Başbakan isterse ölümlü trafik kazaları azalır

Evet, bütün içtenliğimle söylüyorum: Başbakan Erdoğan’ın karizması ve toplumu ikna kabiliyeti o kadar yüksek ki, sigara yasağı konusuna eğildiği gibi ölümlü trafik kazalarına da eğilecek olsa, eminim hazirandaki genel seçimler için eline, toplumu etkileyebileceği bir koz daha geçmiş olur.
Yürekten inanıyorum ki Başbakan bu işi ele alsa, yılların değişmeyen “Her yıl trafiğe, terörden daha fazla kurban veriyoruz” manşet haberleri de tarihe karışır.
Sigara yasağının bu denli etkili uygulanabileceğini hayal bile edemezdim; sigaradaki başarıyı gördükten sonra aşırı hızdan kaynaklanan ölümlü trafik kazalarının önlenebileceği hayaline kapıldım. Tek koşul: Başbakan Erdoğan’ın bu konuyla bizzat ilgilenmesi.

Hız, birinci kaza nedeni
Trafikte Türk toplumunun davranışları, kaza nedenleri ve ölümlü trafik kazaları; bir sivil toplumcu olarak tüketici hareketinden sonra en fazla kafa yorduğum, yazı yazdığım konudur. Tüketicinin bilinçlenmesi için 18 yıl aralıksız yazmıştım; trafiği 5 yıl sürekli gündemde tuttum. Pek çok bakımdan Türkiye çapında önemli ilerlemeler de kaydedildi. Çözemediğimiz tek konu, direksiyonun başına geçip gaz pedalına sonuna kadar basan araç sahipleriydi. Hâlâ da öyle. Alkollü araç kullanma oranı sanırım daha da arttı. Zaten benim için bu türden ölümler trafik kazası falan değil, düpedüz trafik cinayeti ya da
trafik intiharı.
Geçen hafta duble yollarda hız sınırının arttırılmasının yeni kazalara davetiye çıkardığına dikkat çekmiştim. Okurlarımdan gelen e-posta mesajlarından anlıyorum ki, tıpkı milletvekillerimiz gibi okurlarımız da hız seviyor.

‘Elin gâvuru güzel araba yapmış!’
12 yıl önce benim inisiyatifimle kurulan Trafikte Ortak Akıl Platformu’nda birlikte çalıştığımız Ankara Gazi Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Süleyman Pampal, Trafik Dergisi’nin son sayısında bu konuyu masaya yatırmış.
“Sürücülerimiz hız sınırını zorlamak konusunda, her türlü fedakârlığa hazırdır. Radar yeri belirleyen aletlerin satışı patlamıştır. Cezası çok ağır olduğu halde, ödemeyi göze alarak satın alınan bu aletler, eğitimli ve varlıklı kesim arasında yaygın olarak kullanılmaktadır.
Milletvekillerimizin yaklaşımı da farklı değildir. ‘Yahu kardeşim, elin gâvuru öyle güzel arabalar yapmış ki 250 basıyorsun bana mısın demiyor. Eh biz de kaymak gibi yollar yaptık. 90 az geliyor valla.’ şeklindedir. Özel sohbetlerde söylenen budur.
Ben de dilim döndüğünce...
1) Bölünmüş yolun her ne kadar kaymak gibi olsa da korunmuş olmadığını ve her zaman sürprizlere açık olduğunu,
2) Elin ‘gâvuru’nun yaptığı yüksek güvenlikli araçları tüm vatandaşlarımızın alamadığını,
3) Çoğunun düşük standartta araçlara sahip olduğunu,
4) Kaldı ki kadranda yazıyor diye o hızlara çıkmak gerekmediğini,
5) Elin ‘gâvuru’nun, hız kuralını ihlal edenlere hiç acımadan yüksek cezalar uyguladığını,
6) Yüksek hızla kaymak gibi yolda önümüze tarladan fırlayacak ineği gördüğümüzde, büyük bir ihtimalle kayıp taaa öbür dünyada durabileceğimizi anlatmaya çalıştık, ama nafile!
Hızla oynamasaydık iyi olurdu, ama oynadık. Bari denetimleri sıkı tutalım!”