YERLİ DİZİLER

Batı televizyonlarını izleyenler görüyorlar. O televizyonlardaki tartışma programlarında uzmanlar konuşuyor, faydalı konular ele alınıyor, izleyiciye bilgi veriliyor, yeni fikirler üretiliyor.

Bizim tartışma programları farklı. Bizde hep aynı kişiler hiç anlamadıkları konularda ahkâm kesiyor. Uzmanlar ekrana çıkarılmıyor. Bir konu tartışılıyor gibi yapılıyor ama tartışılmıyor, laf kalabalığı arasında vatandaşın kafası karıştırılıyor. Gerçekler örtülüyor. İnsan bunları izlerken bildiğini de unutuyor. Halk o yüzden dizilere sardırmış durumda.

Peki, diziler izleyenlere hangi mesajları veriyor?

Eski bakanlardan Tınaz Titiz “Türk dizilerinin saklı içerikleri”ni irdelemiş. Bakın hangi mesajları görmüş:

“ * Sadakatsizlik ahlaksızlık değildir.

* Çalışmak gereksizdir, değirmenin suyu bir yerlerden gelir.

* Zenginin her şeye sahip olma hakkı vardır. Parasının satın alamadığı şeylere entrika ve dalavereyle sahip olur.

* Zenginlerin hayatı önemlidir, fakirlerin hayatı önemsizdir.

* Mutluluk villalarda yaşamak ve sınırsız tüketmektir.

* Yaşanabilir konutlar 250-300 metrekare salonu olan konutlardır.

* Ülkede sadece üç marka otomobil kullanılabilir: Audi, Mercedes, BMW.

* Ülkede tek yiyecek vardır: Kebap

* Ülkede tek şive vardır, o da Kürt şivesidir.

* Ülkede tek dans türü vardır (erkekler el ele tutuşup birkaç adım sağa, birkaç adım sola giderler). “

Dizilerin kafalara soktuğu hayat dersleri bunlardır!

AÇILMA

17 günlük “Tam kapanma” başladı.

Bir “tam kapanma” ki tam 41 maddelik muafiyeti var ve neredeyse toplumun yarısından fazlasını kapsıyor.

Tam kapanma öncesi 100 bin kişiye düşen vaka sayısında İstanbul en başlarda yer alırken, tatil yörelerimiz nispeten iyi durumdaydı. Yasağın başlamasıyla birlikte İstanbul’dan tatil yörelerine adeta bir “kavimler göçü” başladı. Sonuçta İstanbul biraz ferahladı ama Bodrum, Marmaris, Fethiye gibi yöreler doldu taştı. Bodrum’da yaz kış oturanların “Yeter, gelmeyin” çığlıklarına rağmen ilçede 1 milyona yakın insan toplandı. Virüsü büyük şehirlerden tatil yöreleri başta olmak üzere Anadolu’nun dört bir yanına yaydık.

Bu tam açılmanın sonuçlarını bayram sonrası göreceğiz.

Ve korkarız sonuçta “Keşke kapanmasaydık” diyeceğiz.

NETİCE

Twitter’da gözümüze ilişen bir mesaj:

“10 yıldır, Suriye’de ne bir ABD’li Rus askerini, ne Rusya bir ABD askerini öldürdü.

600 bin Suriyeli öldü, bizim yüzlerce askerimiz şehit edildi!

Ama Suriye’nin doğu petrolleri ABD’nin, batı petrol ve limanları da Rusya’nın.

İçte dışta 8 milyon Suriyeli mülteciye de biz bakıyoruz.”

ALKOL YASAĞI

Tam kapanmada alkol yasağı başlatılması toplumun bazı kesimlerinde tepkiyle karşılandı. Bir okurumuz soruyor:

- Alkollü içkiler tamamen yasaklandı mı, örneğin boza satışı da yasaklar arasında mı?

Soru gayet mantıklı. Çünkü bozada da alkol vardır. Ünlü Vefa Bozacısı’nın sahibi Sadık Vefa anlatıyor:

“Bozadaki alkol tartışmaları üzerine TÜBİTAK’ta 18 ay süren analiz çalışmaları yaptırdık. Kendi dükkânımızda sattığımız bozadan numune alınarak yapılan bu analizlerde alkol oranı binde 65 çıktı.”

İki çeşit boza var: Ekşi boza (Tatar bozası) ve tatlı boza (Arnavut bozası). Ekşi boza alkol içerir. O yüzden Osmanlı’da meyhaneler kapatılınca çok miktarda bozahane açılmış, akşamcılar bozayla kafayı bulmuş, durumu anlaşılınca bozahaneler kapatılmıştı.

Alkol almam diye övünenlere bir üzücü haber daha. Meyve sularında da eser miktarda alkol vardır. Bekletildikçe alkol oranı artar. Dahası, insan vücudu da alkol üretir. Öyle ki kanda yaklaşık 0.003 promil alkol bulunur, bu da 80 kg ağırlığındaki bir insanda 1.68 gram saf alkol olduğu anlamına gelir. Sonuçta anlaşılan o ki tabiat alkolü yasaklamamış.

KETTLE

Evdeki su ısıtıcısı bozuldu. Fransız malı satan bir mağazaya girdik. Isıtıcı demeye kalmadan tezgâhtar hanım kız düzeltti:

- Ketıl mı?

- Evet, ketıl.

Bunun İngilizcesi öyle. Kettle yazılıyor, ketıl okunuyor. Halkımız genellikle ketıl diyor. Birini beğendik.

- Fiyatı nedir?

- 600 lira efendim.

- Ben internette daha önce gördüm bunları. Fiyatı 500 lira dolayındaydı.

- Trendyol, Hepsiburada gibi siteler öyle ucuz satıyor.

- Sizde neden pahalı?

- Onlar ucuz temin ediyorlar. Biz bayisiyiz. Bizde böyle.

Sözünü ettiğim su ısıtıcısı Fransız markası taşıyordu ama altında Çin malı yazıyordu.

Akıl sır ermiyor bu işlere. Hele 100 lira farkı hiç çözemedik...

1 MAYIS

İşçinin emekçinin bayramı

Unutmayalım,

Etrafımızda ne varsa

işçinin, emekçinin eseridir.