Mikrofon gazeteciliği Çörtük'ün hizmetinde

Mikrofon gazeteciliği Çörtük'ün hizmetinde

Mikrofon gazeteciliği Çörtükün hizmetinde
Mikrofon gazeteciliği Çörtük'ün hizmetinde

Meral TAMER
Bayındır Grubu'nun 90'lı yılların siyasi yaşamıyla içiçe geçen serüveninde 1995'e gelindiğinde, Kamuran Çörtük'ün altın dönemini yaşadığı görülmektedir. 11 yıl önce yola birlikte çıktığı çoğunluğu mühendis 9 arkadaşıyla birlikte önlerinde parlak bir gelecek vardır ve kariyer yolculuğundaki başarıyı büyük ölçüde bileklerinin hakkıyla yakalamışlardır.
Gerçi dünkü bölümde belirttiğimiz gibi Bayındır Tıp, daha açılır açılmaz TBMM'ye hatırı sayılır faturalar kesmeyi başarmış, belki Refah Partili milletvekilinin iddia ettiği gibi şişirilen faturalar da olmuştur. Ancak teslim etmek gerekir ki hastane mükemmel hizmet veren, o dönemde çok da benzeri bulunmayan kalitede bir sağlık kurumudur. Bayındır Grubu'nun 11. yılı, işte bu ortamda kutlanmış ve Çörtük'le söyleşiler pek çok gazetede yer almıştır. Büyümekte olan başarılı bir grubu kamuoyunun tanıması doğaldır.
* Dostluk kurumu Bayındır Holding: Bayındır Holding'in 11. kuruluş yılı. Yönetim Kurulu Başkanı Çörtük, 10 arkadaşın kurdukları Bayındır'ın bugün sahip olduğu 18 şirketi tanıtıyor. Ortaklar arasındaki güçlü dostluğun altını çizerek, "Ben ortaklıkların en az 5 kişi olması taraftarıyım. Bizim moralimizin bozulması için, içimizden en az 6'sının moralinin bozulması lazım" diyor.
Benim yıllardır illet olduğum mikrofon gazeteciliği de işte tam bu noktadan sonra Kamuran Çörtük'ün hizmetine girmiştir. Gazete sayfalarının piar (halkla ilişkiler) şirketlerine parsellenmeye başlandığı o günlerde, pek çok muteber işadamı gibi Çörtük de bu fırsattan (haklı olarak) yararlanmıştır. Burada hatalı olan, buna imkan veren gazete yönetimleridir.
Bayındır'ın fotoromanını hazırlarken, Çörtük'ün mikrofon gazeteciliğinden yararlandığını belki hatırlamayabilirdim. Hatırlayacak olsam bile gazete kupürlerine ulaşmam mümkün olmazdı. Neyse ki Bayındır Holding imdadıma yetişti:
"(...)Şahsınızdan tecrübeli ve objektif bir gazeteci olarak köşenizde Grubumuzun ve Yönetim Kurulu Başkanımızın birçok başarılara imza attığını gösteren haber kupürlerine de yer vermenizi beklerdik. Size bu konuda yardımcı olabilmek için arşivimizden bazı haber kupürleri gönderiyoruz. Amacınız kamuoyunu doğru bir şekilde aydınlatmaksa, bu haberleri de gözönünde bulundurarak yazıları kaleme almanızı dileriz."
Bayındır'ın fotoromanının dünkü bölümünde Çörtük'ün arşivinden yararlanmış ve merkezi ABD'de, Başkan Yardımcısı Türk olan, adı pek duyulmamış uluslararası! bir kuruluşun, Çörtük'ü 1995'in Uluslararası İşadamı seçtiğini aktarmıştım. Aşağıdaki 2 gazete kupürü de Çörtük'ün arşivinden:

* Bayındır son sürat: Bayındır'ın inşaat, turizm, sağlık, gıda, yazılım, sigorta ve finans sektöründe yatırımlarına devam ettiğini anlatan Çörtük, ilaç ve savunma sanayi gibi 2 iddialı sektöre girmeye hazırlandıklarını söylüyor. Ankara'daki özel hastanenin ardından, İstanbul ve İzmir'de de 2 yeni tıp merkezi kuracaklarını belirtiyor. (Çörtük'ün kendi arşivinden)
30 Ağustos 1995 İntermedya Ekonomi

* Kamuran Çörtük, Koç'u ve Sabancı'yı sollamış: Çörtük'ü 1995'in Uluslararası İşadamı seçen merkezi ABD'deki Uluslararası Yönetimi Geliştirme Derneği'nin (IMDA) Türk Başkan Yardımcısıyla yapılan bir söyleşide, Bayındır Holding'in Türkiye'nin en büyük iki grubunu geçtiği yorumu yapılmış. (Çörtük'ün kendi arşivinden)
30 Eylül 1995 Para
Çörtük'le ilgili arşivimize katkılarından dolayı Bayındır Holding'e teşekkür borçluyuz. Aksi halde Bayındır'ın ilaç ve savunma sanayii gibi hem çok pahalı, hem de müthiş uzmanlık ve sofistikasyon isteyen 2 önemli sektöre bile adım atmaya hazırlandığını öğrenemeyecektik!
Gazete sayfalarının piar şirketlerince parsellenmesine, buram buram reklam kokan, okuyucuyu aptal yerine koyan haberlerin giderek artmasına ne zamandır tepki duyuyordum. Bu vesileyle o konuda da içimi biraz olsun dökme fırsatını bulduğum için mutluyum.
Her ne kadar otomobil tanıtmak için Brezilya'dan Japonya'ya, buzdolabı tanıtmak için Almanya ve İtalya'dan ABD'ye 1 haftalık çoğu okyanus aşırı seyahatlere, mobil telefonda yeni bir sistemi lanse etmek için Kuzey Kutbu'nda köpeklerin çektiği kızaklarla taçlandırılmış prezantasyonlara yeterince değinememiş olsam da, hiç değilse bu vesileyle bir girizgah yapmış oldum.
Şu anda birden aklıma geliverdi: İncir çekirdeğini doldurmayan konular için o uzun tatilli gazeteci ağırlamalarının (hala da var tabii) piar dışında da bir amacı var mıydı acaba? Mesela Türkiye'de dönmekte olan dolapların kurcalanmaması gibi... (Ne komplo teorisi ama!)
Lafı daha fazla uzatmadan dönelim Bayındır'a ve gelelim şu meşhur Tatilya'nın açılışına...
Tatilya'nın kredileri İş Bankası Genel Müdürü Ünal Korukçu'dan. Amca'nın kayınçosu Ali Şener de Tatilya'nın yüzde 20 ortağı:
* Baba, Atlıkarınca Tesisleri'ni hizmete açtı: Cumhurbaşkanı Demirel, İstanbul - Beylikdüzü'nde Bayındır'ın inşa ettiği Tatilya Eğlence Merkezi'ni açtı. Törene eşi Nazmiye hanımla gelen Demirel'in yanında kayınbiraderi Ali Şener'in çocukları da vardı.
21 Nisan 1996 Akşam

* Kayınbirader 3.8 trilyon liralık Tatilya ortağı: Bayındır Holding'in 50 milyon dolara mal ederek geçen ay açtığı eğlence merkezi Tatilya'ya Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in kayınbiraderi Ali Şener'in ortak olduğu ortaya çıktı. Sürpriz isim Şener'in Tatilya'nın arsasının temininde yardımcı olduğu belirtiliyor.
9 Mayıs 1996 Sabah
(Devamı yarın)