Yeni zamanlar

İnsanlık Kovid-19 salgınının azalacağı, hayatın normale döneceği günü merak ve özlemle beklerken... Başta turizm olmak üzere birçok meslek gurubu da salgının uzun dönemli etkilerini irdeliyor. Tur operatörü Cem Polatoğlu turizmde yaşanacakları tahmine çalışıyor.

UÇAKLAR: Artık istif usulü yolcu alamayacaklar. Yüzde 50 yolcu kapasitesiyle uçacaklar, yolcular arası 1 koltuk mesafesi korunacak. Uçak sanayi krize girecek. Havayolu şirketleri ayakta durmakta zorlanacak.

OTELLER: 500, 1000 odalı otel projeleri rafa kalkacak. Her şey dahil sistemi önemini kaybedecek, Hijyen her şeyin önüne geçecek. Belki de “açık büfe” artık son bulacak. Özel hizmet veren butik, küçük, villa tipi oteller öne çıkacak.

RESTORAN, KAFE: 10-12 kişilik arkadaş yemeklerini unutalım. Arada 1 sandalye mesafeli oturma düzenine geçilecek.

DİSKO BAR: Sahnede, barda iç içe oturmak, dans etmek mümkün olmayacak. Sadece kendi masanın önünde dans edebilir, oynayabilirsin.

TRANSFER: Ailelere uygun Mini VAN ve 4 kapılı binek arabalar transfer araçları olarak ön plana çıkacak.

MÜZE: Müzeler sosyal mesafe kuralına uygun ziyaret edilebilecek.

REHBERLER: Turizmde en çok kayba uğrayan meslek gruplarından olacaklar. Çünkü grup turları yüzde 80 azalacak.

KONGRE: Büyük şirket toplantıları için sona yaklaşıldı. Artık kongreler sanal ortamda yapılmaya başlandı bile.

CRUISE: Görüldü ki en riskli seyahatler gemi turları oldu. Büyük gemi turlarının sonu geldi. Dev transatlantiklerin de...

19 MART

Milli Eğitim Bakanlığı’nın uzaktan eğitim dersinde tahtada şu yazı okunuyor:

“What is celebrated on 19 th March?”

Cevap:

“Youth and sports day celebrated.”

19 Mart’ta Gençlik ve Spor Bayramını kutluyormuşuz!

Tahtanın önünde bir hanım öğretmen duruyor.

Ne programı hazırlayanlar, ne hanım öğretmen Gençlik ve Spor Bayramı’nın 19 Mart değil, 19 Mayıs’ta kutlandığını bilmiyorlar mı?

Hata elbet olur. Ama gözler önünde bu kadar basit hata olmaz.

Ancak kasıt olabilir.

TARIM KURULU ŞART

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ikinci bir bilim kurulunun hazırlığı içinde olduklarını açıkladı. Bu kurula seçilen halk sağlığı uzmanları belli oldu.

Böyle bir kurul da elbet yararlı olacaktır...

Ancak bir an önce Tarım Bilim Kurulu ve Ekonomi Bilim Kurulu da oluşturulmalı.

Çünkü sağlık açısından gerekli kararlar alınırken bakıyorsunuz bunların ekonomi ve tarım ayağı eksik kalıyor. Sağlık uzmanları doğal olarak aldıkları kararların ekonomi ve tarıma yansımasını hesap etmiyorlar. Edemiyorlar. Bu yüzden o kurulların içinde veya dışında tarım, lojistik, iş gücü konularında uzman kişilerin varlığına ihtiyaç var. Özellikle tarım konusu çok önemli. Tarım ürünü ithalatı da pek mümkün olmayacağı için gelecek günleri acilen düşünmek zorundayız.

BAĞIŞ REKORTMENİ

Kovid-19 ile savaşa karşı dayanışma kampanyasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 7 maaşını bağışlayarak ilk adımı attı. Bakanlar, milletvekilleri ve belediye başkanları da kampanyaya katılıyor.

Maaşını ihtiyaç sahiplerine bağışlama konusunda önde giden isim kim midir?

Herhalde Çanakkale Belediye Başkanı Gökhan Ülgür.

Çanakkale Özel Haber adlı internet sitesinin bildirdiğine göre... Başkan Ülgür Çanakkale Belediye Başkanı seçildiği 2002 yılından bugüne kadar tek bir maaş almamış. Harcırah, huzur hakkı gibi gelirlerini de hesabına geçirmemiş. 17 yıldır Belediye kasasından kendisine yapılan tüm ödemeleri fakir aile çocuklarına burs olarak vermiş. Vermeye devam ediyor.

Sayın Ülgür’ün çevre konusunda verdiği mücadeleyi de biliyoruz.

Kendisini bu çabaları nedeniyle yürekten alkışlıyoruz.

ÖZEL HASTANE...

İstanbul’da bir özel hastanede idari büroda çalışan bir yakınımızla konuşuyoruz. Koşulları anlatıyor:

- Hastane yönetimi yalnızca hemşireler değil idari personel ve teknisyenler dahil tüm çalışanların mavi önlük giymesini kararlaştırdı. Ayrıca herkese maske ve gözlük verildi. Hastane içinde maskesiz ve gözlüksüz çalışan kimse kalmadı. Önlükleri her akşam çıkarken çamaşırhaneye teslim ediyoruz. Ertesi gün naylon poşetler içinde yenilerini alıyoruz. Çıkardığımız önlükler yıkanıp kurutulup tekrar bize verilmek üzere poşetleniyor.

Yakınımız anlatmaya devam ediyor:

- Bir devlet hastanesinde çalışan arkadaşım var. Onlara önlük verilmemiş ama giymeleri şart koşulmuş. Kendileri 150 lira verip piyasadan almak zorunda kalmışlar. Zaman zaman maske sıkıntısı da çekiyorlarmış.

Bazı özel hastaneler çalışanları için gerekenleri yapıyor.

Devlet hastaneleri ve sağlık merkezlerinde ise anlaşılan malzeme temininde gecikmeler oluyor. Hızlanalım.