Trafikte adam öldürmeye zam geldi!

Trafikte adam öldürmeye zam geldi!


     Söz gelişi 2 yıl hüküm giyen kişi, hapis para cezasına çevrildiğinde eskiden 3 - 5 milyon lira gibi komik bir para ödeyerek kurtulurken, şimdi 1,5 - 2 milyar ödemek zorunda

       Trafikte bir kişinin ölümüne neden olanlar, artık en azından 3 - 5 milyon lira gibi komik para cezaları ödeyip, işin içinden sıyrılamayacaklar.
       Gerçi trafik suçları da bilinçli taksir sayılmadan (kasdi değil ama sonucu tahmin ederek birinin ölümüne ya da yaralanmasına neden olmak, alkollü araç kullanmak gibi) bu alanda tatmin edici bir sonuç almaya imkan yok. Ama yine de cezaların infazıyla ilgili yasada kısa süre önce yapılan değişiklik, hapisten çevrilen para cezalarını (hala çok yetersiz olmakla birlikte) ağırlaştırdı.
       Trafikte Ortak Akıl Platformu TRAP'ta birlikte çalıştığımız avukat Cengiz Hortoğlu'dan öğrendiğime göre bundan böyle hapis cezaları paraya çevrilirken günlük 2 - 3 milyon liradan hesap yapılacak. Eğer eylem suç değil de kabahat sınıfına giriyorsa, günlük miktar 1 - 2 milyon lira arasında değişecek.
       Yasada bu değişiklik yapılmadan önce hapis cezaları günlük 5 - 10 bin lira arasında hesaplanıyordu. Diyelim ki sürücü, birinin ölümüne sebebiyet verdi ve 2 yıl hapis cezası aldı. Hakim bu cezayı paraya çevirdiğinde sanık (5 bin lira çarpı 730 gün) 3 - 5 milyon lira ödeyip kurtuluyordu.
       Değişikliğe göre 2 yıllık ceza paraya çevrildiğinde sanık artık 1.5 - 2 milyar lira ceza ödemek zorunda. Tabii enflasyonun etkisiyle bir süre sonra bu cezaların da caydırıcılığı kalmayacak. Cezaların enflasyona endekslenmesi için de bir yasa gerekiyor herhalde.
       Avukat Hortoğlu, Avrupa'da "bilinçli taksirle başkalarının güvenliğini tehlikeye sokmak" şeklinde yeni bir suç türü geliştirildiğine dikkat çekiyor. Örneğin tehlikeli araç kullanarak başka insanların hayatlarını riske sokanlara, sonunda hiç kimse zarar görmese bile ağır cezalar veriliyor. Fransa'da böyle bir durumda (yani ölüm falan yok) sanığın 1 yıl hapis artı 100 bin frank (7,7 milyar lira) para cezasına çarptırılması söz konusu. Ayrıca sürücüyü bu suça teşvik eden varsa -örneğin yolcu arabayı hızlı kullanması için baskı yapmışsa- o da cezalandırılıyor.
       Bizde ise tehlikeli araç kullanmanın cezası yok denecek kadar az maalesef.

Taksi şoföründen trafik müfettişi

       TRT - 2'de yayınlanan Çözüme Doğru programının yapımcısı Zeki Sözer, Trafikte Ortak Akıl Platformu TRAP üyelerinden bir bölümünü geçen cumartesi gecesi konuk etti. Canlı yayında 3 saati aşkın süre trafik gibi lügat anlamıyla da can alıcı! bir konunun değişik yönleriyle tartışılmasını sağladı.
       Konuşmacıların yanı sıra dinleyiciler de tartışmaya katıldıkları, fikir ve önerilerini rahatça ortaya koydukları programda zaman darlığı yüzünden söz alamayanlar da oldu. İstanbul Şoförler Odası 2. Başkanı ve Telsiz Merkez Müdürü Adem Coşkunyürek, o gece sesini duyuramayanlardan.
       İstanbul trafiğine yıllardır şoför olarak tahammül eden Adem Çoşkunyürek, şehir içi trafiğin önemli sorunlarından biri olan taksilerle ilgili hem bazı gerçeklere dikkat çekiyor, hem de bazı düzenlemeler öneriyor:
       * Taksicilerin İstanbul'un trafiğindeki payı yüzde 30. Oysa tüm taksiler duraklara bağlansa bu oran yüzde 15'e kadar düşer. Taksici müşteri bulamadığında boş boş gezip trafiği işgal etmez.
       * Trafikte fazla tecrübesi olmayan insanların trafik müfettişi yapılması hatalı. Üniversite mezunu ve ehliyeti olan herkes trafik müfettişi olabiliyor. Bunların yerine kazaya karışmamış ve yıllardan beri trafiğin içinde olan otobüs ve ticari taksi şoförleri trafik müfettişi yapılsa sonuç çok daha başarılı olur.
       * Ana arterler üzerinde taksiler için indi - bindi cepleri yapılırsa hem trafik aksamaz, hem de müşteri nereden taksi çevirebileceğini bilir. Ayrıca şoför fiş keserken de trafiği aksatmaz. Bu konuyu defalarca APK Dairesi'ne ilettik ama sonuç alamadık.
       * İstanbul'da 18 bin yasal, 10 bin de korsan taksi var. Korsan taksiciler hem bizi, hem İstanbul trafiğini rahatsız ediyor.
       * Şehir içi yollardaki çukur ve olur olmaz kasisler yüzünden arabalarımız 10 günde bir balata ve ön takım için bakıma giriyor. Her seferinde 20 - 25 milyon lira servis ücreti ödüyoruz. 18 bin taksi olduğu düşünülürse kaybımızın büyüklüğü anlaşılır.
       * "Aşırı hızdan kaza oldu" deniliyor ama bunu engelleyecek caydırıcı bir sistem kurulamıyor. Araca 220 hız sınırı koyarsan sürücü bunu dener. Özellikle yolcu otobüslerinin üretim aşamasında azami 90 km hıza göre ayarlanmasını öneriyorum.
       * Kazadan sonra yaralıları araçtan çıkarmak için yapılan yanlış müdahaleler artık herkesin malumu. Konu sürekli gündemde tutulursa toplum olarak bu konuda belki bilinçleniriz.


