Bizans Müzesi

Ayasofya’nın camiye çevrilmesi kararıyla birlikte Sultanahmet’teki Tapu ve Kadastro Müdürlüğü’ne talimat verildi. Osmanlı ve Cumhuriyet arşivleri de dâhil çok değerli tarihi belgelerin korunduğu bina bir haftada boşaltıldı. Binadaki dosya ve belgeler aceleyle plastik poşetlere dolduruldu, kapının önüne yığıldı, oradan da kamyonlarla Asya yakasındaki bazı binalara taşındı. Bu belgeler zarar görür mü, taşındıkları binalarda sağlıklı biçimde korunur mu, kimse umursamadı. Çünkü yoğun bir Ayasofya heyecanı sarmıştı kitleyi.

Tarihi Tapu ve Kadastro binası (Defterhane) bir haftada Ayasofya Müzesi oldu.

Buraya muhtemeldir ki Ayasofya’nın kiliseden kalma kimi eşyası taşınacak.

Aslında büyük bir fırsat kaçırıldı. Burası pekâlâ bir Bizans Müzesi olabilirdi.

Yalnız Ayasofya’dan değil... Pek çok yerden Bizans eserleri burada toplanabilirdi.

Ayasofya’nın eski müdürlerinden Erdem Yücel diyor ki:

- Atina’da ve Venedik’te Bizans müzeleri vardır. Bizans’ın başkenti olmuş İstanbul’da böyle bir müzenin olmayışı büyük eksikliktir. Ayasofya başta olmak üzere, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Antalya Müzesi, İzmir Müzesi, Selçuk Müzesi başta olmak üzere pek çok müzede çok sayıda Bizans eseri var. Zengin bir müze oluşturabilirdik, yapamadık. Yapmadık...

Bu bir din konusu değil kültür, sanat, tarihe saygı konusudur. Henüz farkına varamadık!

NUTUK

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür İşleri Dairesi geçen hafta yeni bir kitabı satışa sundu:

“Hatıratlarla Karşılaştırmalı NUTUK”

Kitabın tanıtımını bizzat Başkan Ekrem İmamoğlu yaptı.

1300 sayfalık kitabın ciltli özel baskısının indirimli fiyatı 135 TL, yumuşak kapaklı versiyonu 56.25 TL.

Nutuk Atatürk’ün kaleminden, 19 Mayıs 1919’dan 1927 yılına kadar geçen zamanın olaylarını anlatır.

Nutuk’un İş Bankası tarafından yayımlanan, günümüz Türkçesine uyarlanmış (600 sayfalık) versiyonu 18 liradan satılıyor. Birçok kurum Nutuk’u 5 lira gibi sembolik fiyatlarla dağıtıyor. ADD yakın geçmişte Nutuk’u bedava dağıtmıştı örneğin.

Kitaba konulan 135 ve 56 lira gibi fiyatlar bize o yüzden aşırı geldi. Merak ettik: Bu fiyatın içinde “kâr” da var mı? Eğer varsa çok ayıp. Bir belediye, çocuklar ve gençlere hitap eden Atatürk’le ilgili kitabı kazanç yolu yapamaz. Yapmamalı...

YALOVA

Atatürk’ün Yalova’daki Yürüyen Köşk’ünün bahçesinde, AKP’nin milletvekili adayı Aydın Demirel’in kızı için sazlı sözlü kına gecesi düzenlenmiş. Bu köşkün ünü malum... Yanındaki çınar ağacının dalı uzayınca bahçıvanlar bu dalı kesmeye kalkışmış, Atatürk engel olmuş, Köşk, temeline ray döşenerek 5 metre yana çekilmiştir. Olay, Atatürk’ün ağaç sevgisini halka anlatmak için düzenlediği muhteşem bir gösteridir.

Kına gecesine gelince... Geçmişte de Köşk’ün bahçesinde benzer bir etkinlik olmuştu. Neden bu köşk sadece ziyarete açık tutulup başka her türlü etkinliğe kapatılmaz? Kendisi ve taşıdığı anılar bu kadar mı sıradandır? Yalovalılar, sorumuz sizlere...

KOLTUK

Siyaseti düzeltmek için işe nereden başlamalı?

Deneyimli bir siyasetçi dostumuzun yanıtı:

- İki seçim kaybeden lider koltuktan inmeli.

İnmezse ne mi olur?

Artık bütün enerjisini koltuktan düşmemeye verir.

Memleketi değil kendini ayakta tutmaya çalışır.

Gözünün karartır, koltuktan kalkmamak için kural içi, kural dışı her türlü oyunu oynamaya başlar.

SEVR

İktisatçı Mahfi Eğilmez Twitter’da Sevr haritası ile Lozan haritasını alt alta koymuş, demiş ki:

“Bugün, tarihimizdeki en önemli günlerden birisi, Kurtuluş Savaşının taçlandırıldığı Lozan Antlaşması’nın 97. Yıl dönümü. Kutlu olsun.”

Mesajın altına malum görüşteki biri:

“Lozan’ın gerçekten bir zafer olduğunu mu düşünüyorsunuz ya da ihtilaf devletlerinden değilseniz...”

Mahfi Eğilmez ona da yanıt vermiş:

“İhtilaf değil, İtilaf devletleri... İhtilaf uzlaşmazlık demek, itilaf uzlaşma, anlaşma demek...”

Adam itilaf ile ihtilafı karıştırmış. İki sözcük arasındaki farkı bilmiyor ama size tarih dersi verebiliyor. Cehalet böyle bir şey...

ÖNERİ

Tarık Konal dostumuz, CHP yapılanmasıyla ilgili önemli bir uyarıda bulunuyor:

- Parti Meclisi seçimi Genel Başkan seçiminden önce yapılmalı.

Parti Meclisi Genel Başkan’ın isteklerine göre değil, delegelerin (hatta üyelerin) özgür iradesine göre şekillenmeli.

Böylece bir karşı ağırlık ve güçler dengesi oluşur ve genel başkanın tek adam gibi hareket etmesi önlenmiş olur.”

CHP Kurulunda konuşan Mersin Milletvekili Aytuğ Atınç güzel saptamalar yaptı.

Konuşmasının bir yerinde dedi ki:

- Şimdiden seçimlerde adayların ön seçim ile belirleneceğini açıklayın. Bunu açıkladığınız anda milletvekili olmayı amaçlayan üyeler tabanda, halk arasında çalışmaya başlayacaklardır. Şimdiki durumda adaylar milletvekili olmak için liderin peşinden koşup duruyor.

Halkı değil lideri etkileyen seçim kazanıyor.