Hukuk VAR!

Hatırlanacağı üzere, eski milletvekili Eren Erdem, hakkındaki tutukluluk kararı kaldırıldığında özgürlüğüne kavuşamamış... Alelacele açılan bir başka soruşturma gerekçe gösterilerek çıkamadığı cezaevine yeniden konulmuştu. Aynı durumu daha sonra Osman Kavala yaşamış, Gezi davasından beraat ettiğinde özgürlüğün tadına varamamış... Anında bir başka soruşturmadan tutukluluk kararı verilerek yeniden koğuşuna dönmek zorunda bırakılmıştı.

Genç meslektaşımız Murat Ağırel de benzeri akıbetten kurtulamadı. Tutuklanma istemiyle sevk edildiği hakimlikten serbest bırakma kararı çıkar çıkmaz, savcının itirazı üzerine 48 saat bile geçmeden bir başka mahkemenin kararıyla tutuklandı.

Tutuklanmama ya da serbest bırakılma kararlarının pek bir önem taşımadığı, bu kararlara muhatap olanların sevinemediği... Çünkü hemen ardından şu veya bu yöntemle tutuklamaların geldiği bir garip döneme girmiş bulunuyoruz.

Değerli hukukçu Av. Celal Ülgen, bu son durumu futboldaki “VAR sistemi”ne benzetirken dedi ki:

“Artık kimse mahkeme tarafından tahliye edildiğinde sevinememekte ve papatya falına bakar gibi cezaevi kapısı önünde ya da gittiği her yerde polis ya da jandarmanın gelmesini beklemektedir. Sistem futboldaki VAR sistemi gibidir.”

VAR sisteminde malum... Futbolcular gol attık diye sevinirken bakıyorsunuz kameraların görmediği bir yerdeki VAR odası golü iptal ediveriyor.

TURA ÇIKARKEN

Okurumuz bir seyahat şirketinden 10 Şubat tarihinde otobüsle Yunanistan turu satın almış. Tur tarihi 11-15 Mart arası... Derken malum hem koronavirüs hem göçmen krizi patladı.

Tur yolcuları (yaklaşık 30 kişi) şirkete başvurarak tur ertelemesi, iptali veya değişikliği taleplerinde bulundular. Ancak tur şirketi kabul etmedi, turun yapılacağını bildirdi, para iade taleplerine de olumsuz yanıt verdi.

Okurumuz diyor ki:

- Sınırda nelerle karşılaşacağımızı bilmiyor, dönüşte karantina uygulamasından endişe ediyoruz. Kuşkusuz geçişler de çok sıkıntılı olacak. Bakanlığın bu konuya el koymasını ve insan sağlığı açısından genel bir karar almasını istiyoruz.

Yunanistan yolcuları bakanlıktan önlem bekliyor...

SOKAK

Bir dostumuzun iş yerini arıyoruz. Kadıköy Reşit Bey Sokak’taymış. Adresi zar zor buluyoruz. Dostumuza soruyoruz:

- Yahu kimmiş bu sokağa adını veren Reşit Bey?

- Valla ben de soruşturdum, bilene rastlamadım, diyor.

İstanbul’da böyle nice sokak var...

Sadık Bey Sokak, Naci Bey sokak, Sadi Bey Sokak, İskender Bey Sokak, Ahmet Bey Sokak, Hasan Bey Sokak, Hüseyin Bey Sokak. vs...

Paris’te matematikçi ve fizikçilerin adını taşıyan 200 sokak ve cadde vardır. Genelde sokak ve cadde adları insanlığa katkısı olan bilim adamlarına, savaş kahramanlarına, devlet adamlarına ayırılır.

Bizde böyle bir özen yok... Her işimiz rasgele...

İBB

Yürümeyen bantlarla ilgili yazımıza İBB’nin ilgi göstermesi üzerine, okurumuz Muzaffer Bey içine dert olan bir başka konuyu dile getiriyor:

“İstanbul Büyükşehir Belediyesi kontrolünde olan ve Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü tarafından kiraya verilen, Şişli Halaskargazi Caddesi ve Cumhuriyet Caddesi’ndeki kaldırım işgalleri ne zaman son bulacak?”

Soruya Kadıköy’ü de ekleyelim...

Bırakın kaldırımları, esnaf artık yolları bile işgal ediyor da... Kimse oralı değil.

YOĞURT

Çömlekteki yoğurt plastiğe göre daha sağlıklıdır diye bir çiftliğin 1 kiloluk çömlek inek yoğurdunu alıyorduk. Kadıköy’de markette üç ay önce 14 liraydı. Dün baktık 20 lira olmuş. Üç ayda yüzde 40’ın üzerinde zam.

Bir dostumuz benzer sorunu paylaştı:

- 1 litre keçi yoğurdu 14.90 liraydı. Bir ay içinde iki kez zam görerek 19.90 lira oldu. Ticaret Bakanlığı’na yazdım, cevap alamadım.

Enflasyon malumunuz resmi rakamlara göre sadece yüzde 12.37... Hem de yıllık!

SÖZ

“Hiç belli olmaz, bir gün doğruyu yazanlara onların da ihtiyacı olabilir.”

Özge Terkoğlu (Tutuklu gazeteci Barış Terkoğlu’nun eşi)

MART

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü Türkiye’de nasıl kutlandı?

Çok kısaca ifade etmek gerekirse, günleri gösterildi.

Peki, aynı gün Rusya’da nasıl mı kutlandı... Görüntüleri sosyal medyada var, isteyen izleyebilir. Rus polisleri karşılaştıkları her kadına çiçek verdi. Kâh yolda önlerine geçerek kâh kullandıkları otomobilleri durdurarak. Kadınların yüzlerindeki şaşkınlık ve mutluluk görülmeye değerdi.

Rusya demokrasi liginde “otoriter” rejim sayılıp 134. sırada yer alıyor.

Biz 110. sıradayız...

SAYGI

Gazeteci Gürkan Hacır dostumuzla sohbet ederken konu saygı meselesine geldi. Gürkan dedi ki:

- Sen Cemal Süreya’nın Fazıl Hüsnü Dağlarca için söylediğini bilir misin?

- Hayır, ne dermiş?

Bu iki ünlü şair de Kadıköylüdür malum...

Cemal Süreya dermiş ki:

- Ben Kadıköy Çarşısı’ndan geçerken ceketimin önünü iliklerim... Çünkü karşıma her an Fazıl Hüsnü Dağlarca çıkabilir diye düşünürüm...