Hiç gerek yok!

4 Mart 2019

Medipol Başakşehir’in Fırat Aydınus tarafından korunmasına gerek yok ki... Turuncu-lacivertliler, kendi göbeğini kendi kesen, kesemediğinde de rakibini takdir eden bir takım zaten...
Evkur Yeni Malatya karşısındaki penaltıyı gördükten sonra demezler mi, “Başakşehir kollanıyor” diye... Söylemezler mi “Böyle penaltı mı olur?” diye...
Evet Başakşehir’in futbolunda düşüş var. Ama bu son derece olağan... Akıcı değil akılcı oynuyor. Ligin boyu kısaldıkça, son düzlüğe önde giren lider, yakalanmamak için elinden geleni yapar; oyuna değil sonuca bakar. Kimse de Başakşehir’i ayıplamasın. Bu saatten sonra da cengaverlik beklemesin. Tarih yazmanın kıyısında gezen bir takım macera arar mı?
Karşısında üçlü savunma dizilişinde gibi görünüp, kenar bekleriyle beş kişiyle duvar ören bir takımı geçebilmek gerçekten zordu. Başakşehir yine “ya sabır” diyerek işe koyuldu, rakibin hata yapmasını bekledi.
Ancak ilk hata yapan Aydınus oldu. Penaltı öncesinde ve sonrasındaki kararlarında pek tartışma yoktu ancak olan 44’te oldu. Bülent-Arda mücadelesini penaltı olarak değerlendirmek, faul değil ama ancak fena hareketlere sokulabilirdi.
Üstelik Emre’yle pozisyonları tartışması yok mu? Düdüğüyle konuşması gereken Fırat Aydınus pozisyonları anlatarak “hakem semineri”nde ders verdi!
İkinci yarı Barış’ın girmesiyle görülen sağ kanattaki hareketlilik Malatya’ya renk getirdi ama gol getirmedi. Ev sahibinin gol bulma iştahını kullanan ve hevesini kursağında bırakan ise yine Edin Visca oldu. Eğer Başakşehir bir tarih yazıyorsa bunun vakanüvisi Visca’dır.

Yazının devamı...

Terim'le sözleşme nasıl yapıldı?

21 Aralık 2018

Tarih 16 Ekim 2018... Akşam saatlerinde, 19.57'de Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) bir bildiri düşer.

"Kulübümüze ve Türk futboluna tarihi başarılar kazandırmış olan kıymetli teknik direktörümüz Sayın Fatih Terim ile 2018-2019 sezonunu takip eden iki sezon ve 3 yıl uzatma opsiyonlu olmak üzere yeni bir sözleşme imzalanmıştır. Şirket Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerinin katıldığı ve Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena Stadı'nda gerçekleşen görüşmeler neticesinde teknik direktörümüz Sayın Fatih Terim, meblağ hanesi boş mukaveleye imza atmış olup, 85 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar) ile yapılan değişikliğe istinaden meblağ bilahare Türk Lirası olarak belirlenecektir" ifadesi kullanılır.

Bir sözleşmenin bedeli yazılmadan geçerli olup olmadığını, halka açık bir şirketten yapılan bu açıklamanın nasıl yorumlanması gerektiği, ekonomi sütunlarının işi...
Ancak "Spor hukuku" yönünden bakıldığında, Fatih Terim'in "yaptığı varsayılan" sözleşmenin TFF'ye ibraz edilmesi gerekiyor. "Teknik Adamların Statüsü ve Çalışma Esasları"nı belirleyen talimata göre sözleşmeler, imzalandıkları tarihi takip eden 7 gün içerisinde ilgili kulüp tarafından TFF'ye tescil işlemi için sunulması zorunlu...
Evet, Terim'in devam eden, tescilli bir sözleşmesi var. Evet, Galatasaray ile Terim etle tırnak gibi... Ancak olası bir ihtilaf durumunda büyük sıkıntı oluşur.

Yeni sözleşmenin ne şekilde olduğu, Türk lirası cinsinden yapılan anlaşmanın ne şekilde gerçekleşeceğini kamuoyunun, en azından şirket ortaklarının bilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Yazının devamı...

VAR ile UEFA'nın yaptığına bak!

18 Aralık 2018

Bu sezon herkes büyük takımlara bakıp, "Allah Allah... Bunlara ne oldu?" diye hayıflanıyor. Fenerbahçe dipte, Galatasaray ve Beşiktaş beklenenin gerisinde...

Ama bu sezon hayatımıza giren bence çok önemli bir konu var; VAR...

Bugüne kadar birçok takım, kayıplardan dolayı bağırdı, çağırdı! Birçok ekip hakem hatalarından puan kaybetti. Herkesin kendine göre bir yarası vardı.

Ancak şunu da kabul edelim ki; bu işte en çok canı yanan Anadolu takımları dediğimiz, büyüklerin dışında kalanlardı. Onlara yapılan yanlışlar ya görülmedi, ya da "Haklılar" deyip geçiştirildi.

Bugün öyle mi? Video Asistan Hakem (VAR) birçok yanlışa "DUR" diyebiliyor. Dolayısıyla büyüklerin taraftar baskısı, hakemi manevi olarak kontrole alabilme durumu azaldı. Artık diğerleri de "Biz de varız" diyebildi. Üstelik böyle olunca, futbolcuların özgüvenleri de arttı. Puan cetvelinde görülen belirgin farklılığın en önemli nedeni bence bundan kaynaklandı.