Farım da hep açık, yolum da

       Gelişmiş ülkelerde giderek yaygınlaşan ve son dönemde bizde de yer yer denenmeye başlanan gündüz farı uygulamasına Bridgestone, yeni bir kampanyayla destek veriyor. İlk aşamada İstanbul'da başlatılan kampanyada BP benzin istasyonlarına gelen sürücülere tek tek gündüz farının yararları anlatılıyor. Otomobillerine diğer sürücülere örnek olması için "Farım da hep açık yolum da" yazılı sticker'lar yapıştırılıyor. 21 kasıma kadar sürecek kampanyada sırada Ankara, İzmir, Bursa ve Antalya var.
       Gündüz far yakılması, bir aracın diğer sürücüler tarafından daha iyi görünmesini sağladığı gibi yaklaşan aracın hız tahmininde yapılan hataları da en aza indiriyor. Gündüz farı, trafik kazalarını önlemede en ucuz yöntemlerden biri. Farları yakılı araç, yakılı olmayana göre çok daha çabuk fark ediliyor.
       2 yıl önce Lüksemburg'da yapılan Avrupa Trafik Güvenliği Toplantısı'na sunulan bir raporda AB üyesi ülkelerin hepsinde gündüz far yakılsa, bir yıl sonunda 15 ülkedeki ölü sayısında 5500, yaralı sayısında 115 bin, kaza sayısında ise 740 bin azalma olacağı bildirildi. Gündüz farı uygulamalarında dünyadaki son durum şöyle:
       * Kanada'da gündüz farının kazaları yüzde 11.3 azaltığı tespit edildi. Danimarka'da zincirleme kazalarda yüzde 6, sağa dönüşlerde gerçekleşen kazalarda ise yüzde 34 düşüş kaydedildi.
       * Amerika'da bu yıl bazı üreticiler araçlarında otomatik olarak gündüz farı kullanımını sağlayan düzenlemelere gittiler. Örneğin General Motors, Lexus, Volkswagen, Volvo, Suziki, Saab, Toyota Avalon, Coralla ve Sienna'nın 1999 modellerinde aracı çalıştırır çalıştırmaz farlar devreye giriyor. BMW'nin ve GM'in bazı modellerinde ise bu sistem seçenek olarak sunuluyor.
       * Kanada, Danimarka, Finlandiya, Macaristan, İzlanda ve Norveç, İsveç'te bu konu yasalarla düzenlenmiş durumda.


Sürücülere bedava göz muayenesi

       Dünya Göz Hastanesi kasım ayı boyunca İstanbullu sürücülere ücretsiz göz taraması yapacak. İstanbul Emniyeti ve Trafik Bölge Müdürlüğü'yle işbirliği içinde yürütülen kampanyanın amacı, trafik kurallarına uymakta göz sağlığının önemine dikkat çekmek.
       Özellikle geceleri meydana gelen kazalarda sürücülerdeki göz bozukluklarının hatırı sayılır payı var. Zaten gelişmiş pek çok ülkede sürücüler her yıl zorunlu göz muayenesinden geçiyor ve bulgular belgelerine işleniyor. Türkiye'deki yasalar ise sürücülerin 5 yılda bir göz muayenesinden geçmesini öngörüyor. Ancak uygulamada bunun bile gerçekleşmediğini hepimiz biliyoruz.
       Dünya Göz Hastanesi'nin mobil göz kliniği Boğaz köprüleri ile Mahmutbey ve Çamlıca otoyol gişe çıkışlarında olmak üzere 4 noktada hizmet verecek. Ayrıca trafikte seyir halindeki sürücüler, sürücü belgeleriyle birlikte Dünya Göz Hastanesi'ne başvurdukları takdirde de ücretsiz göz muayenesi yaptırabilecekler.
       Sağlıklı olmayan gözlerle trafiğe çıkan sürücüler, trafik kurallarına saygılı bile olsalar hepimiz için potansiyel tehlike oluşturuyorlar. Onun için ayağınıza kadar gelen bu fırsata bir 10 dakika ayırmak çok olmasa gerek.


Yazara E-Posta: mtamer@milliyet.com.tr