MUHAFAZAKÂR CAMİADA FIRTINA İŞARETLERİ!..

Muhafa-zakâr kesimin siyaset ayağında tek tük karşı sesler yükselse bile hava durgun..
Belki, aralarında konuşuyorlardır..
Belki, kapalı ortamlarda eleştiriyorlardır..
Belki, içlerinde küsenler, kızanlar, hatta öfkelenenler vardır..
Ama su yüzene çıkan bir durum yok..
Hava bulutlu olabilir ama fırtına kopmuş değil.. Konuşan da alçak sesle konuşuyor..
-
Muhafazakâr kesimin yazar çizer ayağında hava durgun değil.. Patladı patlayacak.. Fırtına koptu kopacak..
Zaten bir grup yollarını ayırmıştı.. Veya ayırmak zorunda kalmışlardı..
Görülen o ki; çekişme bitmemiş.. Yenileri eklenmiş.. Onlara endişeli AKP’liler deniyormuş..
Belayı def etmek havalı bir uğraş olmadığı için kenara çekilmişler..
İddia bu!..
-
Sabah yazarı Altun’dan öğrendiğimize göre..
Bir kesim ‘Bu kavgadan yorulduk, ülkemizin pozitif ajandaya ihtiyacı var’ diyormuş..
Bir kesim ‘Kısır çekişmeler bir kenara bırakılmalı. Ar-Ge yatırımlarına hız verilmeli’ diyormuş..
Bir kesim ‘2023 hedeflerine ne oldu’ diye uyarıda bulunuyormuş..
Bunları söylemeleri normalmiş ama bunları söyleyenler olmaları gereken yerde durmuyorlarmış
Mesele buymuş..
Söz ve davranışlarıyla mücadeleyi akamete uğratıyorlarmış!..
-
Bu suçlamalar.. Bu iddialar fırtına işareti değilse nedir!
Hava patladı patlayacak..
Çünkü bu çıkış durduk yerde değil.. Endişeli AKP’liler hal ve gidişattan memnun değil.. Kelam oynatmaya başladılar..

355 şehit..5359 PKK‘lı..

Resmi rakam bu.. Dün Cumhurbaşkanı açıkladı.. Son altı ayda diyeceğim ama değil.. Aslında son üç ay..
Güneydoğu’da çatışmalar aralık ayında başladı.. Hâlâ sürüyor..
Silopi, Cizre, Sur, Nusaybin, Yüksekova, Silvan derken liste uzuyor..
Nereye kadar gidecek? Ne zaman duracak? Ne zaman bitecek belli değil?
-
Eskiden PKK dağda çatışırdı.. Karakola saldırırdı.. Operasyonlar başlayınca ya gizlenirdi ya da sınır ötesine geçerdi.. Kar yağınca sessizlik olurdu..
Dağda çatışmalar bir mevzide aylarca sürmezdi.. Ateşkes çok uzakta değildi..
-
Şimdi durum farklı..
PKK’lılar Nusaybin’e mevzilendi, Yüksekova’ya mevzilendi.. Barikatlar kuruldu, hendekler kazıldı, mevziler alındı, keskin nişancılar yerleştirildi, bubi tuzakları kuruldu..
-
Asker de polis de tankıyla, topuyla tüfeğiyle gitti.. Nusaybin’le Yüksekova yerle bir olsa da askerin-polisin hakimiyetine geçmeden bu savaş durmaz..
Maalesef; başlıktaki rakamlar çok artacak..

Diyanet neye hizmet ediyor?

Baba oğul sohbet ediyorlar..
Baba; ne güzel şehit olmak diyor.
Oğlu; şehit olmak hiç istenir mi baba? diye soruyor..
Baba; istenir tabii ki yavrum, kim cenneti kazanmak istemez ki yanıtını veriyor..
Bu diyalog Diyanet’in çocuk dergisinde yayımlanıyor!
Sorum şu; bu yayınla Diyanet İşleri Başkanlığı’nın amacı ne?
Ne olabilir?
-
l Televizyonlar, gazeteler şehit cenazeleriyle dolu.. Her gün üç dört şehit cenazesi kalkıyor.. Bu acıklı durumu perdelemek mi?
l Çocuklara, ölen ağabeyleriniz için üzülmeyin, darısı başınıza demek mi?
l Çocuklara cennete gitmenin kestirme yolunu göstermek mi?
-
IŞİD de benzer yayınlar yapıyor.. Cennet vaadiyle, cennete gitmenin kestirme yolunu göstererek militan topluyor..
Savaşçı yetiştiriyor...
Bombacı yapıyor..
Cennetten yer satarak yapıyor!.
-
Lahor’da lunaparkta kendini patlatan Taliban o eylemi cennete gideceği için yaptı.. Paskalya’da yaptı, Hıristiyanlar ölsün diye yaptı.. 29‘u çocuk 65 kişiyi kestirmeden cennete gitmek için öldürdü..
Buna inandırıldı!..
Şehit olacağına ikna edildi!.
-
4 milyondan fazla Suriyeli ülkesinden kaçtı.. 2 milyon 700 bini Türkiye’de.. Onlara niye geldiniz, kalsaydınız ne güzel şehit olacaktınız mı demeliyiz?
-
Bu arada, cennete gitmenin başka yolları da var..
Adil olmak, ahlaklı olmak, takva sahibi olmak, insanlık adına bir şeyler yapmak, insanlığın gelişimine katkı sağlamak gibi..