Arena’dan Atatürk’e...

Sadece birkaçını sayalım; Afyon, Antalya, Antakya, Bursa, Eskişehir, Konya, Sakarya... Bu illerimizdeki stadyumların adı Atatürk Stadyumu idi. Kimileri tadilattan geçirildi, kimileri yıkılıp yerlerine yenileri yapıldı. Ve sistemli biçimde, tümünün adından Atatürk kaldırıldı, yerine “Arena” kondu; Afyon Arena, Antalya Arena, Timsah Arena, Es Es Arena, Torku Arena, vb.
Bir şehrimizde ise tam tersi olacak. İzmir Karşıyaka’nın CHP’li Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, müjdeyi veriyor:
“2002’den bu yana birçok stadyum yapıldı. Bunların çoğunun önceki isimleri ‘Atatürk Stadyumu’ idi. Yenilenince hepsini ‘Arena’ yaptılar. Bizim de bir spor salonumuz var. Adı; Arena. Biz de onun adını değiştiriyoruz. Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu yapıyoruz...
İlk meclis toplantısında bunun kararını alacağız...”

Paspas yasa...
AKP Diyarbakır milletvekili Galip Ensarioğlu, A Haber kanalında başkanlık sistemini savunurken şöyle diyor:
“Aslında şimdiki sistem bizim daha çok işimize yarar. Yasama bizim elimizde, yürütme bizim elimizde, yargı bizim elimizde...”
Yanında oturan anayasa profesörü Burhan Kuzu onu gülümseyerek onaylıyor.
Ensarioğlu’nun söyledikleri yanlış mı? Tamamen doğru.
Yasama ve yürütme bir yana... Yargı da AKP’ye bağlanmıştır.
Peki mevcut Anayasa böyle mi diyor?
Elbette hayır... Anayasa’ya göre yargı bağımsızdır.
Demek ki AKP Anayasa’yı takmamış, kendi çıkarı için kendine bağlamıştır.
Şimdi başkanlıktan, yeni anayasadan söz ediliyor. Mevcut Anayasa’ya uymayan AKP ve Beştepe, yeni anayasaya uyacak mı? Uyacak olsalar bugün uyarlardı.
Demek ki AKP’nin sivil, demokrat ve özgürlükçü anayasa yapma vaadi hikâyedir.
Öyle bir anayasa yapsalar da uymayacak, onu kendilerine uyduracaklardır.
Yeni anayasa projesi tek adam yönetimine ve hukuksuzluğa kılıf arayışıdır.

CÜBBELİ
Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün “Şifa Ayetleri” kitabında, cinsel yetersizlik için dini çözümler sıralanıyordu...
Mesela:
* Bakara suresinin 260. ayeti kerimesinin bir kısmı suya okunur. Sudan biraz alınıp tenasül uzvuna serpilir. Ve suyun kalanı içilir.
* Tenasül uzvunun zayıflığının giderilmesi için El-Adiyat suresi okunup uzva üflenir.
Ahmet Mahmut Ünlü hakkında bu kitabıyla ‘halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağıladığı’ gerekçesiyle bir yıldan altı yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.
Bu millete iyilik de yaramıyor...

ÇÖZÜM
Başbakan Davutoğlu önceki gün tuhaf şekilde PKK silahlarını alıp giderse müzakereler başlayabilir gibi bir söz sarf etmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan Başbakan’ın bu tavrına sert çıktı ve şöyle dedi:
“Son terörist, son tehdit ortadan kaldırılıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz. Ortada müzakere edilecek bir konu yoktur.”
Davutoğlu da dün keskin bir dönüşle Cumhurbaşka-
nı’nın sözlerine katıldı.
İyi de terör meselesi böyle mi çözümlenecek?
Ekonomik, sosyal, kültürel kimi adımlar yok mu?
Diyarbakır’dan Kıbrıs’a sefer başlatılması ya da Sur’un yeniden inşası halkı devletin yanına çekmeye yeter mi?
Başbakan aylar önce bir eylem planı açıklamıştı.
Ne oldu o plan?

Bu dönemi özetlersek,
geçen
90 yılın
enkazı kaldırılmıyor,
gelecek
90 yılın
mezarı kazılıyor…
* * *
Türkiye’ye
geri gönderilmek istemeyen sığınmacılar
“Türkiye’ye gitmeyiz”
diye pankart açıyor!
Ortadoğulu-
ların bile yaşamak istemediği ülke olduk!
Akif Kökçe

AVUKAT
5 Nisan Dünya Avukatlar Günü’nü, Nâzım Hikmet’in avukatı İrfan Emin’e akrostiş tekniğiyle yazdığı şiiriyle kutlayalım:
İyi günlerimde çok eller uzanır ellerime
Resmini baş köşeye asarlar
Fakat demir kapıların her kapanışında üzerime
Ardında taş duvarların her kaldığım zaman
Ne arayan beni, ne soran
E! Daha iyi be bunun böyle olduğu
Minnetim ve borçluluğum yalnız sana kalsın
İyi günlerimde, benim unuttuğum büyük insan eli
Nasılsın?