Klişeleri altüst ediyor

Cannes’da Bennett Miller’a En İyi Yönetmen Ödülü getiren, beş dalda Oscar adayı “Foxcatcher Takımı”, sezonun kayda değer Amerikan filmlerinden biri ve alışıldık başarı öykülerini altüst eden bir yapım

ennett Miller (“Capote” ve “Moneyball”un yönetmeni) “Foxcatcher Takımı / Foxcatcher”da birçok Hollywood yapımında aklanıp paklanarak sunulan vatanseverlik, kazanma hırsı, zenginlik, paranın satın alacağı imkanlar ve bireysel silahlanma övgüleri gibi Amerikan filmi klişelerini altüst ediyor. Yönetmen, bunun için 1980’lerin gerçek bir hikayesine yöneliyor.
İyi imkanlara sahip olmayan altın madalyalı olimpik güreşçi Mark Schultz, milyarder John du Pont’dan reddedemeyeceği bir teklif alır: Kendisini vatansever olarak tanımlayan du Pont, olimpiyatlarda Amerikan gücünü gösterecek bir güreş takımını himayesine almak ve çalıştırmak istemektedir. Böylece Mark, Foxcatcher ailesinin uçsuz bucaksız çiftliğinde yaşamaya başlar.
Mark’ın kendisine göre çok olgun abisi David de efsane bir olimpik güreşçidir. Bir süre sonra ekibe katılır. Zaten tuhaf bir tip olan du Pont, olimpiyatlar yaklaştıkça daha da garip davranır ama parası onu çevreleyip korumaktadır.

Müthiş bir performans
Cannes’dan En İyi Yönetmen Ödülü ile dönen, Oscar’da da aynı dalda aday Miller, baştan itibaren bir şeyler ters gidiyor hissi yaratıyor ve tekinsiz alanları bir an bile terk etmiyor. Filmde tanınmayacak
halde du Pont’u canlandıran,
En İyi Erkek Oyuncu dalında Oscar adayı Steve Carell, ağır plastik makyajıyla tüyleri diken diken eden milyarder performansıyla akıllara kazanıyor. Filmin daha geri planda kalan oyunculuk “şampiyonu” ise bir güreşçinin vücut dilini üstüne geçiren Mark Ruffalo ki o da En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar’a aday. Sonuç olarak “Foxcatcher”, güçlü atmosferinin yanı sıra sporda Amerikan değerleri ve başarı formüllerini hem metinde hem sinema dilinde tersine çevirerek politikleşen kayda değer bir film.

“Foxcatcher Takımı / Foxcatcher”
Yön.: Bennett Miller
Oyn.: Steve Carell (John du Pont), Channing Tatum (Mark Schultz), Mark Ruffalo (David Schultz), Sienna Miller (Nancy Schultz)
Sen.: E. Max Frye, Dan Futterman
Gör.: Greig Fraser
Müz.: Rob Simonsen

Sanatçının portresi

İngiliz sinema ustası Mike Leigh, “Bay Turner / Mr. Turner”da bir ressam biyografisiyle karşımıza çıkıyor. 1825-1851 yılları arasındaki süreçte
J. M. W. Turner’ı seyrediyoruz. Romantik manzara resimlerinin zarafetiyle; homurtulu konuşması,
dış görüntüsü, arkadaşlarına, çocuklarının annesine kötü davranışıyla Bay Turner arasında bir tezatlık söz konusu. Film de gücünü “Sanatçı ilgi çekici, karizmatik, aksiyken bile cazibeli mi olmalıdır?” gibi bir sorudan alıyor. Bay Turner’ın yanıtı “hayır”. Timothy Spall’ın muazzam performansıyla Leigh önce bizi “canavarımsı” Turner’den uzaklaştırıyor. Sonra başardığı ise filmin asıl çekici yönü: Turner’ın sert kabuğunun altındaki hassasiyeti verebilmesi. Film dört dalda Oscar adayı oldu.

Oyuncu kadrosu iddialı

DavId Koepp, “Gizli Pencere / Secret Window”dan sonra bir kez daha Johnny Depp’le işbirliği yaptığı filmi “Üçkağıtçı Mortdecai / Mortdecai”da, kayıp Nazi altınlarının peşine düşen eksantrik bir dolandırıcının hikayesini anlatıyor. Depp’e Gwyneth Paltrow ve Ewan McGregor’ın eşlik ettiği film, eleştirmenler tarafından ağırlıklı olarak olumsuz yazılarla karşılandı. Güçlü bir oyuncu kadrosu olan
“Üçkağıtçı Mortdecai” komedi türünde.

Diğer seçenekler

l Almanya yapımı animasyon “7 Cüceler”, çocuklara hitap ediyor ve Türkçe dublajlı.
l Fantastik film “Yedinci Oğul / Seventh Son”da genç bir adam, tecrübeli bir savaşçının yanında kötülerle savaşmak için eğitiliyor. Jeff Bridges ve Julianna Moore’un da arasında olduğu iddialı bir oyuncu kadrosu var.
l Cannes’da yarışan ve Oscar’da En İyi Yabancı Film dalındaki beş adaydan biri olan Abderrahmane Sissako imzalı “Timbuktu”, Mali’de birkaç karakter etrafında geçiyor ve bölge şartlarının acımasızlığını sergiliyor.
l Haftanın iki yerli filminden ilki, Engin Günaydın’ın yazıp başrolünde oynadığı “İçimdeki Ses”. Leyla Lydia Tuğutlu, Füsun Demirel ile Ersin Korkut’un da oynadığı film, yalnız bir yazar, ona âşık bir kadın ve yazarın ideal gelin adayı arayan annesi arasındaki ilişkiden mizah üretiyor. İlker Ayrık’ın yönetip rol aldığı “Yapışık Kardeşler” ise köyden İstanbul’a gelen kardeşlerin mizahi maceraları olarak özetlenebilir.

DVD

HAFTANIN YENİSİ

“İTİRAF / CALVARY”
John Michael McDonagh’ın yönettiği İrlanda yapımı “İtiraf”, bir pederin kendisini karanlık güçlerle mücadele etmek zorunda bulmasını anlatıyor. Türkiye’de gösterime girmedi.