KADIN KÖY

TÜİK verilerine göre, Türkiye’de nüfusun yüzde 50.1’i erkeklerden, yüzde 49.9’u kadınlardan oluşuyor. İstanbul’da oranlar değişmiyor. Ancak Kadıköy ilçesinde durum farklı. Yine TÜİK kayıt sistemine göre, Kadıköy’de nüfusun yüzde 55’ini kadınlar, yüzde 45’ini erkekler oluşturuyor.

Peki, kadınlar neden Kadıköy’de yaşamayı tercih ediyor? Bu sorunun cevabını Kadıköy’de yaşayan kadınlar yanıtlıyor:

- Gece istediğimiz gibi çıkıp yürüyebiliyoruz Kadıköy’de. O yüzden burada daha güvende hissediyorum kendimi.

- Kadıköy hem daha güvenli, hem kültürel ve sanatsal faaliyetler yönünden daha zengin.

- Burada çok fazla sayıda kadının olması da aslında kadını rahatlatan bir durum.

- İstediğimiz kıyafetle, istediğimiz saatte çok rahat yürüyüş yapabiliyoruz. Avrupa’da gibiyiz.

- Bir kadının hareketlerinden ve giyim tarzından dolayı yargılanmıyor olması en önemli sebep burada yaşamamız için.

- Diğer semtlerde genç bir kadınla bir erkek rahatça parkta oturamaz, dedikodudan uzak sokakta gezemez, içeri girip oturacak kafe bulamaz. Kadıköy’de bunlar var.

Ancak bir sorun da mevcut. Kadıköy’ün bu çekiciliği yüzünden dışarıdan günübirlik gelenlerin sayısı artıyor. Özellikle hafta sonlarında Kadıköy ve Moda’da adım atacak yer kalmıyor.

Eğer diğer semtler yaşanacak hale gelmezse Kadıköy de yakında kalabalık altında ezilecek, çekiciliğini kaybedecek.

MEHTAP 

Diyelim ki romantik bir delikanlısınız ve çok hoşlandığınız bir kız var. Ama size pek pas vermiyor. Bir mehtaplı gecede dayanamadınız, aşka geldiniz ve telefonuna şu mesajı gönderdiniz. “Güneş herkes için doğar, ay ise gece uyumayanlar için. Sen bu gece uyuma, ben bu gece ay olacağım, o gözlerine yalnız senin için doğacağım birtanem.”

Yine diyelim ki kız hiç romantik değil, sizi şikâyet etti. Sonuç ne mi olur? Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 2012/5731 E. 2012/1824 sayılı kararına göre mahkeme sizin cinsel taciz suçu işlediğinize karar verir, güneşi ve ayı bir süre cezaevi avlusundan izlemek zorunda kalabilirsiniz.

KAPI

Yunanistan Başbakanı Miçotakis, UNESCO Genel Direktörü Audrey Azoulay’a telefon açarak Ayasofya’nın tarihi kapısının tahrip edilmesinden dolayı üzüntüsünü belirtmiş.

Bu kapının 15. yüzyılda imparatorların girişine ayrıldığı belirtiliyor. Fatih Sultan Mehmet de aynı yüzyılda Ayasofya’ya bu kapıdan mı girdi, belirtilmiyor.

Kapının fotoğrafları kemirilerek tahrip edildiği iddiasını doğruluyor. Bu iddiaya göre kapıyı kutsal olduğuna inanan kişiler kemirerek tahrip etmektedir.

Kemirdikleri parçaları yutuyorlar mı, yanlarında mı  götürüyorlar bu konuda da açıklık  yok.

Sonuç olarak, “Bir bu eksikti” diyebiliriz.

KUTLARIZ

Bugün 23 Nisan Çocuk Bayramı’yla birlikte duvarında “Egemenlik Kayıtsız Şartsız Milletindir” yazan Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunu kutluyoruz. Avrupa’nın diktatörler ve darbeler çağında Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyet’in kuruluşunu yurdun dört bir yanından temsilciler davet ederek bir Meclis’le başlatması ve mücadeleyi o Meclis’le yürütmesi bir tarihi mucizedir.

Bu başarıyı gösteren Atatürk ve ilk Meclis üyelerini saygıyla anıyoruz.

SİHA 

Yunan Katimerini gazetesinin haberine göre... Yunanistan, Türkiye’nin geliştirdiği silahlı ve silahsız insansız hava araçlarına (SİHA-İHA) karşı savunma yolları arıyormuş. Yunan basını, Atina’nın İsrail yapımı Heron ve ABD yapımı MQ-9 uçaklarını edinmek için İsrail ve ABD ile görüştüğünü bildiriyor.

Yunanistan son olarak Fransa’dan 18 adet Rafale uçağı satın almıştı.

İHA ve SİHA’lar hava savunmasında yeni bir çığır açtı.

Şimdi de onlara karşı çare arıyor Atina.

Görüldüğü gibi… Silahlanma yarışı asla bitmek bilmiyor.

En iyisi barış.

Yurtta barış, cihanda barış.

EMLAK

Sahip olduğu küçük konutu emlakçı eliyle satışa çıkaran dostumuz deneyimini bizlere aktarıyor. Diyor ki:

- Dairemi kaç liradan satacağımı bilemedim. Emlakçıya danıştım. Emlakçı bir değer tespiti yaptı. Emin olmak için bir başka emlakçıya gittim. Onun yaptığı değer tespiti de aşağı yukarı öncekiyle aynıydı. Ancak mülkümü bir tanıdık eliyle çok daha yüksek bir fiyata sattım. Ve şunu fark ettim. Emlakçılar sizin gayrimenkulünüzü çabuk satabilmek için ederinden daha ucuz fiyat çıkarıyorlar. O yüzden, bir gayrimenkulü elden çıkarırken emlakçının verdiği fiyatla yetinmeyin, kendiniz de sıkı bir araştırma yapın. Mülkün gerçek değerine ancak böyle ulaşabilirsiniz.

ENTEL

Mülkiyeli arkadaşımız Mehmet Ali Kılıçbay, Facebook sayfasında farklı bir aydın ve entel tanımı yapmış. Bakın ne demiş:

“Aydın, kendini bir kesimin, kesitin, sınıfın veya amorf halk kitlesinin mücahidi olarak gören ve bunu kendi ‘doğru olduğuna kesinlikle inandığı’ ideolojisi doğrultusunda yapmaya uğraşan kişidir. Kendi özgün fikri veya görüşü yoktur. Mensup olduğu ideolojinin haznesinden beslenir. Entelektüel ise üzerine vazife olmayan her işe bizzat kendi görüşleri doğrultusunda maydanoz olan kişidir.”

***

Kemal Bey’in bu hafta gelecek eleştirilere cevabı belli oldu: “Elektrikler kesikti, çalışamadım hocam.”