YARIŞTA FAVORİ

Millet İttifakı cephesinde cumhurbaşkanı adayını açıklamak için vaktin erken olduğu konuşulurken bir yandan da muhtemel adaylar üzerinde gizli bir çekişme sürüyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun son günlerdeki “Ben” diye başlayan konuşmaları ve zengin vaatleri kendisinin aday olacağı yönünde işaret olarak değerlendiriliyor.

Ancak bu niyet İyi Parti’den destek buluyor mu?

Kılıçdaroğlu’nun adaylığı sorulunca İyi Parti  Başkan Yardımcısı Koray Aydın bakın ne diyor:

“Kendisinden talep olduğunu duymadım ama bizim bir ilkemiz var. Diyoruz ki bu konuda herkes idealist davranmalı, temel ilkemize uymalıdır. Kazanma riski anketlerde görülen bir adayı İYİ Parti olarak kabul etmiyoruz. “

Saadet Partisi aynı yönde düşünüyor.

Kemal Kılıçdaroğlu, açıkça söylenmese de, kazanma riski olan bir aday olarak görülüyor.

Anketlerde iki isim öne çıkıyor. Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu. Kılıçdaroğlu “Siz görevinizde kalın” diyerek iki belediye başkanının yolunu kesti ama... Taban baskısı Kılıçdaroğlu’nu geriletir.

Millet cephesinde cumhurbaşkanı adayının anketle belirlenmesi görüşü ağırlık kazanıyor. Ancak anketi hangi şirkete güvenip yaptıracaksınız! Maşallah her biri parayı kimden alırsa onu birinci çıkarıyor.

OKUNSUN

Prof. Baskın Oran’ın Cahit Kayra’nın “Savaş, Türkiye, Varlık Vergisi” adlı kitabını “İkinci Varlık Vergisi faciası” diye nitelediğini yazmış, bunu yazmak için neden Kayra’nın ölümünü beklediğini sormuştuk. Baskın, gönderdiği notta konuyu 2011 yılı mart ayında Radikal’de de yazdığını belirtmiş.

Kayra’nın kitabı neden facia imiş... Çünkü Müslüman mükelleflerin adam başına gayrimüslim mükelleflerden daha fazla vergi ödediğini iddia ediyormuş. Cahit Bey burada bir hesap hatası yapmış.

Bir hata söz konusu olabilir.

Ancak sözü edilen hata 390 sayfalık kitapta çok küçük bir bölümdür.

Kitabın ana teması Türkiye’nin savaş yıllarındaki genel ekonomik ve sosyal tablosudur. Halka konulan Toprak Mahsulleri vergisi gibi diğer vergilerin ağırlığıdır. Avrupa’yı kasıp kavuran ırkçılık rüzgârıdır. Varlık vergisini iyi anlamak için resmin bütününü de görmek gerekir. Bu yüzden de Kayra’nın kitabını okumak şarttır. Çünkü diğer kitaplar tek boyutludur. Bu kitap da okunmalı, halk gerçeklerin bütünü hakkında fikir sahibi olmalı.

CİNCON

İki ezeli rakip Fenerbahçe ve Galatasaray kadın futbol takımları bir dostluk maçı yaptılar. Mesajı “Kadına şiddete tepki” idi. Hakem maçın 5. dakikasında bir oyuncuya kırmızı kart gösterince sarı kırmızılı takım maçı 10 kişi sürdürdü. FB rakibine acımadı, maçı 7 - 0 kazandı.

FB Başkanvekili Erol Bilecik maç sonunda takımın soyunma odasına girmiş,  şöyle zarif konuşmuş:

“Bizi gururlandırdınız. Biz G. Saray’a yani Cincon’a 6 Kasım’da 6 tane atmıştık, siz 7 Aralık’ta 7 tane attınız.”

Bilecik daha sonra Cincon kelimesinin dil sürçmesi olduğunu belirtmiş.

SBF

Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin 162. kuruluş yıl dönümü 4 Aralık’ta kutlandı.

Fakülte yönetimi bir süredir Mülkiye mezunlarının oluşturduğu Mülkiyeliler Birliği’ni dışlıyordu.

Bu yıl yeni Başkan İlker Akçasoy kutlama törenine davet edildi. Ancak talep etmesine rağmen konuşma programında kendisine yer verilmedi. Başkan da bu yüzden törene katılmadı.

Mülkiyeliler Birliği okulun parçasıdır. Yöneticiler geçicidir. Mezunlar kalıcıdır. Okulu geçici olarak yönetenlerin mezunları yok saymaya ve dışlamaya hakkı yoktur. Dekanlık, Mülkiyeliler Birliği ile her zaman iletişim halinde olmaya özen göstermelidir.

ŞÛRA

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) 20. Milli Eğitim Şûrası’nda alınan “okul öncesi eğitimde çocuklara din eğitimi verilmesi” kararına tepki gösterdiler.

Yapılan açıklamalarda “Böyle bir kararın uygulanması, okul öncesi eğitim çağındaki çocuklarımızın ruh ve akıl sağlıkları için ciddi bir tehdit olacaktır” denildi.

Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyet hedefine ancak laik, bilimsel, ücretsiz eğitimle varılabileceği kaydedildi.

Siyasi partiler ise, laiklikle ilgili diğer konular gibi, bu konuda da sessizliklerini korudular.

YAYCI

Emekli Amiral Cihat Yaycı iki önemli uyarıda bulunuyor:

1- Yunanistan önümüzdeki günlerde kara sularını 12 mile çıkarma girişiminde bulunabilir. Türk hükümeti 1995 yılında alınan ve 12 mili savaş sebebi sayan kararı halen geçerli saydığını dünyaya hemen ilan etmelidir.

2- Yapılan açıklamalarda 6 mili bir santim geçen kararı savaş sebebi sayacağımızı belirtmeliyiz. Biz hep 12 mili savaş sebebi sayarız diyoruz. Peki diyelim 10 mile çıkardılar, bunu kabul mu edeceğiz? O yüzden ölçümüzü 6 mili aşan her adım olarak netleştirmeliyiz.