İstanbul'da huzura kaçış

9 Aralık 2020

İstanbul'un kalabalığı, trafiği, covid derken hepimiz insanlardan uzak doğayla iç içe yerler arar olduk. Özellikle bu dönemde endişe edip konaklamalı tercihlerde bulunamayan ama günübirlik kaçamaklarla günlerini güzelleştirmek isteyenler için son zamanlarda gidip oldukça keyif aldığım İstanbul'da gidilebilecek, gözlerden uzak en huzurlu kaçamak noktaları;

1-) ÇİLİNGOZ TABİAT PARKI

Çilingoz tabiat parkı deniz, orman, göl ve sazlık manzarasıyla görsel bir şölen sunuyor sizlere. İstanbul Çatalca'da yer almakta olan Çilingoz tabiat parkı 17 hektarlık bir alan ile kamp yapmaya, doğa yürüyüşüne, balık tutmaya, uzun sahili ile yürüyüş yapmaya olanak sağlıyor. Çatalca'da iç kısımlarda yer alan parka gidiş yolu biraz uzun sürüyor ancak harika bir orman yolu eşlik ediyor . Parkın içinden büyük sayılabilecek Çilingoz Deresi geçiyor. Bu kısımda oluşan gölet alanının etrafında sazlıklar bulunuyor. Birçok canlı türü içeren tabiat parkında çeşitli ağaç türlerinden oluşan büyük bir ormanlık araziye, birçok kuş türüne, geyik, karaca, sansar, sincap, tilki gibi çeşitli canlılara rastlamakta mümkün.

2-) AĞVA

İstanbul'a yaklaşık 110 km mesafede, Karadeniz kıyılarına uzanan Şile ilçesine bağlı olan Ağva bir yanı deniz, diğer yanında uzunca bir dere kenarında yer alarak;  dinlenme tesisleri, yeşilliği, güzel sahili, kumdan plajı ve doğal güzellikleriyle huzur dolu kafa dinlenecek konumlarından.

Yazının devamı...

Tatilde adrenalin sevenlerdenseniz Fethiye tam size göre

21 Temmuz 2020

Havaların ısınmasıyla birlikte kendimizi serin sulara atma isteğimiz arttı. Hem içinde bulunduğumuz  pandeminin ağır stresinden , hem de iş yükümüzden uzaklaşmak için kendimizi Ege ve Akdeniz'in güzel koylarına bırakma zamanı geldi artık.

İnsanların tatillerden beklentileri çoğu zaman değişiyor. Kimisi sakince denize girip güneşlenebileceği, kimisi sürekli gezip yeni yerler göreceği , kimisi de adrenalin duygusunu hissedebileceği planlar yapıyor.

Benim size önerim hem güzel koylarını gezip muhteşem denizinde yüzebileceğiniz , hem de ekstrem sporlar ile birlikte adrenalin dolu unutulmaz anlar yaşayabileceğiniz Muğla'ya bağlı Fethiye olacak.

Ülkemizin en güzel denizi ödülünü alan Ölüdeniz’den Türkiye‘nin ilk uzun mesafeli yürüyüş yolu olan Likya Yoluna, Rodos Şövalyelerinin bir zamanlar yaşadığı Şövalye Adasından, dünyada koruma altına alınması gereken 100 dağdan biri olan Babadağ ve onun eteklerinde bulunan muhteşem Kelebekler Vadisi’ne kadar pek çok güzelliğe sahip.

Fethiye, ilk düzenin kurulmasından günümüze kadar yerleşimin kesintisiz sürdürüldüğü Telmessos Antik Kenti üzerine kurulmuş. Adını mitolojide adı geçen tanrılardan Apollon’nun oğlu Şair Telmessos’tan almış. Günümüzde ki ismi ise ilk havacı şehidimiz Fethi Bey’e saygıdan dolayı 1934’te Fethiye olarak adlandırılmıştır.

