Yunanistan

Gazetelerde haber:

“NATO’nun ‘Defender Europe 21’ tatbikatı için ABD, Yunanistan’ın Batı Trakya bölgesinde yer alan Dedeağaç’a 1800’den fazla zırhlı araç ve 20 bin asker çıkarıyor. Tatbikata Yunanistan’ın ilk kez dâhil edilmesi dikkat çekti.”

ABD Yunanistan’da üsler kuruyor. Yunanistan’la ortak tatbikatlar yapıyor.

Yunanistan savunma bütçesini bu yıl beş kat artırdı. Avrupa Birliği ile ABD’yi bize karşı birleştirdi. Suudi Arabistan,

Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Mısır,

Güney Kıbrıs hep birlikte Türkiye’ye karşı askeri iş birliği adımları atıyor.

Hindistan bile binlerce kilometre öteden geldi, Yunanistan ile askeri iş birliği görüşmeleri yapıyor.

Yunan basınını yakından izliyoruz.

Katimerini, Ta Nea gibi gazetelerde hemen her gün Türkiye, Ege, Kıbrıs, Doğu Akdeniz’le ilgili haber ve yorumlar yayımlanıyor.

Yunan kamuoyu Türk-Yunan ilişkilerini ve Kıbrıs’la ilgili gelişmeleri çok yakından izliyor.

Ülkemize bakıyoruz. Beka (geleceğimiz) konusunda maşallah herkes çok duyarlı. Ancak Yunanistan’ın dünyayı aleyhimize örgütlemesi, savunma bütçesini beş kat arttırması, adaları silahlandırması, Kıbrıs gelişmeleri, Ege’de kara sularını 12 mile çıkarma hazırlıkları kimsenin umurunda değil. Siyaset, medya ve halk tamamen duyarsız.

Ülkemiz yapay gündemlerle vakit öldürüyor.

Halkın dikkati sürekli olarak işi boş, değersiz konulara çekiliyor.

Biz bu tavırla uzun vadede hiçbir mücadeleyi kazanamayız.

HAVADAN

Kütahya, Afyon ve Uşak illeri arasında yer alan Zafer Havaalanı görülmemiş bir para tuzağı oldu. Yıllık 1 milyon 279 bin yolcu garantisi verilen havaalanı geçen yıllarda yüzde 5 kapasiteyle çalışıyordu. 2020 yılında pandeminin etkisiyle kullanım oranı yüzde 1’e düştü. Verilen garantinin yüzde 99’unu devlet ödeyecek. Bu miktar da 57 milyon lira tutuyor.

CHP Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz araştırdı. İşletmeci şirketle yapılan sözleşmede “mücbir sebep” maddesi bulunduğunu ortaya çıkardı. Yavuzyılmaz, pandeminin bir mücbir sebep oluşturduğunu, bu yüzden devletin verdiği yolcu garantisinin de aynen uygulanamayacağını belirtiyor. CHP’li vekil, farkın ödenmemesi için DHMİ’ye çağrıda bulunuyor.

Her yıl boş yere milyonlarca lira ödenmesine rağmen devletin alanı işleten şirketle masaya oturup daha makul fiyatlar üzerinde anlaşmaya gitmemesi de ilginçtir.

Tanrı’ya inanmayan kişiden dine zarar gelmez.

Tanrı’yı yanlış yorumlayan kişiden dine zarar gelir.

Tanrı’yı yanlış yorumlayıp üstelik bunu kendi çıkarları için kullanan kişiden herkes korkmalıdır.

Francis Bacon

BANKA

New York’ta bankaya hızla dalan soyguncular megafonla bağırdı:

- Kıpırdamayın! para devletin, hayatınız da sizindir.

Banka soyuldu. Genç hırsız yaşlı hırsıza dedi ki:

- Reis, kaç para aldık, sayalım.

Yaşlı hırsız bozuldu:

- Olum aptal mısın? Vaktimiz mi var saymaya? Kaç para çaldığımızı akşam haberlerde öğreniriz.

Hırsızlar çıkınca banka müdürü yardımcısına dedi ki: “Çabuk polisi ara”...

Yardımcı dedi ki:

- Bekle, kasada kalan 10 milyon doları kendimize saklayalım, daha önce zimmetimize geçirdiğimiz 70 milyon doları da ekleyelim.

Akşam haber ajansları bankadan 100 milyon dolar çalındığını bildirdi!

Hırsızlar parayı tekrar tekrar saydılar. Her seferinde 20 milyon dolar çıktı. Banka müdürü ve yardımcısı suya sabuna dokunmadan 80 milyon dolar götürdüler.

Banka yönetimi 80 milyon doları zarar hanesine yazdı. Vergiden düştü. Halka ödetti.

ORMAN

İstanbul’u kurtarmak için uğraş veren Kuzey Ormanları Savunması, Alman Dirkshof şirketi tarafından Kuzey Ormanları’nda kurulması planlanan Türkiye’nin en büyük Rüzgâr Enerji Santrali’ne karşı hukuki süreci başlattı. Yapılan açıklamada:

“Çatalca bölgesindeki kadim meşe ormanlarını ve yaban hayatını yok edecek olan, 300 bine yakın leyleğin göçünü engelleyecek olan İstanbul RES Projesi iptal edilmeli, proje için verilen ÇED olumlu raporu kaldırılmalıdır. Ormanda rüzgâr santrali olmaz” denildi.

Bizim de gördüğümüz, rüzgâr santrallerinin yüksek tepelere kurulduğudur.

Acaba orman içine tepeler mi kurulacak?

Ne olursa olsun yanlış bir iş.

TABLO

Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat yayımladığı bilgi notunda ilçede 104 bin konutu gezdiklerini, ihtiyaçları saptadıklarını, kamu kurumları Beşiktaş’ta ihtiyaç sahibi 118 aile belirlediği halde kendilerinin bu durumda 1226 komşu bulduklarını anlatıyor. Ve diyor ki:

- Bu tabloyu görünce bu süreci durdurmak, tersine çevirmek için hemen harekete geçmeye karar verdik. Halk Market, Halk Mağaza ve aşevimizi açarak Halk Kart uygulamamızı başlattık.

Bunlar güzel uygulamalar. Devamını diliyoruz.

Bu arada daha önce sorduğumuz bir soruyu yineleyelim: Shangri Li Oteli’nin deniz tarafındaki 4 metreye 20 metre genişliğindeki kaldırım, otele kim tarafından, kaça kiralandı?

KAYNAŞ

Ankaralı okurumuz Metin Altay diyor ki:

- Meclis’in Dikmen kapısı önünde trafik durdu, ben de etrafı görme fırsatı buldum. Meclis’e giren çıkan lüks, süper lüks, ultra lüks araçları görünce bir yandan pandemide çekilen çileleri, yoksulluğu, işsizliği, bir yandan da Cumhuriyet döneminde moda olan bir sloganı hatırladım:

“Sınıfsız, imtiyazsız, kaynaşmış bir kitleyiz.”

ACABA

Lokanta ve kafelerin geçen yaz yeterli temizlik tedbiri almadığını yazdık durduk. Masalar silinmedi, dezenfektan konulmadı, tuvaletler temiz tutulmadı, vs...

Ve son kısıtlamada en büyük zararı lokanta ve kafeler gördü.

Yakında yasaklar kalkıyor. Bu defa tedbir alacak mıyız? İnşallah...