlıyor. İkiz festivaller Reading ve Leeds, 27 ve 29 Ağustos tarihlerinde festivalin gerçekleşeceğini açıkladı. Devamı da bu hafta gelecektir. Tarihleri yazın ikinci yarısına ve eylüle denk gelen pek çok festivalin yapılacağına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor.

İngiltere dünyadaki en sert karantinalardan birini 2021’in ilk aylarında yaşıyor. İnsanlar sabırsızlıkla hayatın normale dönmesini beklerken bir yandan da yeni serbestliklerle işlerin yine kötüye gitmesinin ardından gelebilecek olası yeni bir karantinaya da felaket gözüyle bakıyor.

Yani şu anda 21 Haziran itibarıyla sosyal mesafe önlemleri kalkacak. Ancak açıklamadaki “eğer her şey iyi giderse” çekincesine pek konsantre olan yok.

8 Mart tarihinde okullar açılacak. Sanırım işin rengi ondan sonra belli olacak. İngiltere’den son haberler böyle.

DİĞER YENİ YAZILAR