Seyahat etmek isteyin yeter

Yükselen seyahat akımlarını dikkate alan acenteler, evcil hayvan dostlarından veganlara kadar her gezginin tercihlerine göre programlar sunuyorlar

Her geçen gün zevkler, istekler ve imkânların değiştiği bir dünyada seyahat akımları da değişiyor.

Öncelikle günde 500 milyondan fazla aktif kullanıcısının, yine günde ortalama 85 milyon fotoğraf paylaştığı Instagram en etkili sosyal medya platformlarından biri ve hiç şüphesiz gezginler üzerinde çok etkili. İnsanlar gerçek insanların seyahatlerini takip ediyor, gittikleri yerleri görmek istiyor ve bunlardan ilham alıyorlar. Fakat Instagram’ı her konu hakkında kanaat önderi gibi görmek tehlikeli de olabilir. Bu yeni tarzın, bazı yerlerin o an için moda haline gelip aşırı kalabalıkla dolmasını, altından kalkamayacağı bir turizm potansiyeli yaratmasını, servis kalitesinin düşmesini ve çevresel bozulmayı tetikleyebileceğini hesaba katmak gerekiyor. Sırf selfie çekmek için hayatını tehlikeye atanları da unutmayalım.

Seyahat etmek isteyin yeter

Önümüzdeki yıl dünya beklentileri ilginç. Birbirine yakın ülkelere gitmek artık sıradan ve pek de itibar edilmeyen bir şey acenteler için. O yüzden, hizmet verirken, programlarını oluştururken birbiriyle tezat ülke ve coğrafyaları birleştirmeyi uygun görüyorlar ve bu da yükselen trendlerden biri. Deniz kenarında bir yere gitmeden önce, dağlık bir bölgeye gitmek, coğrafî şartları ağır bir yere gitmeden önce ise yolculuğun yarısını bir kent merkezinde geçirmek gibi.

Turizmin olumsuz etkileri de olabiliyor elbette. Bu nedenle gezginler de acenteler de artık popüler olmayan düşük bütçeli şehirleri ve destinasyonları, uçaktan kaçınmak her zaman mümkün olmasa bile araba ya da tren gibi çevreye daha az zararlı ulaşım yollarını tercih ediyorlar.

Bilinçli gezginin tercihleri

Bilinçli gezgin karbon ayak izlerini azaltmak istiyor. Bu nedenle tren yolculuklarına rağbet oldukça arttı. Elbette tren yolculuğunun da konforlu olması göz önünde tutluyor. Bu yüzden özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’daki konforlu, lüks tren seyahatleri, lüks konaklama, birinci sınıf eğlence ve muhteşem doğa manzaraları sunduğundan çok revaçta olacak. Türkiye’de de bu konuda ilerleme kaydediliyor artık.
Günümüzde herkes seyahat etmek istiyor ama değişik nedenlerle herkes çok uzun yolculuk yapma imkânı bulamıyor. Sınırlı zaman ve sınırlı nakitle en iyi çözüm elbette küçük geziler. Senede bir kere 10 gün, 14 gün seyahat etmek yerine, bir seferde 2 veya 3 günlük yoğun mini geziler yapıp daha sık gezme imkânına sahip olunabiliyor.

Evcil hayvanlarıyla seyahat etmek isteyenlere artık dünyanın birçok yerindeki otellerde özel olanaklar, varış yerlerinde bol miktarda evcil hayvan dostu aktivite ve yemek mekânı ile uçuşlar sırasında evcil hayvan bakımı sunuyor sektör.

Seyahat etmek isteyin yeter


Veganlar gittikçe artıyor ve seyahat sağlayıcılarının ihtiyaçlarına cevap vermesini talep ediyorlar. Vegan dostu restoranlarda tüm dünyada bir artış var ve konuk odalarında da hayvan ürünü kullanılmayan (deri, yün, ipek, kuş tüyü vb.) vegan dostu daha fazla otel yapılıyor. Dünyanın her yerindeki millî parklar ve doğal yaşam alanlarını kapsayan yeşil seyahat denilen geziler bu yıl da giderek artan bir rağbetle karşılaşacak gibi görünüyor.

Çok büyük bir sektör olan kruvaziyer turizminde de günün şartlarına uyan yenilik ve gelişmeler görülüyor. Yenilikçi tasarımlar, vegan yemekler bildiklerimiz. Şu sıralar tüm turizm sektörü dört gözle gemi firmalarının yenilik politikalarını açıklamalarını bekliyor.
Ultra lüks seyahat de artık aranan bir tarz değil. Minimalizmin öne çıktığı günümüzde, daha basit bir yaşam tarzı, belki lüks seyahatlerde olan birçok detaydan, hatta teknolojilerden de vazgeçerek, konaklamanın daha az olduğu ve mümkün olduğunca az eşyayla çıkılacak seyahatlere teşvik ediliyor gezginler. Modern tıp biliminin sağladığı DNA testi imkânlarıyla hiç bilmediğimiz köklerimizi öğreniyoruz. Atalarının geldiği yerleri ziyaret etmek isteyenlerin sayısı her geçen gün artıyor.

Yazarların ve kitapların izinde yapılan yolculuklar, küçük bütçelerle dünya standartlarında cazibe merkezi olabilecek küçük şehirleri ziyaret etmek de oldukça rağbet görüyor.

Sonuçta en önemlisi: Şeylere değil maceralara yatırım yapın. Gerçek birer gezgin olarak çok keyifli seyahatlerle dolu bir yıl diliyorum hepinize.