Modern ve hafif

Greta Gerwig’in klasik roman “Küçük Kadınlar”a getirdiği yorum, karakterleri, eseri benimsemesindeki adanmışlık ve kamerayı dönem filmlerinin ağırlığından kurtaran yaklaşımıyla dikkati çekiyor.

Louisa May Alcott’ın 1868 tarihli klasik romanı “Küçük Kadınlar/Little Women” biri ünlü yönetmen George Cukor’un imzasını taşımak üzere defalarca sinemaya uyarlandı. Bugün yeniden uyarlanmasına gerek var mıydı? Bu roman hâlâ bizimle konuşuyor mu? Greta Gerwig’in yönettiği “Küçük Kadınlar” söz konusu olduğunda iki sorunun da yanıtı evet.

Gerwig’in -tartışmalı şekilde- ona En İyi Yönetmen dalında adaylık getirmeyen “Küçük Kadınlar”ı, En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu (Ronan), En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (Pugh), En İyi Uyarlama Senaryo dallarında aday olup En İyi Kostüm Tasarımı dalında Oscar kazandı. Bu uyarlama, zaman ekseninde romanın kız kardeşlerin ergenliğini konu alan ilk bölümü ve evlilik yollarına odaklanan ikinci yarısı arasında gidip geliyor. 

Modern ve hafif

Kadınların bağımsızlığı

Hatırlatmak gerekirse babaları İç Savaş’ta olan dört kız kardeş romanın odağında: Yazar olmaya çalışan ana karakter Jo, daha geleneksel bir tip olan abla Meg, ressam olmaya çalışan Amy, sessiz müzisyen Beth... Onların aralarındaki ve dünyayla ilişkilerini merkeze alan film, öfkeli ve fevri bir tip olan ve Alcott’tan izler taşıyan Jo’nun anlatımıyla ilerliyor. Gerwig’in romana getirdiği hafiflik ve zamanın akışı duygusu, büyüme üzerine zaman ve mekan tanımayan bir his vermeyi başarıyor. Jo’nun kendisini bulma öyküsünün, kadınların bağımsızlığı konusunda hâlâ söyleyecek çok sözünün olduğu kesin. Filmi önemli bir uyarlama kılan, Gerwig’in karakterleri, eseri benimsemesindeki adanmışlık ve kamerayı dönem filmlerinin ağırlığından kurtaran yaklaşımı. Filmin oyuncu performansları açısından da çok iyi işlemesi bir yana özellikle “Midsommer”ın Pugh’unun performansı öne çıkıyor.

HAFTANIN DİĞERLERİ

RİTCHİE BİLDİĞİNİZ GİBİ

Suça bulaşmış adamların karikatür resmedilişleri, pop müzik kullanımı, zekice ritmik akan diyaloglar ve eğlenceli bir şiddetiyle“Snatch” ve “Lock, Stock and Two Smoking Barrels” gibi filmleri Guy Ritchie’yi popüler kılmıştı. İngiliz yönetmen, Sherlock Holmes uyarlamalarından sonra yeni filmi “The Gentlemen” ile ilk filmlerinin ruhuna dönüyor. Film, çoğu Ritchie filmi gibi zengin bir oyuncu kadrosuna sahip: Matthew McConaughey, Charlie Hunnam, Colin Farrell ve Hugh Grant… Filmde Amerikalı Mickey (McConaughey), Londra’daki büyük esrar imparatorluğunu satmaya karar veriyor. İşler beklendiği gibi pürüzsüz gitmiyor. Eğlenceli ve karmaşık bir komplo, dinamik bir anlatım, mizah ve ilginç tiplemeler konusunda sorun yaşamayan film, yönetmenden beklenenleri veriyor: Kısa süre sonra hatırlanmayacak olsa da iyi vakit geçirten bir suç filmi.

Modern ve hafif