Fethiye'ye havayolunu kullanarak gelmek isteyenlerin Dalaman Havalimanını kullanması gerekiyor. Dalaman Havalimanı ile Fethiye arası mesafe yaklaşık olarak 50 Km.'dir. Havaş'ın servisleri veya ticari taksiler  ile Fethiye merkeze ulaşabilirsiniz. Fethiye şehir içinde ulaşım ise yoğun şekilde çalışan minibüsler ile yapabiliyorsunuz.

Muğla başlı başına keşif cenneti. Fethiye'ye yakın olarak görülebilecek çok fazla yer var. Mesela Fethiye-Antalya sınırları arasında Likya yolunu deneyebilirsiniz. Köyceğize geçip meşhur salıncakta sallanabilirsiniz. Dalyan'da İztuzu plajını, Dalyan Kral Mezarlığını görebilirsiniz. Akyaka'ya geçip muhteşem bir tekne turu yapabilirsiniz. Eğer çok geniş bir zamana sahipseniz Muğla'da gezip görecek yerler listesi oldukça uzun.

Yazının devamı...

ESKİ ÇAĞ MASALI : PRAG

16 Haziran 2020

Hepimizin ruhunda vardır, gezmek, delicesine dolaşıp yeni yerler keşfetmek hatta bazen kaybolmak. Şu an dünyaca zorlu bir süreçteyiz evet.. Bu durum gezmemizi kısıtlar mı ? Bir süre için evet.. Ancak ilerleyen zaman için plan yapmamıza, kendimize gidilecekler rotası çizmemize asla engel olamaz.

Bu süreçte özellikle değerini anladığımız şeylerden biri özgürce gezmek oldu. O yüzden geç kalmadan kendimize plan oluşturmanın tam zamanı.

Hadi biraz bu süreçten uzaklaşıp Orta Avrupa'nın eski çağ masallarına yani Prag'a yolculuk yapalım.

Çek Cumhuriyeti ya da resmî kısa adıyla Çekya, Orta Avrupa'da bir ülkedir. Kuzeyinde Polonya, batı ve kuzeybatısında Almanya, güneyinde Avusturya ve doğusunda Slovakya ile komşudur. Çekya'nın resmi dili Çekcedir. Başkenti ise tarihi dokusuyla kendine hayran bırakan Prag'tır.

Hep birilerinden duyardım Prag'ı veya bir yerlerde rastlayıp okurdum Prag inanılmaz güzel bir şehir diye. Gidince anladım ki az bile söylüyorlarmış. Prag'ı kaleme almaya başladığımda, eski tarihi dokusundan mı başlasam, renkli evlerinden mi, Vltava nehri üzerine sıralarla dizilmiş köprülerinden mi, farklı lezzetlerinden mi bilemedim...Yazacak ne çok şey var!!!

Prag'a İstanbul'dan direk uçuşla gitmek mümkün. 2 saat 35 dakika sürüyor. Prag 'a güzel bir hafta sonu kaçamağı yapabilirsiniz veya Prag'ı rotanıza eklemişken birleştirerek 4 saat mesafelik Viyana veya 7 saat mesafelik Budapeşte'yi planlarınıza katabilirsiniz. Biz birleştirerek rota çizdik ve Viyana'dan Prag'a otobüsle ulaşım sağladık.

Prag'a seyahatim kış mevsimine denk geldi. Şansımıza hava çok soğuk değildi. Ancak nehre yakın bölgeler aşırı rüzgarlıydı. Yüzünüze sert çarparak gezmenizi zorlaştırıyor. Prag için en güzel mevsimin ilkbahar veya sonbahar ayları olacağını düşünüyorum. Kış mevsimi bazen zorlayıcı olabiliyor maalesef.

Yazının devamı...