İkinci önemli neden de; UEFA'nın Finansal Fair Play denetlemesi... Avrupa futbolunun patronu kimi kontrol altında tutuyor? Avrupa kupalarında mücadele eden takımları... Türkiye'de bunlar kimler? Büyükler... Bugüne kadar yapılan hovardalıklara dur dendiğinde, kulüpler de "Stop" dedi.

Bugün üç büyüklerin transfer için içi cızlıyor. UEFA ne diyor? Ya futbolcu satacaksın, ya transfer yapmayacaksın. Ya da, Avrupa'ya gitmemeye razı olacaksın.

Bakalım bizimkiler hangisini tercih edecek?

Yazının devamı...

Gazla olmuyor

16 Aralık 2018

İlk 45 dakika o kadar dengeliydi ki... Pozisyon alma, şut atma, gol bulma ve skor... Medipol Başakşehir-Galatasaray mücadelesinde takımlar, terazinin iki kefesine oturtulmuş ve dengede tutulmuştu.

Ev sahibi her zamanki gibi dingin, tedbirli, sabırlı idi. Galatasaray’daki en belirgin fark ise biraz daha iştahlı, zaman zaman pres yapan haliyle daha çok istemesiydi ya da ister gibi görünmesiydi.

Nitekim, Başakşehir’in aradığı, istediği gol; İrfan Kahveci’nin ayağından geldi. Muslera topu mu göremedi, arkadaşına değip geldiği için mi şaşırdı bilinmez, ancak topu kalesinden çıkarabildi. Zaten isabetli iki şuttan biri kaleye girdi.

Galatasaray’ın golü de öyle hazırlanmış bir ataktan gelmedi ya... Onlar da bir penaltıyla skoru eşitledi. Ancak bu penaltının bir özelliği, Cim-Bom’un Süper Lig’deki ilk penaltı golüydü. Diğer özelliği de, Eren’den gelmesiydi.

Penaltıyı attı, kabul... Ancak bu haliyle Galatasaray’ın forveti olamayacağı aşikar... Formula 1’de yarışan tosbağa gibi! Taraftarının neden ona tepki gösterdiği Başakşehir karşısında bir kez daha ortaya çıktı.

İkinci devre de ilk yarıya benzer şekilde başladı ancak öyle devam etmedi. Başakşehir, aradaki puan farkını düşünerek risk almazken, yine de yaptığı değişikliklerle rakibin direncini kırmaya çalıştı. Tatlı sert futbolu da cabasıydı. Son bölümde Cim-Bom’u köşeye sıkıştırdı ama her zamanki gibi Muslera gibi bir kurtarıcıları vardı. Ama aynı Muslera’nın 88’de öyle bir boşa çıkışı vardı ki; evlerden uzak...

Haftalardır sakatlığı nedeniyle takımdan ayrı kalan ve sonradan oyuna giren Elia o eski gücünden uzak kalırken, Adebayor ise nüfus kağıdının gösterdiği 34 yaşıyla bile yıpratıcıydı.

Cim-Bom ise -gücü nisbetinde- 90 dakikayı bitirmeye çalıştı. Sahadaki Abdullah Avcı’nın Başakşehir’iydi ama Fatih Terim’in Galatasaray’ının bu olduğunu söylemek mümkün değil... İlk yarıdaki belirli bölümleri bir kenara bırakın, orta sıralar için mücadele eden Anadolu takımından farkı olmadığını görün.

Yazının devamı...

45 dakikalık performans!

2 Aralık 2018

İlk yarıdaki Demir Grup Sivas’ın fendi, ikinci devrede ortaya çıkan Medipol Başakşehir’i yendi.
Başakşehir, belki de tarihinde ilk kez bu kadar silik, boş geçen, şut bile atamadığı bir 45 dakika izletti.
Önce; rakibi test ediyor, o bildiğimiz uyutma taktiğini uyguluyor, sabırla fırsat kolluyor zannedildi. Ama işin aslı öyle olmadığı belliydi. Sivasspor daha iyi sahaya yayılıp, daha çok şut çekip, lideri gözüne kestiren bir karakterdeydi.
Yetenekli ayakları da ortaya çıkınca golü bulmak zor olmadı. Torje’nin asisti, Muhammet Demir’in golü, Yiğido’yu öne geçirdi.
Doğrusu bu ya, maçın başlarında ve golün hemen öncesinde kaleci Mert’in riskli pasları, Başakşehir’deki konsantrasyon eksikliğinin en büyük ispatıydı. Buna golcü niyetiyle çıkan ancak şut bile atamayan Bajic eklendi. Zor anlarda ortaya çıkan Süpermen Edin Visca’nın bu kez başka işleri vardı sanki...
İkinci yarıda Başakşehir’in doğruları da ortaya çıktı. Kerim Frei sola geçti, lider biraz daha hareketlendi. Ama Mossoro’nun silik kalışı, Napoleoni’nin fırsat bulamayışı, Başakşehir için el freni oldu.
Adebayor’un girmesi, Sivasspor’un sinmesi, Medipol Başakşehir için avantajlar oluştursa da, gol atmadan üç puan gelmiyor. Ringde köşeye sıkışan boksör gibi, sadece gelen yumruklardan kurtulmaya çalışan konuk ekip, biraz ilk yarıdaki futbolundan örnekler gösterebilse, daha iyi maç izlettirebilirdi.

Yazının devamı...