Soldan sesler

Kendisini solcu, sosyalist, sol liberal diye tanımlayan pek çok entel aynı zamanda Atatürk ve Cumhuriyet karşıtıdır.

Atatürk karşıtlığı onlar için adeta solcu olmanın koşuludur.

Prof. Dr. Barış Doster son yazdığı “Milli Mücadele Işığında Türkiye” kitabında bu tipleri ele alıyor. Diyor ki:

“Ülkemizde solcu olmanın ön koşulu Atatürk’e, Kurtuluş Savaşı’na, Cumhuriyet’e sahip çıkmaktır. Çünkü tam bağımsızlıkçı gelenek, antiemperyalist mücadele, halkçı ve devletçi ekonomi, aydınlanma, kadın erkek eşitliği, feodalizm karşıtlığı, laiklik, çağdaşlık, hep Kemalist birikimin içindedir.”

Atatürk’e şaşı bakanlar gerçek solcu mudur?

Doster anlatıyor:

“Mesela sabahtan akşama kadar kerameti kendinden menkul bir ‘insan hakları, hukuk devleti, özgürlük, demokrasi, sivil toplum, Kürt meselesi’ söylemini dile dolayan sol çevrelerin halkın somut, güncel, yakıcı sorunlarına ilişkin tek bir çözüm önerileri yoktur. Ulaşımdan eğitime, sağlıktan tarıma dek halkın gündemindeki hiçbir soruna ilişkin siyasal, örgütsel, bilimsel faaliyetleri söz konusu değildir. Eylemleri İstiklal Caddesi’nde yürümekten, basın açıklaması yapmaktan ibarettir. Halkın sorunlarıyla ilgileri yoktur.”

Barış Doster’in kitabı çok ilginç konulara değiniyor.

PTT kaçırıldı da...

Kadıköy Moda’da küçük bir postane vardı. Bu postane sayesinde Modalılar işleri için Kadıköy’e inip çıkmaktan kurtulmuştu.
Derken postane geçenlerde kapandı.

Modalı yurttaş Metin Mısırlı ilgililere mektuplar yazdı. Moda’dan Kadıköy’e inmek için gidiş geliş 6 kilometre yürümek gerektiğini, taksilerin kısa mesafeye yolcu almadığını anlattı.

Cevap Kadıköy Kaymakamlığı’ndan geldi. Kaymakamlık, yanıtında aynen dedi ki:

“İstanbul PTT Bölge Başmüdürlüğü Yapı İşleri Müdürlüğü tarafından hazırlanan teknik raporda, bu binada taşıyıcı sistemlerin hasar gördüğü, demirlerin korozyona uğradığı ve betonların el ile ufalandığı tespit edildiğinden ilgili Şube güvenlik nedeniyle hizmete kapatılmıştır.”

Devlet PTT’de çalışan memurlar ve gelip giden müşteriler için önlem alarak şubeyi kapatmış. Çünkü binanın betonları elle bile ufalanıyormuş. Peki, bir başka mekân kiralamış mı? Hayır.

Yani sonuçta bir çözüm ortaya konmamış.

Ve son bir küçük not...

Kapatılan postanenin üstündeki dairelerinde aileler hiçbir şey olmamış gibi çoluk çocuk yaşamaya devam ediyor!

KONGRE

İktisat Kongresi’nin 98. yıl dönümünde yani dün İzmir’de çok önemli bir toplantı düzenlendi; Tarım Çalıştayı. Organizasyonu Türkiye Gerçeği gazetesi, Hasat Türk gazetesi, Ulusal Eğitim Derneği İzmir Şubesi ve Doğa ve Kültürel Yaşam Girişimi birlikte yapıyorlar.

Ülkenin her yanından çiftçiler, örgüt temsilcileri ve bilim insanlarımızın katılımıyla gerçekleşecek çalıştay, 17 Şubat’ta başlayıp, 25 Şubat’ta sona erecektir. Çalıştay, her akşam 20.00-23.00 saatleri arasında iki oturum olarak gerçekleştirilecek, YouTube üzerinden yayımlanacak, konuşmacılar sunumlarını yaptıktan sonra izleyicilerin sorularını yanıtlayacak.

Aşağıdaki bağlantıyı tıklamanız, izlemeniz için yeterli:

https://www.youtube.com/channel/UCFA67A9B7PEsW85yPLBDaOw

Bu çalıştayı düzenleyen yürekli insanları alkışlıyor ve kutluyoruz.

GARA

Gara operasyonuna yönelik sorular devam ediyor.

Strateji uzmanı Nejat Eslen diyor ki:

- Muhalefet partileri maalesef güvenlik uzmanlarından yararlanmıyor. Kendi milletvekilleri içinde de böyle uzmanlar yok. Öyle olunca Gara olayını sorgulayamıyorlar. Tartışmalar ister istemez siyasete kayıyor. O zaman dikkatler dağılıyor.

Eslen devam ediyor:

- PKK konusunda muhatabımız ABD’dir. Bunu bilelim. İkincisi, Esad’la anlaşıp Şam ordusunun Suriye’deki YPG varlığı ile savaşmasının yolunu açalım. PKK mevcut varlığını Suriye’ye taşıdı. Orada ABD desteğiyle devlet kuruluyor. Türkiye’de tek tek avlamakla PKK’nın beli kırılamaz. Esad’la anlaşmak şarttır.

METRO

Migros, Carrefour, Metro, A101, Şok gibi büyük marketlerde kullanılan alışveriş sepeti ve arabaların temizlenmediğini, bunların elden ele geçerken virüs taşıdığını kaydetmiştik.

Metro’dan bu konuda bir açıklama aldık. Deniyor ki:

“Metro Türkiye’nin mağazalarının tamamında alışveriş arabaları için otomatik dezenfekte sisteminin uygulanmakta olduğunu bilginize sunarız.”
Sevindik bu açıklamaya. Demek ki böyle sistemler mevcut. Peki, neden diğer marketlerde bu sistem yok. Veya neden bu işle eleman görevlendirmezler. Devlet ve belediyeler neden bu basit konuda duyarlı davranmıyor?

GRANDA

Atatürk’ün uşağı Cemal Granda’nın anıları, mizahi çizgiler de taşıdığı için zaman zaman gündeme gelir. Biz de iki anısına yer vermiştik geçende. Bir dostumuz Cengiz Akıncı’nın Cemal Granda ile ilgili incelemesini göndermiş. Ciddi bir tarih araştırmacısı olan Cengiz Akıncı, Granda’nın anılarının büyük bölümünün kendisi tarafından yazılmadığını, sonradan kasıtlı eklemeler yapıldığını, yalanla şişirildiğini kanıtlarla ve belgelerle sergiliyor. Bu gerçeği akılda tutalım.

SALON

Geçenlerde bir yazıda kapalı salon sözü geçiyordu. Düzeltmen Hasan Bey kardeşimiz üzerini çizmiş.

- Neden çizdin?
- Kapalı salon olmaz da ondan.
- Nasıl olmaz, bütün salonlar kapalı?
- İşte onun için olmaz. Salon dediğiniz zaman kapalı olduğu anlaşılır. Açık salon olmaz ki...
- Doğru... Ne var ki kimse salon demiyor, hep kapalı salon deniyor konuşmalarda ve yazılarda. Yanlış tabii.