KOÇ’UN SIRLARI

İş adamı Vehbi Koç anlatıyor:

“Bazı kişiler benim Antalya’da sahibi olduğum Talya Oteli’ne gitmeyip de daha mütevazı olan Erdek’teki Pınar Oteli’ne gidişime hayret etmektedir. Ben de onlara:

“Talya oteli pahalı, onun için Erdek’e gidiyorum” şeklinde cevap verince işi cimriliğime getirip doğru söylediğime inanıyorlar. Halbuki benim Erdek’e gidişimin başka sebepleri var.

Üniversitelerimizden genç asistanlar, doçentler, subaylar, pilotlar ve Almanya’dan gelen işçiler genellikle Erdek’teki otellerde ve kamplarda tatillerini geçiriyorlar. Bu vesile ile onlarla sohbet edip görüşlerini öğreniyorum. Gençler bana daima yeni şeyler söylüyorlar, onlardan çok şeyler öğreniyorum.”

Vehbi Bey 90 yılı aşkın süre yaşadı. Ömrünün sonlarında da başındaki gibi gençti. Gençliğini kuşkusuz düzenli yaşamak kadar yukarıda anlattığı kimi ilkelerine de borçluydu. Tıbbın kabul ettiği ilke şudur: İnsan beyni tekdüzelik içine girdiğinde tembelleşiyor, çabuk yaşlanıyor. Yeni bilgiler edinmek beyni hareketlendiriyor, insanı gençleştiriyor.

Dostlardaki çeşitlilik iş yerlerinde de geçerli.

Modern dünyada bir iş yerinde çalışanların farklı ırk, etnisite, yaş, cins, deneyim sahibi olmalarına önem veriliyor. Bu şekilde hem kişisel hem kurumsal gelişmenin daha hızlı ilerlediği gözlenmiş.

Sonuç... Siz de dostlarınızı çeşitlendirin. Yarattığınız monoton çevreye takılıp kalmayın.

MODEL

İBB açıklama yapıyor:

“İstanbul Büyükşehir Belediyesi, ‘Microsoft Türkiye’ iş birliğiyle ‘İstanbul’un Tarihi Güzelliklerinin Minecraft ile Modellenmesi Projesi’ yarışması düzenledi...”

Pardon... Minecraft ile modellenme ne demek?

Doğrusu, biz bilmiyoruz.

Kültürümüz o kadar ileri değil.

Vatandaşın bildiğini de sanmıyoruz.

***

Gazetelerde bir başka haber:

“Bu yıl üçüncüsü hayata geçirilen ‘Sürdürülebilir Büyüme Programı’na katılmaya hak kazanan start up’lar belirlendi.”

Start up ne demek?

Doğrusu, ben onu da bilmiyorum.

Bu tür haberleri yazan gazeteci arkadaşların yazdıklarının anlaşılmasını sağlamak gibi bir dertleri yok mu?

Yoksa anlaşılmaz haberler yazmanın bir başka keyfi mi var?

T. ÖZAL

Eski Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ölüm yıl dönümünde Topkapı’da bulunan mezarı başında anıldı.

İmamoğlu, törenin ardından Turgut Özal’ın Anıt Mezarı Çevre Düzenlemesi ve Müze Binası İnşaatı projesiyle ilgili bilgi aldı ve anıt mezarla uyumlu bir müze inşa edeceklerini açıkladı.

Böyle bir müze inşası belediyenin işi midir?

Bizce bu tür siyasi tartışma içeren konularda karar alınırken anket yapılmalı, İstanbul halkının düşüncesi alınmalı. Vergilerinizden böyle  bir harcama yapılmasını onaylıyor musunuz? Halka sorulmalı.

MEZİYET

Altı muhalefet partisinin  geçen pazar akşamı yapılan son toplantısından sonra yayımlanan bildiride bir bölüm:

“Cumhur-başkanı adaylığı konusunda liderler olarak birçok kez vurguladığımız gibi, uzlaşmacı, özgürlükçü, demokratik değerleri içselleştirmiş, milletimizin tamamını kucaklayan, siyasi ahlak ilkelerini benimseyen, liyakat sahibi bir aday belirleyeceğiz.”

Güzel... Peki, bu aday ülkeyi en az iki yıl tek yetkili olarak yöneteceğine göre... Yönetim becerileri, kararlılık, ekip çalışmasına yatkınlık, hızlı düşünme gibi meziyetlere de sahip olması gerekmez mi? Hatırlatmış olalım.

ERMİŞ

Çanakkale zaferleri kutlandığında Atatürk ve silah arkadaşları anılırken bazıları da bu zaferleri savaş sırasında ortaya çıkan yeşil cübbeli ermişlere bağlarlar. Ya da savaş gökte beliren aksakallı bir ermişin dualarıyla kazanılmıştır.

Bunun yeni bir şey olmadığını Sami Selçuk’un kitaplarından öğreniyoruz.

“Kendini Tüketen Hukukun Dramı” adlı kitabında Sami Selçuk anlatıyor:

İstanbul’un fethinden sonra Fatih’in hocası Akşemsettin zaferden kendine pay çıkarmış, gökten inen ak cübbeli meleklerin fetihte emeklerinin olduğunu söylemiş. Sultan bunun üzerine öfkelenmiş, çok sevdiği hocasına:

- Bu kent benim kılıcımla fethedilmiştir, senden hiçbir yardım olmamıştır, diye çıkışmış.