BİR KEŞİF TUTKUSU: LİZBON

26 Şubat 2020

Günümüzün gezginleri , geçmişin kaşifleri ;

Aradaki en belirgin fark günümüzdeki gezginler görebileceği,kalabileceği yerleri bilerek bir yola çıkıyor. Geçmişin kaşifleri ise bilinmeyene doğru koca bir yolculuğa çıkmışlar. İkisi arasında ki en büyük ortak nokta ise;  yeni yerler keşfetme tutkusu.  

Lizbon’un,  dünya çapında birçok kez Coğrafi keşif gezisi için başlama yeri olduğunu biliyor muydunuz? Koca bir bilinmeyene yapılan uçsuz bucaksız belkide kimi zaman dönüşü olmayan bir yolculuk.  Uzun sahil şeridi, uçsuz bucaksız okyanusu, çok sayıdaki liman kenti ve uzun nehirleri  bu şehirden çok sayıda denizcinin yetişmesine uygun bir ortam sağlamıştır. Bu denizcilerin en sevdiği şey okyanusa yani bilinmeyenlere doğru açılmak olmuş.  Hadi kaşiflerin şehri Lizbon'a küçük bir yolculuk yapalım birlikte.                                                             

Biz Lizbon'a Porto şehrinden geçtik.İstanbul'dan  4 sa 27 dakikalık bir uçak yolculuğundan sonra 2 gün ayırdığımız Porto'ya geldik.Porto'dan ise yaklaşık 3 saatlik bir yolculukla Lizbon şehrine ulaştık. Sadece Lizbon düşünenler için ülkemizden Lizbon'a direk uçuşlar yapılmaktadır. Ama ben Porto'yu da kesinlikle görmenizi tavsiye edebilirim. Portekiz komşusu olan İspanya ile birlikte İber Yarımadasını paylaşmaktadır. Başkenti Lizbon ise Tagus Nehri’nin üzerine kurulu  olup Atlantik Okyanusu kıyısında yer almaktadır. Şehri ikiye bölen Tagus Nehri, yedi tepeye kurulmuş kent mimarisine sahiptir. İkiye bölünen şehir 25 Nisan köprüsüyle birbirine bağlanmaktadır.    

 

 

Yazının devamı...

Böyle köy gördünüz mü?

11 Şubat 2020

Uzun zamandır hayallerim arasında yer alıyordu bu güzel  İtalyan köyüne gitmek. Belki de sosyal medya yaygınlığıyla birlikte son zamanlarda herkesin uğramak istediği bir yer haline gelmişti fotojenik kareler ortaya çıkaran bu güzel köyler.

 Cinqueterre hakkında biraz bilgi vermek gerekirse İtalyan Rivierası'da engebeli sahillerden ve büyük kayalıklardan oluşan Cinqueterre  La Spezia şehrinin batısında, Ligurya bölgesinde yer alır. 5 köy anlamına gelen CinqueTerre  sırasıyla Riomaggiore, Manarola, Corniglia, Vernazza ve Monterosso köylerinden meydana geliyor. Köyler, sahilleri ve bu köyleri çevreleyen tepelikler Cinque Terre Ulusal Parkı'nın içinde bulunur ve bu bölge UNESCO Dünya Mirasları listesinde yer alır.

 

 

Yüzyıllar boyunca burada yaşayan insanlar denize bakan bu sert yamaçlarda teraslama yaparak tarım yapmışlardır. Çekiciliğinin bir kısmı da bu bölgede gelişimin sınırlı olmasıdır. Doğal güzelliği bozulmamış. Yoğun yerleşime maruz kalmamış.

Cinqueterre' de gezilebilecek müze veya anıtlar yok. Cinqueterre güzel manzaranın tadını çıkarabileceğiniz , turkuaz sularında yüzebileceğiniz renkli sokaklarında gezerek cafelerde manzara eşliğinde kahvenizi içip yemeğinizi yiyerek hoş sohbet edebileceğiniz huzur bulacağınız bir köy, daha doğrusu 5 köy :)

 

Yazının devamı...