Kimimizin Arif’in Barı, kimimizin Çiçek Bar, diye andığı Beyoğlu’ndaki o hoş mekan yıkılmış.
Mekanın sempatik garsonu Sanlı, enkazın fotoğrafını atmış sosyal medyaya...
İlk bakışta sıradan bir yıkıntı...
Toz toprak tahta parçası...
Ama ne çok şey var enkazın altında
Yıllara sığmayan geceler var
Dostlarla bitmeyen sohbetler
Anlatmakla tükenmeyen öyküler
Sonunda şebekenin mensupları birbirine düştü!
Donald Trump önceki gün yanında oturan Savaş Bakanı Pete Hegseth’e dönüp füzeyi fırlattı:
- Askeri müdahaleyi ilk sen istedin, müdahale edelim çünkü onların nükleer silaha sahip olmasına izin veremeyiz, dedin.
Hegseth, Başkan’ın suçu üzerine atmasına bir şey diyemedi, boş boş baktı.
Başkan savaştan kaçış yolu arıyordu...
★★★
İran’ın nükleer kapasitesini yok etmek!
ABD saldırısına gösterilen sebeplerden biri buydu...
İlber Ortaylı dostum kültürlü adamdı, bilge adamdı, herkesle barışıktı... Ama kendi bedeniyle barışık değildi... Hatta kavgalıydı denebilir...
Yaklaşık 6 ay önce Amerikan Hastanesi koridorlarında gördüm... Doktorlar peşinden koşuyor ona bir şeyler anlatmaya çalışıyorlardı. İlber onları dinlemiyordu. Beni görünce sevindi, doktorları hepten bırakıp benimle sohbete başladı.
Ertesi gün yakın dostu Celal Şengör'ü telefonla arayıp İlber'le konuşmasını onu doktorları dinlemeye ikna etmesini rica ettim. Sanırım arayıp konuştu.
İlber neden böyleydi?
Bir psikolog dostum tahminini aktardı:
"İnsan eğer hayatında güçlü bir anlam bulmuşsa...
Vücuttaki arızalar geri planda kalır.
Hatta bedenine sessizce içerler...
İran deyince... Büyükelçi deyince... Enis Bey’i anmadan geçemeyiz...
Enis Bey yani Enis Akaygen, Cumhuriyet döneminde yıldızlaşan bir diplomat, çok başarılı bir görev adamıdır.
1929 - 34 yılları arasında Atina’da büyükelçi olan Enis Akaygen, iki ülkenin yakınlaşması için büyük çaba sarf etmiş, 1931’de imzalanan Türk – Yunan dostluk antlaşması için yoğun çalışmalar yapmış, hem Ankara hem Atina’nın takdirini kazanmıştır. O kadar ki... Enis Bey 1934 yılında Tahran Büyükelçiliği’ne atandığında, Atina, İran’daki Yunan vatandaşlarının işlerini ve çıkarlarını Enis Bey’in izlemesi için Ankara’ya başvurmuştur. O sırada Yunanistan’ın İran’da kalabalık bir kolonisi vardır ama temsilciliği yoktur. Yunan kolonisinin işlerini İngiliz elçiliği izlemekte ancak yetersiz kalmaktadır.
Yunanistan’ın talebi kabul edilir. Enis Bey İran’daki Yunanların da temsilcisi olur. Bu görevi beş yıl sürdürür. Türk - Yunan savaşından sadece 12 yıl sonra Yunanistan’ın
Zaman geçiyor değerli bir zaman...
Lisede öğretmen tahtanın silinmeyen bir köşesine yazmıştı bunu.
Sene 1964... Mülkiye birinci sınıfta Mümtaz Soysal ya da Muammer Aksoy hocanın dersi bitmiş sınıf dağılıyor. Kapıdaki kalabalıkta İlber’in sesi ve kahkahası duyulur. Sınıf arkadaşımız çevresine kızları toplamış onlara hikayeler anlatmaktadır. Konuşmayı ve anlatmayı sever... Özellikle kızlar sohbetine hayrandır. Birlikte kantine yollanırlar. Sohbet orada devam eder...
Bu anlattığım sahnelerin üzerinden tam 62 yıl geçti. Hâlâ belleğimde dün gibi durur.
Sınıf arkadaşım İlber Ortaylı ile hemen her konuşmamızda okul günlerimiz hatıra gelir. Benim unuttuğum tonla olayı o dün gibi hatırlar.
İlber’in en müthiş özelliği belleğidir. On dokuzuncu yüzyıl Rus edebiyatından, Medici dönemi İtalya’sına veya Osmanlı Padişahı Üçüncü Mustafa’nın dördüncü karısına kadar, ilgili ilgisiz tonla tarihi olayı size etraflıca anlatır. Hafızasına hayran kalırsınız.
Son olarak Rahmetli Cüneyt Akalın dostumuzun taziye gecesinde birlikteydik. İzin verir misin
Ak saçlı bir adam ekranda dertleniyor:
- Yaşlılığın en zor yanı yalnızlıktır...
Evet öyledir.
Onu parayla pulla, keyifle, eğlenceyle gideremezsiniz...
Ailenizin büyükleri ölmüştür.
Arkadaşlarınızın çoğu hayata veda etmiştir.
İş yerinizi bile unutmuşunuzdur.
Oyun oynadığınız sokaklar kayıptır.
Dünya Kadınlar Günü gelip geçerken unutulmaması gereken yiğit kadınlarımızdan birini hatırlayalım: İlk kadın savaş pilotumuz Sabiha Gökçen (1913 - 1971). Atatürk, onu, Türk kadınının neler yapabileceğini bütün millete göstermek için havacılık eğitimine gönderdi. 1937 yılı Cumhuriyet Bayramı törenlerinde Atatürk, Gökçen’den stadyum üzerinde mümkün olduğu kadar alçaktan uçmasını ister. Sebebini Sabiha Gökçen yıllar sonra şöyle anlatır:
“Böylece halkın beni uçak kullanırken bizzat görmesini istiyordu. Çünkü o günlerde toplum bir kadının uçak kullanabileceğine inanmıyordu.”
Sabiha Gökçen’in en büyük başarısı ise bize göre 1938 yazındaki Balkan turnesidir. Atatürk, Balkan ülkeleri arasında dostluk ve dayanışmanın güçlenmesi için ondan bir Balkan turu yapmasını ister. Gökçen, Vultee V 11 tipi uçağıyla İstanbul’dan kalkar. Atina, Selanik, Sofya, Belgrad ve Bükreş’i kapsayan bir tur yapar. Yıl
Dubai’de yaşayan arkadaşımıza “Orada ne var ne yok?” diye soruyoruz...
Hükümet cep telefonlarına alarm programı koymuş..
Zaman zaman alarm veriliyormuş.
- Ne yapıyorsunuz alarmı duyunca, sığınağa mı koşuyorsunuz?
- Burada sığınak yok, sadece pencerelerden uzak duruyoruz o kadar...
- Dışarda hayat nasıl?
- Turistler döndü. Caddeler boş. Kafelerde az insan var. Zaman zaman uzaktan bir uçak sesi duyuluyor. Sanırım BAE uçakları dron peşindeler. Uçak sesi duyulunca dışarda oturanlar içeri kaçıyor. Uçak uzaklaşınca herkes yine dışarı çıkıyor...
- Fazla telaş yok sanırım...